M01-D02
Ne kadar yaygın
Hekimlerde bildirilen tükenmişlik sıklığının neden bu kadar geniş aralıkta olduğunu bilir.
Hekimin İyilik Hali Akademisi — M01, Tükenmişlik nedir · 1.408 kelime · 5 örnek durum · 3 kanıt kartı · ≈ 6 dk okuma · 9 dk dinleme
Dayanak: Sistematik derleme: Rotenstein 2018, Hiver 2022; Gözlemsel çalışma: Shanafelt 2012, 2015
Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Tükenmişlik sıklığı tanıma bağlıdır. Rotenstein 182 çalışmada en az 142 tanım buldu, oranlar yüzde 0 ile 80,5 arasındaydı. Hiver'in Avrupa derlemesinde aynı çalışmalar üç boyutlu tanımla yüzde 7,7, tek boyutlu tanımla yüzde 43,2 verdi. ABD'deki «yarısı» sayısı en az bir boyut tanımından ve düşük yanıt oranlı anketlerden geliyor. Sayıyı tanımıyla birlikte söyle.
Açılış sahnesi
Hastanenin kalite kurulu toplantısında başhekim yardımcısı bir slayt açıyor. Kocaman harflerle: «Hekimlerin yarısı tükenmiş.» Altında bir dergi adı ve bir yüzde.
Dr. Nermin Hanım arka sırada telefonuna bakıyor. Sabah okuduğu bir derlemede Avrupa'daki hekimler için bunun altıda biri kadar bir sayı görmüştü. Elini kaldırıyor. «Bu yüzde nasıl ölçülmüş? Üç boyutun hepsi mi yüksek olunca mı tükenmiş sayıyorlar, yoksa birinde yüksek olmak yetiyor mu?»
Salonda kısa bir sessizlik. Başhekim yardımcısı slayta bakıyor. Kaynakta bu ayrıntı yok.
Zeynep yanındaki Gülay Hanım'a fısıldıyor: «Ne fark eder? Yarısı da onda biri de kötü.» Gülay Hanım başını sallıyor. «Fark eder. Kaynağı ona göre ayıracağız.»
Bu derste ne olacak
Önceki ders tükenmişliğin üç boyutunu ayırdı. Bu ders o ayrımın sayılara ne yaptığını gösteriyor. Önce yüzlerce çalışmayı toplamaya çalışan bir sistematik derlemeyi okuyacağız; sonucu, sorulan sorunun nasıl kurulduğunu gösteriyor. Ardından Avrupa'daki hekimler için yapılan bir meta-analiz aynı tanım sorununu sayıyla ölçecek. Sonra çok alıntılanan «yarısı» sayısının nereden geldiğine bakacağız: ABD'de iki ulusal anket ve genel çalışan nüfusla bir karşılaştırma. Sonunda bir sıklık sayısını görünce hangi soruları soracağını bileceksin. Türkiye'deki tabloyu bu modülün son dersine bırakıyoruz.
Kanıt ne diyor
Bu sorunun en kapsamlı cevabı bir derlemeden geliyor, ama cevap şaşırtıcı.
Avrupa için yapılan bir derleme farkın büyüklüğünü doğrudan ölçtü.
Peki «yarısı» sayısı nereden geliyor?
Üç kaynağı yan yana koyunca açılıştaki slaytın sorunu görünüyor: yüzde 50 ile yüzde 8 aynı gerçeğin iki farklı ölçümü olabilir. Sayının yanında tanım yoksa o sayı karşılaştırılamaz.
Sahada
Bir sayıyı okumak
Nermin Hanım'ın sorusu doğru yere gidiyordu. Hiver'in derlemesinde aynı Avrupa çalışmaları, tanım değişince yüzde 7,7'den yüzde 43,2'ye çıkıyordu. Rotenstein ise 182 çalışmada yüz kırkı aşkın tanım saydı. Bu tükenmişliğin gerçek olmadığı anlamına gelmez; sorun büyük. Ama sayıyı yanlış tanımla okumak iki hataya yol açabilir: ya sorunu abartıp her yorgunluğu tükenmişlik sayarsın, ya da küçük gösterip asıl tabloyu gözden kaçırırsın.
Yaygın yanlış«Hekimlerin yarısı tükenmiştir.»
Bu sayı belirli bir ülkede, belirli bir ankette ve en az bir boyutta yüksek puan tanımıyla bulundu. Aynı ölçekle üç boyutlu tanım kullanılınca Avrupa'da birleşik oran yüzde 7,7'ydi. Tanım söylenmeden yüzde verilmez.
Yaygın yanlış«Sayılar bu kadar farklıysa tükenmişlik uydurma bir kavramdır.»
Rotenstein'ın bulgusu kavramın değil ölçümün tutarsız olduğunu gösteriyor. Shanafelt'in karşılaştırmasında hekimlerde belirti genel çalışanlara göre daha sıktı. Ölçüm sorunu, sorunun yokluğu değildir.
Yaygın yanlış«Yüksek sıklık bulunan ülkede hekimler daha kötü durumdadır.»
Ülkeler arası farklar tanım, ölçek çevirisi, yanıt oranı ve kesim noktasından da gelebilir. Rotenstein bu farklılıklar nedeniyle coğrafya ile ilişkinin güvenilir biçimde belirlenemediğini yazdı.
Sayı sorarken beş soru
Bir tükenmişlik oranı gördüğünde kendine kısa bir liste kur: hangi ölçek, hangi boyutlar, hangi kesim noktası, kaç kişi yanıt verdi, hangi ülke ve yıl? Bu beş sorudan biri cevapsızsa sayıyı başka bir sayıyla karşılaştırma. Bu liste bir standart değil; tanım birleşene kadar kullanılabilecek bir okuma alışkanlığı. Beş sorunun her birine yanıt bulmak birkaç dakika alır, ama yanlış bir sayıyla yapılmış bir sunumun yol açacağı karışıklığı önler. Yanıtı bulamıyorsan sayıyı kullanmaktan vazgeçmek de bir seçenek.
Gri alan
Tanımlardan hangisinin daha isabetli olduğu tartışmalı. Üç boyutlu tanım katı, tek boyutlu tanım geniş; hangisinin gerçek sorunu daha iyi yakaladığını bilmiyoruz, çünkü bunun için dış bir ölçüt gerekir ve böyle bir ölçüt üzerinde anlaşma yok. Rotenstein'ın derlemesi uzmanlık eğitimindekileri dışarıda bıraktı; asistanlar için tablo başka olabilir. Hiver'in birleşik sayıları farklı ülkeleri ve uzmanlıkları tek bir ortalamaya topluyor. Shanafelt'in anketleri tek ülkeden ve yanıt oranları düşük. Sıklığın gerçekten yıllar içinde arttığına dair kanıt, aynı yöntemle tekrarlanan az sayıda çalışmaya dayanıyor; bu artışın ne kadarı gerçek, ne kadarı yanıt verenlerin değişmesinden kaynaklanıyor, yeterince araştırılmış değil. Türkiye'den bir sayı bu derste yok; yerel verinin ne gösterdiği ayrıca okunmalı. Bir başka açık soru, bu tartışmanın kendisinin hekimlerin durumunu nasıl etkilediği: yüksek sayılar farkındalık yaratıyor, ama kaygıyı ve çaresizlik duygusunu da artırabilir.
Senin işinde
Bir sunumda, haberde ya da toplantıda tükenmişlik oranı gördüğünde önce tanımını sor. Kaynağına ulaş ve beş soruyu yanıtla: ölçek, boyut, kesim noktası, yanıt oranı, ülke ve yıl. Kendi sunumunda bir sayı kullanacaksan tanımı da cümleye kat; kısalık uğruna anlamı kaybetme. Farklı ülkelerin ya da yılların sayılarını yan yana koymadan önce yöntemin aynı olup olmadığına bak. Kurumunda bir anket planlanıyorsa ölçek ve tanımı baştan sabitle, yanıt oranını artırmanın yollarını düşün ve yanıt vermeyenlerle ilgili belirsizliği raporda yaz. Ekip arkadaşlarınla konuşurken sayıyı korkutmak ya da küçümsemek için kullanma; konuşmayı açmak için kullan. Kişisel olarak bir oran senin durumunu söylemez; kendinde ya da bir meslektaşında uzun süren sıkıntı görürsen sayıya değil kişiye bak ve gerekirse profesyonel destek almayı öner; bunu yapmak bir zayıflık değildir. Bu ders bir tanı ya da tarama aracı değildir.
Kendin dene
Aklında kalsın
Tükenmişlik sıklığı tanıma bağlıdır. Rotenstein 182 çalışmada en az 142 tanım buldu, oranlar yüzde 0 ile 80,5 arasındaydı. Hiver'in Avrupa derlemesinde aynı çalışmalar üç boyutlu tanımla yüzde 7,7, tek boyutlu tanımla yüzde 43,2 verdi. ABD'deki «yarısı» sayısı en az bir boyut tanımından ve düşük yanıt oranlı anketlerden geliyor. Sayıyı tanımıyla birlikte söyle.
Sonraki derse köprü
Kurul toplantısından çıkarken Dr. Murat Bey bir soru soruyor: «Tamam, ne kadar olduğunu tam bilmiyoruz. Ama hastaya bir şey oluyor mu? Tükenmiş hekim daha çok hata yapıyor mu?» M01-D03 «Hastaya yansıması» tükenmişlik ile hasta güvenliği arasındaki bağı ölçen derlemeye bakıyor.
Kendini sına
Soru 1 · Kavram
Rotenstein ve arkadaşlarının 2018 derlemesinin ana bulgusu hangisidir?
- A) Hekimlerin yüzde 50'si tükenmiştir.
- B) Tükenmişlik yalnız ABD'de yaygındır.
- C) Tanım ve yöntem farkları o kadar büyüktü ki güvenilir bir genel sıklık hesaplanamadı.
- D) Tükenmişlik bir ölçüm hatasıdır.
Cevap: C. 182 çalışmada en az 142 tanım vardı ve yazarlar sayıları birleştirmedi. Bu, sorunun değil ölçümün tutarsız olduğunu gösterir.
Soru 2 · Tuzak
Hiver ve arkadaşlarının yüzde 7,7 ile yüzde 43,2 sonucu nasıl okunmalı?
- A) Avrupa'da hekimlerin yarısı tükenmiştir.
- B) İlk sayı doğru, ikincisi yanlıştır.
- C) Bu iki sayı farklı ülkelerden gelmektedir.
- D) Aynı çalışmalar farklı tanımlarla birleştirildiğinde sonuç beş kata kadar değişiyor; hangi tanım kullanıldığı söylenmeden sayı aktarılamaz.
Cevap: D. Fark tanımdan gelir, veriden değil. Hangisinin daha doğru olduğu ayrı ve açık bir sorudur.
Soru 3 · Senaryo
Bir sunumda «hekimlerin yarısı tükenmiş» yazıyor. En uygun soru hangisi?
- A) Bu oran hangi ölçekle, hangi tanımla, hangi ülkede ve kaç yanıtla bulundu?
- B) Bu sayı neden bu kadar yüksek?
- C) Sunucunun uzmanlığı nedir?
- D) Bu sayı geçen yıldan yüksek mi?
Cevap: A. Bu sorular cevaplanmadan sayı yorumlanamaz. Shanafelt'in ABD verisinde tanım «en az bir boyutta yüksek» idi.
Soru 4 · Uygulama
Bir kurum kendi hekimlerinde tükenmişlik ölçecek. En önemli ilk karar hangisi?
- A) Sonuçların ne zaman açıklanacağı.
- B) Hangi ölçeğin, hangi boyutların ve hangi kesim noktasının kullanılacağını baştan belirlemek ve yanıt oranını izlemek.
- C) Yalnız tükenmiş olanları saymak.
- D) Yalnız uzmanları ankete almak.
Cevap: B. Tanım sabitlenmezse yıllar arası karşılaştırma yapılamaz. Yanıt oranı düşükse sonucun hangi yöne kaydığı da bilinmez.
Anlamadığın bir yer mi var?
Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.