İçeriğe geç

M01-D03

Duyuların payı

Görme, iç kulak ve eklem-kas duyusunun hareketteki rolünü ve birinin kaybında ötekilerin nasıl devreye girdiğini açıklar.

Motor Kontrol ve Motor Öğrenme Akademisi — M01, Hareket nasıl üretilir · 2.055 kelime · 6 örnek durum · 4 kanıt kartı · ≈ 9 dk okuma · 14 dk dinleme

Dayanak: Çerçeve: duyusal bilgi ve propriosepsiyon (kaynak yazımda seçilir)

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Hareketin denetimi üç duyusal kaynağa dayanır: kaslardan, tendonlardan ve eklemlerden gelen eklem-kas duyusu bedenin parçalarının konumunu ve hareketini, iç kulak başın konumunu ve dönmesini, göz de çevreyi ve bedenin çevreye göre yerini bildirir. Beyin bu kaynakları sabit bir oranla değil, koşullara göre yeniden tartarak birleştirir; zemin yumuşadığında ya da gözler kapandığında öbürlerine daha çok dayanır. Bir kaynak kaybolduğunda ötekiler yerini kısmen tutabilir, ama bunun bir bedeli vardır. Antrenman duyuların kullanılma biçimini değiştirebilir; ama bu değişim kazanıldığı koşula özgü kalabilir.

Açılış sahnesi

Barış yetişkin grubuna su altında öne takla atmayı öğretiyor. Yeni üyelerden biri ilk denemesinde suyun içinde bir tur dönüyor, ama su yüzüne çıkmak yerine havuzun dibine doğru kulaç atıyor; Barış kolundan tutup yukarı çıkarıyor. Üye öksürerek gülüyor: «Hangi taraf yukarı, hiç bilemedim. Gözlerim açıktı ama her yer maviydi.»

Barış ona yerde dururken nereye baktığını, ayaklarının nereye bastığını hiç düşünmediğini söylüyor. Su altında ayaklar bir şeye basmıyor, gözler bulanık görüyor; baş ise bir tur dönmüş. Bedenin yukarıyı bulmak için kullandığı bilgilerin bir kısmı birden ortadan kalkmış.

Bu derste ne olacak

Önceki ders, hareketin sürerken düzeltilmesinin duyulara bağlı olduğunu gösterdi. Bu ders o bilginin nereden geldiğine bakıyor: gözden, iç kulaktaki denge organından ve kaslarla eklemlerdeki alıcılardan. Bir anatomi kitabından bu duyuların neyi algıladığını, ayakta durmayı inceleyen bir çalışmadan beynin bu kaynakları koşullara göre nasıl yeniden tarttığını, boyundan aşağısında eklem-kas duyusunu yitirmiş bir adamın öyküsünden bir duyu kaybolunca ne olduğunu, bale dansçılarıyla yapılmış bir çalışmadan da antrenmanın bu tartıyı nasıl değiştirebileceğini okuyacağız. Duyu organlarının yapısına Beyin Akademisi bakıyor.

Kanıt ne diyor

Sahada

Üç kaynak

OpenStax'in anatomi kitabı üç kaynağı ayrı ayrı anlatır. Kaslardaki gerim alıcıları ve tendonlardaki alıcılar bedenin parçalarının konumunu ve hareketini bildirir. İç kulak başın nereye eğildiğini ve nasıl döndüğünü bildirir. Göz ise çevreyi ve bedenin çevreye göre yerini gösterir. Hiçbiri bütün resmi kendi başına vermez; kitabın anlattığı her biri, resmin bir parçası.

Duyuları yeniden tartmak

Peterka'nın çalışması bu üç kaynağın sabit bir oranla birleşmediğini gösterir. Gözler kapalıyken görme yoktur; zemin yumuşak ya da hareketliyken ayak tabanlarından ve eklemlerden gelen bilgi yanıltıcı olabilir. Sağlıklı katılımcılar zemin daha çok sallandıkça iç kulaktan gelen bilgiye daha çok dayandı. İki taraflı iç kulak kaybı olanlar ise bu kaymayı yapamadı; dayanacakları yedek bir kaynak yoktu.

Yaygın yanlış«Denge yalnız iç kulağın işidir.»
Doğrusu

Peterka'ya göre ayakta durmak gözden, iç kulaktan ve kaslarla eklemlerden gelen bilginin birlikte kullanılmasına dayanır; beyin bu kaynaklara verdiği payı koşullara göre değiştirir. İç kulak bunlardan biridir ve özellikle öbür kaynaklar yanıltıcı olduğunda öne çıkar.

Bir duyu kaybolunca

Cole ve Sedgwick'in incelediği adam boyundan aşağısında eklem-kas duyusunu on altı yılı aşkın bir süre önce yitirmişti. Gözlerini kullanabildiğinde elindeki ağırlıkları sağlıklı kişilere yakın bir doğrulukla ayırt edebiliyordu; gözleri kapalıyken ise yalnız 200 gramı 400 gramdan ayırabildi. Bir duruşu ve basit bir yinelenen hareketi sürdürebiliyordu, ama görsel geri bildirim olmadan yeni bir hareket yapamadı. Görme, kaybolan duyunun yerini büyük ölçüde tutuyordu; ama bunun bedeli, her yeni hareketi gözle izlemekti.

Yaygın yanlış«Bir duyu kaybolunca vücut onu kendiliğinden ve bedelsiz telafi eder.»
Doğrusu

Cole ve Sedgwick'in incelediği adam eklem-kas duyusunun kaybını görmeyle büyük ölçüde telafi etti, ama görsel geri bildirim olmadan yeni bir hareket yapamadı; yazarlar onun iyi hareket edebilmesini de rehabilitasyona bağladı. Peterka'nın çalışmasında iç kulak kaybı olanlar duyuları yeniden tartamadı.

Antrenman tartıyı değiştirir mi?

Hugel ve arkadaşlarının bale dansçılarıyla çalışması bir soru açar: yıllarca antrenman yapmak bir sporcunun duyularını kullanma biçimini değiştirir mi? Dansçılar dans etmeyenlerden yalnız gözleri açıkken daha dengeliydi; gözler kapanınca üstünlükleri kayboldu. Yazarlara göre balenin geliştirdiği denge yolları dansa özgüydü ve gündelik duruşa taşınmıyordu.

Yaygın yanlış«İyi bir sporcunun dengesi her koşulda iyidir.»
Doğrusu

Hugel ve arkadaşlarının çalışmasında bale dansçıları yalnız gözleri açıkken dans etmeyenlerden daha dengeliydi; gözler kapanınca üstünlükleri kayboldu. Yazarlara göre balenin geliştirdiği denge yolları gündelik duruşa taşınmıyordu.

Gri alan

Bu derste anılan çalışmaların çoğu laboratuvarda ayakta durmayı ya da elle ağırlık karşılaştırmayı inceliyor; hızlı ve yön değiştiren spor hareketlerinde duyuların nasıl yeniden tartıldığı belirsiz. Peterka'nın çalışmasının özeti katılımcı sayısını vermiyor ve sonuçları dönen bir zemine dayanıyor. Cole ve Sedgwick'in öyküsü tek bir kişiye ait; onun benzer kayıpları olan başkalarından daha iyi hareket edebilmesini yazarlar rehabilitasyona bağlıyor, ama bunun nasıl olduğu bu özetten anlaşılmıyor. Hugel ve arkadaşlarının karşılaştırması kesitseldir: dansçıların görmeye dayanmasının antrenmandan mı yoksa dansa yönelen kişilerin baştan farklı olmasından mı geldiği ayrılamaz. Antrenmanın duyusal yeniden ağırlıklandırmayı ne kadar ve hangi yönde değiştirdiği tartışılır bir soru olarak araştırma bekliyor. Gözler kapalı ya da yumuşak zeminde yapılan denge çalışmalarının sahadaki dengeye ne kadar taşındığı da bu derste anılan kaynakların cevaplamadığı bir soru.

Senin işinde

Kendi bedeninle çalışıyorsan, dengenin hangi koşullarda bozulduğuna dikkat et: karanlıkta, yumuşak bir zeminde, başını hızla çevirdiğinde. Bu koşullar duyulardan birini zayıflatır ve beynin öbürlerine daha çok dayanmasını ister. Yeni bir zeminde, örneğin kumda ya da suda ilk denemelerin acemi geçmesi olağandır.

Sporcu ya da öğrenci çalıştırıyorsan, bir becerinin hangi duyuya dayandığını düşün ve sporcuların maçta karşılaşacağı koşullara göre çalış: ışık, zemin ve gürültü değişir. Gözler kapalı ya da yumuşak zeminde denge çalışmaları yaptırıyorsan her sporcunun yanında bir destek bulundur ve düşme riskini önceden ortadan kaldır. Bir sporcunun bir branştaki dengesinin başka bir koşula olduğu gibi taşınacağını varsayma. Ani baş dönmesi, kulakta dolgunluk ya da dengede açıklanamayan bir bozulma iç kulakla ya da sinir sistemiyle ilgili olabilir; böyle bir durumda denge çalışmasını durdur ve sporcunun hekime görünmesini iste.

Kendin dene

Aklında kalsın

Hareketin denetimi üç duyusal kaynağa dayanır: kaslardan, tendonlardan ve eklemlerden gelen eklem-kas duyusu bedenin parçalarının konumunu ve hareketini, iç kulak başın konumunu ve dönmesini, göz de çevreyi ve bedenin çevreye göre yerini bildirir. Beyin bu kaynakları sabit bir oranla değil, koşullara göre yeniden tartarak birleştirir; zemin yumuşadığında ya da gözler kapandığında öbürlerine daha çok dayanır. Bir kaynak kaybolduğunda ötekiler yerini kısmen tutabilir, ama bunun bir bedeli vardır. Antrenman duyuların kullanılma biçimini değiştirebilir; ama bu değişim kazanıldığı koşula özgü kalabilir.

Sonraki derse köprü

Bu derste duyuların bedene neyi bildirdiğini konuştuk; bu bilginin ne kadar çabuk bir harekete dönüştüğünü sormadık. Bir kaleci şutu gördüğü anla kendini attığı an arasında ne kadar zaman geçer, ve iki köşeden birini seçmek zorunda olması bu süreyi nasıl değiştirir? Sonraki ders (M01-D04) Tepki süresi konusunu açıyor: basit ve seçimli tepki süresini, seçenek sayısının etkisini ve sporcuların ipuçlarını okuyarak tepkiyi nasıl öne aldığını.

Kendini sına

Soru 1 · Kavram

Anatomi kitabına göre iç kulağın yarım daire kanalları neyi algılar?

  • A) Kasların gerim düzeyini.
  • B) Başın dönmesini.
  • C) Çevredeki ışığı.
  • D) Tendonların gerilmesini.

Cevap: B. Kitaba göre yarım daire kanalları başın dönmesini, iç kulağın öbür bölümü doğrusal ivmeyi algılar; kasların ve tendonların gerimini kas iğcikleri ve tendon organları algılar.

Soru 2 · Kanıt

Peterka'nın çalışmasında zemin daha çok sallandıkça sağlıklı katılımcılar ne yaptı?

  • A) İç kulaktan gelen bilgiye giderek daha çok dayandı.
  • B) Yalnız görmeye dayandı.
  • C) Duyularını hiç değiştirmeden kullandı.
  • D) Dengelerini tamamen kaybetti.

Cevap: A. Yazar buna duyusal kanalların yeniden ağırlıklandırılması dedi; iki taraflı iç kulak kaybı olanlar bu yeniden ağırlıklandırmayı yapamadı.

Soru 3 · Uygulama

Yıllardır bale yapan bir öğrenci gözleri kapalı bir denge testinde sınıf arkadaşlarından daha iyi değil. Hugel ve arkadaşlarının bulgusu ışığında hangi yorum daha ölçülüdür?

  • A) Öğrencinin dengesi zayıftır.
  • B) Bale dengeyi geliştirmez.
  • C) Öğrenci testi ciddiye almamıştır.
  • D) Dansçılar yalnız gözleri açıkken daha dengeli bulunmuştu; balenin geliştirdiği denge yolları dansa özgü olabilir ve gözler kapalıyken görünmeyebilir.

Cevap: D. Çalışmada dansçıların üstünlüğü gözler kapanınca kayboldu; yazarlar bale antrenmanının gündelik duruşa taşınmayan özel yollar geliştirdiğini öne sürdü.

Soru 4 · Tuzak

Eklem-kas duyusunu yitirmiş bir kişi gözleri açıkken elindeki ağırlıkları neredeyse sağlıklı kişiler kadar iyi ayırt ediyor. Bundan ne çıkarılabilir?

  • A) Eklem-kas duyusu harekette gereksizdir.
  • B) Görme kaybolan duyunun yerini kısmen tutabilir; ama Cole ve Sedgwick'in incelediği adam gözleri kapalıyken yalnız çok büyük farkları ayırabildi ve görsel geri bildirim olmadan yeni bir hareket yapamadı.
  • C) Kişinin duyusu aslında geri gelmiştir.
  • D) Görme her zaman eklem-kas duyusundan daha iyidir.

Cevap: B. Telafi gerçekti ama bedelliydi: kişi yeni hareketler için gözüne muhtaç kaldı; tek bir vakanın öyküsü genellenemez.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Bu sayfa hakkında ne düşünüyorsun?