İçeriğe geç

A07-M01-D01

Kilo iradeye indirgenmez

Kişiler arası kilo farkını açıklayan kalıtım, çevre, uyku, ilaç ve yoksulluk etkenlerini sıralar ve yalnız iradeye dayanan açıklamanın neden yetersiz kaldığını gerekçelendirir.

Beslenme ve Diyet Bölümü — Kilo, İştah ve Yeme Davranışı Akademisi — A07-M01, Kiloya başka bir yerden bakmak · 3.307 kelime · 16 örnek durum · 5 kanıt kartı · ≈ 15 dk okuma · 22 dk dinleme

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Kilo, enerji dengesinin bir sonucudur; ama denklemin değişkenleri kalıtımdan, uykudan, ilaçlardan, çalışma koşullarından, gelirden ve çevreden etkilenir. Ayrı evlerde büyütülen tek yumurta ikizlerinin kiloları birbirine çok benzerdi ve çocukluk evinin ortak çevresi bu benzerliğe katkı yapmadı.

Kalıtım tek bir genden değil, çoğu iştahla ilgili yüzlerce küçük genden gelir. İki gece kısa uyumak açlık hormonunu artırıp tokluk hormonunu azalttı. Sık kullanılan bazı ilaçlar kilo artışıyla ilişkili. Gelirle kilo arasındaki ilişki ülkenin gelişmişliğine göre yön değiştiriyor.

Kalıtsallığın yüksek olması kilonun değiştirilemez olduğu anlamına gelmez; genler yatkınlık verir, çevre onun ne kadar ortaya çıkacağını belirler. Ağırlık damgası bir sağlık sorunudur; utandırmak yardım etmez, zarar verir.

Açılış sahnesi

Manisa'da bir tekstil fabrikasının yemekhanesi, öğle arası. İki kuzen aynı masada oturuyor: otuz sekiz yaşındaki Seher ve otuz dokuz yaşındaki Nazife. Aynı köyde büyüdüler, aynı tencereden yediler, şimdi aynı bantta çalışıyorlar ve tabaklarında aynı yemek var: kuru fasulye, pilav, cacık. Seher yıllardır aynı kiloda; Nazife ise son on yılda belirgin biçimde kilo aldı. Masaya ustabaşı Cahit Bey geliyor ve Nazife'nin tabağına bakıp gülümsüyor: «Biraz irade, Nazife Hanım, biraz irade.» Nazife bir şey demiyor. Cahit Bey bilmiyor ki Nazife üç yıldır gece vardiyasında, iki çocuğunu tek başına büyütüyor, geçen yıl depresyon için bir ilaca başladı ve annesi de, teyzesi de aynı yaşlarda kilo almıştı. Seher biliyor ve tabağına bakıyor. Bu iki kuzen arasındaki farkın ne kadarı irade?

Seher, Nazife ve Cahit Bey uydurma kişilerdir; derste okunan ikiz, gen, uyku, ilaç ve toplum çalışmalarının bulguları ise yayımlanmış özetlerinden aktarıldı.

Bu derste ne olacak

Bu akademi kiloyu, iştahı ve yeme davranışını ele alıyor. İlk dersi, bütün akademinin üzerine kurulacağı bir ilkeyle açıyoruz: kişiler arasındaki kilo farkını tek bir irade açıklamasına indirgemek, kanıtın söylediğiyle örtüşmüyor. Bunu bir görüş olarak değil, beş ayrı kanıt kümesiyle göstereceğiz: ayrı evlerde büyütülmüş ikizlerin kiloları, kiloyla ilişkili genleri arayan büyük bir çalışma, uykuyu kısaltmanın iştah hormonlarına etkisi, sık kullanılan ilaçların kiloya etkisi ve gelirle kilo arasındaki ilişkinin ülkeden ülkeye nasıl değiştiği. Son olarak ağırlık damgasının neden bir sağlık sorunu olarak ele alındığını okuyacağız. Bu ders kilo vermeyi öğretmiyor; bundan sonraki her dersin hangi gözle okunacağını kuruyor.

Sıfır noktası

Kilo, M05-D04'te gördüğümüz enerji dengesinin bir sonucudur: uzun süre harcanandan fazla enerji alındığında vücut fazlasını depolar. Bu denklem doğrudur, ama denklemin iki yanındaki değişkenlerin her biri, kişinin bilinçli kararlarının yanı sıra kalıtımdan, uykudan, ilaçlardan, çalışma koşullarından, gelirden ve çevreden etkilenir. «Az ye, çok hareket et» önerisi denklemi doğru özetler; ama neden bazı insanların bunu çok daha zor yaptığını açıklamaz.

Yaygın yanlış"Kilo yalnız bir irade meselesidir; isteyen herkes kilosunu dilediği gibi ayarlar."
Doğrusu

Kişiler arasındaki kilo farkının büyük bir kısmı, ayrı evlerde büyütülmüş ikizlerde bile, genetik farklarla ilişkili bulundu. Uyku, kullanılan ilaçlar, çalışma koşulları ve gelir de iştahı ve enerji dengesini etkiler. İrade bir rol oynar, ama kişilerin aynı çabayla aynı sonuca ulaşmadığı bir alanda tek açıklama değildir.

Bilim ne diyor

Ayrı evlerde büyütülen ikizler

İkiz çalışmaları kalıtımın payını ayırmanın klasik bir yoludur. Tek yumurta ikizleri, A05-M01-D06'da tanımladığımız gibi, aynı genlere sahiptir; çift yumurta ikizleri ise genlerinin ortalama yarısını paylaşır. Ayrı evlerde büyütülmüş tek yumurta ikizleri özellikle değerlidir, çünkü genleri aynı ama çocukluk çevreleri farklıdır. Stunkard ve ekibi ayrı ve birlikte büyütülmüş ikizlerin beden kitle indeksini karşılaştırdı.

Bu kartın en şaşırtıcı bulgusu, çocukluk evinin neredeyse hiç katkı yapmaması. Aynı sofrada büyüyen kardeşlerin yetişkinlikte birbirine benzemesinin büyük kısmı ortak sofradan değil ortak genlerden geliyordu. Geri kalan farkın önemli bir kısmı ise her kişinin kendine özgü deneyimlerinden: hangi işte çalıştığı, ne kadar uyuduğu, hangi hastalıkları geçirdiği, hangi ilaçları kullandığı. Seher ile Nazife'nin farkı tam burada duruyor.

Genler: çok sayıda, her biri küçük

İkiz çalışmaları kalıtımın büyük bir payı olduğunu gösteriyor; ama hangi genlerin bu payı taşıdığını söylemiyor. Locke ve ekibi bu soruyu üç yüz binden fazla kişinin genetik verisinde sordu.

Çalışma beden kitle indeksiyle ilişkili 97 gen bölgesi buldu; ama bu bölgelerin hepsi birlikte, kişiler arasındaki beden kitle indeksi farkının yalnız yaklaşık yüzde 2,7'sini açıklıyordu. Genom genelinde yaygın genetik farkların hepsi hesaba katıldığında bu oran yüzde yirmiyi aşıyordu. Bulunan genlerin önemli bir kısmı beyinde, iştahın ve tokluğun düzenlendiği sinir yollarında çalışıyordu. Bu bulgu kalıtımın nasıl işlediğine dair önemli bir şey söylüyor: kilonun kalıtımı tek bir «şişmanlık geninden» değil, her biri çok küçük etki yapan yüzlerce genin birikiminden geliyor ve bu genlerin çoğu iştahla ilgili.

Uyku: iki gece ve iştah hormonları

Kişiye özgü çevrenin bir parçası uyku. Spiegel ve ekibi, Chicago'da genç ve sağlıklı erkeklerde uykuyu iki gece kısaltmanın iştah hormonlarına etkisini sınadı. Katılımcılar iki farklı dönemde iki gece kısa, iki gece uzun uyudu; yedikleri ve hareketleri denetim altında tutuldu.

Bu kart, uykunun iradeyle doğrudan ilgisi olmayan bir yoldan iştahı değiştirdiğini gösteriyor. İki gece az uyuyan genç bir erkek, aynı kişi olduğu hâlde daha aç hissediyor ve özellikle enerjisi yüksek yiyeceklere daha çok iştah duyuyor. Bu açlık gerçek bir biyolojik sinyal; bir zayıflık değil. Nazife'nin gece vardiyasından sonraki parça parça uykusu, onun iştahını Seher'inkinden farklı bir yere taşıyor olabilir.

İlaçlar: yan etki olarak kilo

Kişiye özgü çevrenin bir başka parçası, kullanılan ilaçlar. Domecq ve ekibi sık reçete edilen ilaçların kiloya etkisini plaseboyla karşılaştıran denemeleri topladı.

Bu kart, Nazife'nin kilosundaki değişimin bir kısmının, iradesiyle hiçbir ilgisi olmayan bir yoldan, kullandığı ilaçtan gelebileceğini gösteriyor. Depresyon, psikoz, sara ve şeker hastalığı gibi süreğen hastalıklarda kullanılan bazı ilaçlar kilo artışıyla ilişkili. Bu, bu ilaçların kötü olduğu anlamına gelmiyor; birçoğu hayat kurtaran ya da hayatı yaşanabilir kılan ilaçlar. Ama bir kişinin kilosuna bakarken kullandığı ilaçları sormamak, tablonun önemli bir parçasını görmemek demek.

Yaygın yanlış"İlaç yüzünden kilo alıyorsam ilacı bırakırım, sorun çözülür."
Doğrusu

Kilo artışıyla ilişkili ilaçların çoğu depresyon, psikoz, sara ya da şeker hastalığı gibi ciddi hastalıkların tedavisinde kullanılır. Bir ilacı kendi başına bırakmak hastalığın kötüleşmesine yol açabilir. Kilo değişikliği fark edildiğinde yapılacak şey, ilacı yazan hekimle konuşmaktır; bazı durumlarda kiloya daha az etkisi olan bir seçenek bulunabilir.

Gelir ve kilo: ülkeye göre değişen bir ilişki

Kişinin çevresi yalnız evi ve işi değil, yaşadığı toplumun ekonomik yapısı da. McLaren, sosyoekonomik durum ile kilo arasındaki ilişkiyi inceleyen 333 çalışmayı bir derlemede topladı.

Bu derleme kilonun yalnız bir kişisel özellik değil, bir toplumsal olgu olduğunu gösteriyor. Aynı genlere sahip insanlar, farklı ekonomik koşullarda farklı kilolara ulaşabiliyor. Yoksulluğun kiloyla ilişkisi de tek yönlü değil: bazı toplumlarda yoksulluk zayıflıkla, bazılarında daha yüksek kiloyla birlikte görülüyor. Gelişmiş bir ülkede ucuz ve enerjisi yüksek yiyeceklerin kolay bulunması, uzun ve düzensiz çalışma saatleri ve güvenli bir yürüyüş alanının olmaması, kişinin iradesinden bağımsız olarak onun seçimlerinin zeminini belirliyor.

Ağırlık damgası bir sağlık sorunu

Kiloyu iradeye indirgemenin bir bedeli var. Rubino ve ekibi, bilimsel kuruluşların temsilcilerinin de içinde olduğu uluslararası bir uzman grubuyla, ağırlık damgasının nedenlerini ve zararlarını inceleyip ortak bir uzlaşı bildirisi yayımladı.

Bu bildiri, Cahit Bey'in «biraz irade» cümlesinin neden yalnız yanlış değil zararlı da olduğunu açıklıyor. Ağırlık damgası, kişinin sağlık hizmetine başvurmasını geciktirebiliyor, hekimin kilo dışındaki yakınmaları gözden kaçırmasına yol açabiliyor ve kişinin kendi bedeniyle ilişkisini bozabiliyor. Bildiri bunu bir nezaket kuralı olarak değil, bir sağlık sorunu olarak ele alıyor.

Yaygın yanlış"Kilolu birini biraz utandırmak onu kilo vermeye motive eder."
Doğrusu

Uzlaşı bildirisi, ağırlık damgasının bedensel ve ruhsal zarar verebildiğini ve damgalanan kişilerin yeterli bakım alma olasılığının daha düşük olduğunu yazıyor. Utandırmak motivasyon yaratmak yerine kişiyi sağlık hizmetinden ve hareketten uzaklaştırabilir.

Usta katmanı

Bu dersin beş kanıt kümesi birbirini tamamlıyor. İkiz çalışmaları kalıtımın büyük bir payı olduğunu, gen çalışmaları bu payın yüzlerce küçük genden ve çoğunlukla iştahla ilgili genlerden geldiğini gösteriyor. Uyku ve ilaç çalışmaları, ikiz çalışmalarının «kişiye özgü çevre» dediği alanın iki somut örneğini veriyor. Gelir derlemesi ise kişinin seçimlerinin zeminini belirleyen toplumsal koşulları ortaya koyuyor. Hiçbiri iradenin hiçbir rol oynamadığını söylemiyor; hepsi iradenin tek başına açıklama olmadığını gösteriyor.

Bir ince nokta kalıtsallığın yanlış anlaşılmasıyla ilgili. Kalıtsallığın yüksek olması, kilonun değiştirilemez olduğu anlamına gelmiyor. Son kırk yılda dünyanın birçok yerinde ortalama kilo belirgin biçimde arttı; bu kadar kısa sürede insanların genleri değişmedi. Değişen çevreydi. Genler, aynı çevrede kimin daha kolay kilo alacağını belirliyor; çevre ise herkesin kilosunun hangi düzeyde dolaşacağını. Yani kalıtım ve çevre birbirine rakip değil; genler bir yatkınlık veriyor, çevre o yatkınlığın ne kadar ortaya çıkacağını belirliyor.

İkinci ince nokta irade kavramının kendisiyle ilgili. İştahı düzenleyen genler, uykunun değiştirdiği hormonlar, ilaçların yan etkileri ve çevrenin sunduğu seçenekler, kişinin «iradesinin» sınandığı zemini oluşturuyor. Aynı iradeyi gösteren iki kişi, bu zeminler farklı olduğunda farklı sonuçlara ulaşıyor. Bu yüzden «irade» bir açıklama olmaktan çok, açıklanması gereken şeyin bir parçası.

Kanıtın sınırı

Bu dersteki kanıtların her biri farklı bir yerden sınırlı. İkiz çalışmasının kalıtsallık oranı, çalışmanın yapıldığı toplumun çevresine bağlı; Türkiye'de ya da başka bir dönemde farklı çıkabilir. Gen çalışmasında bulunan genler kişiler arasındaki farkın küçük bir kısmını açıklıyordu ve farkın geri kalanının hangi genetik ayrıntılardan geldiği bilinmiyor. Uyku çalışması yalnız on iki genç erkekte ve iki gece sürdü; aylar ve yıllar boyunca kısa uyumanın kiloya etkisini göstermiyor. İlaç meta-analizindeki kilo değişiklikleri denemelerin süresine bağlıydı ve bir kişinin ne yaşayacağını öngörmüyor. Gelir derlemesi çoğunlukla kesitsel çalışmalara dayanıyor; yoksulluğun mu kiloya, kilonun mu yoksulluğa yol açtığı ayrılamıyor. Bu etkenlerin bir kişide birbirleriyle nasıl etkileştiği ise bilinmiyor; her birinin payı kişiden kişiye değişiyor.

Sınır

Bu ders bir kişinin kendi kilosunun nedenini söylemez ve bir kilo verme yöntemi önermez; yalnız kiloyu tek bir irade açıklamasına indirgemenin neden eksik kaldığını gösterir. Kilonun belirgin ve açıklanamayan biçimde arttığını ya da azaldığını fark eden biri, yeni bir ilaca başladıktan sonra kilosu değişen biri, horlama ve gündüz uykululuğuyla birlikte kilo alan biri, yorgunluk, üşüme ya da adet düzensizliği gibi yakınmalarla birlikte kilo değişikliği yaşayan biri ya da yemek üzerinde denetimini kaybettiğini hisseden biri bir hekime başvurmalıdır. İlaca bağlı kilo artışında ilaç kendi başına bırakılmamalı, ilacı yazan hekimle konuşulmalıdır.

Kendin dene

Aklında kalsın

Kilo, enerji dengesinin bir sonucudur; ama denklemin değişkenleri kalıtımdan, uykudan, ilaçlardan, çalışma koşullarından, gelirden ve çevreden etkilenir. Ayrı evlerde büyütülen tek yumurta ikizlerinin kiloları birbirine çok benzerdi ve çocukluk evinin ortak çevresi bu benzerliğe katkı yapmadı.

Kalıtım tek bir genden değil, çoğu iştahla ilgili yüzlerce küçük genden gelir. İki gece kısa uyumak açlık hormonunu artırıp tokluk hormonunu azalttı. Sık kullanılan bazı ilaçlar kilo artışıyla ilişkili. Gelirle kilo arasındaki ilişki ülkenin gelişmişliğine göre yön değiştiriyor.

Kalıtsallığın yüksek olması kilonun değiştirilemez olduğu anlamına gelmez; genler yatkınlık verir, çevre onun ne kadar ortaya çıkacağını belirler. Ağırlık damgası bir sağlık sorunudur; utandırmak yardım etmez, zarar verir.

Sonraki derse köprü

Bu dersin ikiz çalışması kişileri beden kitle indeksiyle karşılaştırdı; akademinin sonraki derslerinde de bu ölçü sık sık karşımıza çıkacak. Ama beden kitle indeksi, boy ve kiloyla hesaplanan basit bir sayı ve bir topluluğu anlatmakla bir kişiyi anlatmak arasında büyük bir fark var. Bir sonraki ders beden kitle indeksinin nüfus düzeyinde nasıl kullanıldığını ve bir kişide kas, yaş ve etnik köken farkını neden kaçırabildiğini soruyor.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Bu sayfa hakkında ne düşünüyorsun?