M01-D03
Palo Alto’dan Milwaukee’ye
MRI kısa terapisinin sorunu sürdüren çözüm girişimine bakışı ile çözüm odaklı yaklaşımın işe yarayanı çoğaltma ilkesini aynı vaka üzerinde karşılaştırır.
Çözüm Odaklı Yaklaşım Akademisi — M01, Çözüm odaklı yaklaşıma giriş · 3.437 kelime · 15 örnek durum · 3 kanıt kartı · ≈ 16 dk okuma · 23 dk dinleme
Terapi Akademisi’nde: S05-P01-D06
Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Çözüm odaklı yaklaşım Palo Alto'daki kısa terapiye karşı değil, onun içinden doğdu. Milwaukee ekibi «odaklanmış sorun çözümü» fikrini çıkış noktası aldı ve ona «odaklanmış çözüm geliştirme» adını verdiği tamamlayıcı bir terapiyle cevap verdi.
Palo Alto bir sorunun her gün ona karşı yapılan şeyle sürdüğüne bakar ve o şeyin daha azını ya da tersini planlar. Milwaukee sorunun beklendiği hâlde olmadığı ana bakar ve danışanın zaten işe yaradığını bildiği şeyin çoğalmasını destekler.
Ayrılık zamanla uygulayıcının rolüne de yayıldı. Palo Alto açıkça stratejik bir plan kurar ve sorumluluğu üstlenir; Milwaukee konuşmayı danışanla birlikte kurmayı seçti. Rohrbaugh ve Shoham bu ikinci iddianın ne kadar doğru olduğunu açık bir soru sayıyor.
Onur'un hattında iki okul aynı yere çıkabilirdi: turun azalması. Farkı, hamlenin kimin cümlesinden doğduğu belirledi.
Açılış sahnesi
Kilis'te bir avlu, sabah tandırı yanmış. On dört yaşındaki Dilan yufka açmayı öğreniyor ve hamur bugün üçüncü kez oklavanın altında yırtılıyor. Her yırtılışta biraz daha bastırıyor, oklavayı daha hızlı itiyor; hamur her seferinde daha erken yırtılıyor.
Babaannesi Hatice Kadın tandırın başından sesleniyor: "Bastırma kızım. Ne kadar bastırıyorsan yarısı kadar bastır. Bırak oklava kendi ağırlığıyla gitsin."
Yanında bazlama yapan komşu Zekiye Kadın başka bir şey soruyor: "Geçen cuma bir tepsi açtın, biri bile yırtılmadı. O gün ne yaptın?"
Dilan düşünüyor. O cuma hamuru akşamdan yoğurmuşlar, sabaha kadar dinlenmiş. Bir de anneannesi yanındaymış ve her yufkadan sonra elini una batırmasını söylemiş.
İki kadın aynı hamura bakıyor ve iki ayrı soru soruyor. Biri yırtılmayı büyüten hareketi görüyor ve onun azalmasını istiyor; öteki yırtılmanın olmadığı günü arıyor ve o günü geri çağırıyor. Bu ders, bu iki sorunun terapi tarihinde nasıl ayrı iki okula dönüştüğünü anlatıyor.
Bu derste ne olacak
M01-D02, Milwaukee ekibinin işe Palo Alto'nun yöntemiyle başladığını ve 1982'deki bir ailenin o yöntemin bir varsayımını sarstığını anlattı. Bu ders o sarsıntının iki tarafını aynı vakada çalıştırıyor. Vaka Bursa'da bir fabrikada üç ay önce vardiya amiri olmuş bir mühendis; sorunu, ekibinin arızayı ona söylememesi.
Önce Palo Alto'daki kısa terapi merkezinin sorunu nasıl okuduğunu, sonra Milwaukee ekibinin aynı okumadan hangi noktada ayrıldığını göreceğiz. Kesitte bir iç koç, danışanının aynı cümlede hem sorunu sürdüren bir hamleyi hem de bir istisnayı anlattığı anda duruyor.
Sıfır noktası
Palo Alto bakışının temel fikirleri, yani bir sorunun ona karşı tekrar tekrar denenen çözümle sürdüğü ve işe yaramayan çözümün çoğu zaman artırıldığı, iki komşu akademide anlatılıyor. Terapi Akademisi S05-P01-D06 bu döngüyü sistemik ekoller arasında tanıtıyor; Sistemik Aile Terapisi Akademisi'nin M02-D05 dersi ise MRI'ın, yani Palo Alto'daki Mental Research Institute'un, 1966'da kurulan kısa terapi ekibini, denenmiş çözüm kavramını ve merkezin arşiv sonuçlarını ayrıntısıyla işliyor. Bu ders o tanımları tekrarlamıyor; onları bilinen sayıp bir soruya iniyor: aynı danışan karşısında iki okul ne sorar ve sorunun kendisine ne kadar yaklaşır?
İki okulun ilk adları birbirinin aynası. Palo Alto ekibinin 1974'te Family Process dergisinde yayımladığı makale, Weakland, Fisch, Watzlawick ve Bodin imzalı «Brief Therapy: Focused Problem Resolution» başlığını taşıyordu. De Shazer ve arkadaşlarının 1986'da aynı dergideki makalesi ise «Brief Therapy: Focused Solution Development» adını aldı.
Yaygın yanlış"Çözüm odaklı yaklaşım Palo Alto modeline karşı bir isyan olarak doğdu."
Rohrbaugh ve Shoham'ın 2001 tarihli değerlendirmesine göre çözüm odaklı terapi Kısa Terapi Merkezi'nin yaklaşımından türeyen bir model olarak başladı: de Shazer ve arkadaşları «focused problem resolution» fikrini çıkış noktası alıp onu tamamlayan bir kısa terapi kurdular. Ayrılık sonradan ve adım adım geldi. Palo Alto modeli yıllar içinde büyük ölçüde aynı kaldı, Milwaukee modeli ise değişmeyi sürdürdü.
Mekanizma
Onur'un hattı
Onur otuz bir yaşında, Bursa'da bir otomotiv yan sanayi fabrikasında makine mühendisi ve üç aydır gece vardiyasının amiri. Ekibindeki on iki operatörün çoğu ondan yaşça büyük; en kıdemlisi İsmail Usta elli sekiz yaşında. Onur'un şikâyeti açık: makineler duruyor, ama duruştan önce kimse bir ses, bir titreşim, bir sızıntı gördüğünü söylemiyor. Arızayı her seferinde iş işten geçtikten sonra öğreniyor.
Palo Alto'nun okuması
Rohrbaugh ve Shoham, Palo Alto modelini anlatırken onun merkezine ironik bir döngüyü koyar: bir şikâyeti kontrol etmeye, önlemeye ya da gidermeye yönelik tekrarlanan girişim şikâyeti sürdürür ya da büyütür. Bu gözle Onur'un hattında bakılacak yer arızanın nedeni değil, Onur'un arızayı öğrenmek için her gün yaptığı şeydir. Tur sıklaştıkça soru sıradanlaşıyor, prosedür yeniden anlatıldıkça operatörlere bir şeyi bilmedikleri ima ediliyor, sayaçları amirin okuması da bildirmeyi gereksiz kılıyor.
Yazarların aktardığı ilkelerden biri, uygulayıcının şikâyetle en çok kaygılanan kişiyle çalışmasıdır; bu kişi şikâyet edilen davranışı gösteren kişi olmayabilir. Burada kaygılanan Onur, operatörler değil. Çözüm odaklı yaklaşımda bu ilke görüşmedeki ilişki türlerini ayıran bir sınıflamaya dönüştü; o sınıflamayı M02-D06 işliyor.
Plan, Rohrbaugh ve Shoham'ın deyişiyle «aynısından daha azı» (less of the same) olur. Uygulayıcı, Onur'un yaptığının tersine yakın bir davranışın neye benzeyeceğini önceden kurar: belki bir hafta boyunca turu bırakmak, belki ekibe hattı onlardan daha az tanıdığını açıkça söylemek. Yazarlar bunun kolay olmadığını da yazıyor: danışandan, kendisine anlamlı gelen ve çoğu zaman bağlı olduğu bir alışkanlıktan vazgeçmesi isteniyor.
Milwaukee'nin okuması
SFBTA el kitabının 2025 baskısı MRI modelini kısaca böyle anlatıyor: model, danışanların getirdiği güçlükleri hayatlarındaki sorunları çözmeye yönelik başarısız ve kalıplaşmış girişimler olarak görüyordu; terapist sorunların ve onları destekleyen aile etkileşimlerinin ayrıntısını topladıktan sonra sorunu hafifletmeye ya da çözmeye yönelik görevler veriyordu. Görevin ancak sorun ayrıntısıyla haritalandıktan sonra verilebileceği varsayımını Milwaukee ekibi 1982'deki aileyle birlikte sorgulamaya başladı.
Ayrılık bakılacak yerin değişmesiyle başlıyor. Palo Alto, sorunun olduğu her günü aynı döngünün bir turu sayar ve o döngüyü inceler. Milwaukee ise sorunun beklendiği hâlde olmadığı ya da hafif geçtiği güne bakar. Bu güne çözüm odaklı yaklaşımda istisna (exception) denir; Koçluk Akademisi 25.2 terimi tanıtıyor, onu soruya dönüştürmenin yolunu bu akademide M04-D01 işliyor. Bu derste yalnız şunu görmek yeter: istisna, sorunun döngüsünü bilmeden de bulunabilir.
Ayrılığın ikinci katmanı uygulayıcının rolünde. Rohrbaugh ve Shoham'a göre Palo Alto ekibi terapiyi açıkça stratejik görür: terapist ya da ekip dikkatli bir plana dayanarak bilerek müdahale eder ve sonucun sorumluluğunu üstlenir. De Shazer, Berg ve arkadaşları ise zamanla terapilerini stratejik diye tanımlamaktan kaçındı; onu işbirliğine dayalı ve birlikte kurulan bir konuşma diye anlattılar. Yazarlar burada itirazlarını da saklamıyor: çözüm odaklı terapinin savunucularının dediği kadar stratejik olmayıp olmadığı onlara göre açık bir soru.
Yaygın yanlış"Palo Alto'da istisna görülmezdi, Milwaukee'de sorun dinlenmezdi."
İki okulun farkı neyi görüp neyi görmediklerinde değil, neyi görüşmenin malzemesi yaptıklarında. Palo Alto uygulayıcısı Onur'un salı gecesini de duyar ve onu, Onur'un yokluğunda turun da olmadığını gösteren bir kanıt sayabilir. Milwaukee uygulayıcısı da Onur'un saat başı turunu dinler; ama görüşmenin ağırlığını oraya koymaz.
Kuram düzeyinde ayrılık
İki okul arasındaki ayrılık soru seçmenin ötesine geçiyor. Rohrbaugh ve Shoham'ın aktarımıyla de Shazer 1991'de, sorunu sürdüren bir örüntüyü gözlemciyi gözlenen sistemden ayıran nesnel bir formülasyon olarak kurmayı eleştirdi. Palo Alto için döngü uygulayıcının bulduğu bir şeydir; sonraki yıllarda Milwaukee için anlam, danışanla uygulayıcının konuşmasında birlikte kurulan bir şey oldu. Bu ikinci düşüncenin görüşme pratiğine nasıl yansıdığını M08 işliyor.
Rohrbaugh ve Shoham bu ayrılığa kendi taraflarından bakıyor ve bunu açıkça söylüyor: onlara göre postmodern düşünce Palo Alto modelinin gelişmesinin önündeki engellerden biri oldu, çünkü sorunların nasıl geliştiğine ve insanların nasıl değiştiğine dair düzenlilik iddia eden her kurama kuşkuyla bakıyor. Bu, Palo Alto geleneğinin içinden yazılmış bir değerlendirme; okurun bunu bilerek okuması gerekiyor.
Görüşmeden bir kesit
Bu görüşme kurgudur; ne fabrika ne de içindeki insanlar gerçek. Uygulayıcı Tülay elli iki yaşında, yirmi yıl kalite mühendisliği yaptıktan sonra şirketin iç koçu olmuş. Danışan Onur'la ikinci görüşmeleri; Onur saat başı turunu, prosedürü iki kez anlattığını ve sayaçları kendisinin okuduğunu ilk görüşmede anlatmıştı. Görüşme fabrikanın idari binasındaki küçük bir toplantı odasında, vardiya başlamadan önce yapılıyor.
Uygulayıcı: «Geçen görüşmeden bu yana hatta ne oldu?»
Danışan: «Aynı. Pazartesi yine bir pres durdu, yine kimse bir şey demedi. Turu artık kırk beş dakikada bir yapıyorum. Ha, bir de geçen salı babam hastaneye kaldırıldı, gecenin yarısında çıktım. O gece İsmail Usta pompadaki sızıntıyı görmüş, bakımı kendisi aramış, deftere de yazmış. Sabah da Gökmen presin titrediğini söyledi. Ama ben orada değilken. Ben oradayken kimse ağzını açmıyor. Benim sorunum bu işte.»
Tülay'ın önünde iki ayrı yol açılıyor. Danışanın son cümlesi, "ben oradayken kimse ağzını açmıyor", Palo Alto'nun bakışına neredeyse hazır bir kanıt veriyor: turu sıklaştırmak işe yaramamış, Onur da onu artırmış. Bu yoldan giden bir uygulayıcı turun ayrıntısını sorar, döngüyü Onur'a kimseyi suçlamadan anlatır ve onun "sahada duran şef" değeriyle uyumlu bir hafta önerir: tur yok, yalnız gözlem. Bu yol Onur'un kendi gözlemine yaslanıyor ve çabuk sonuç verebilir. Riski Onur'un cümlesinde duruyor: yeni amir olmuş birine "siz yokken hat daha iyi işliyor" demek, öneri ne kadar iyi kurulursa kurulsun, onun en çok korktuğu şeyi doğrulayabilir. Öneri ayrıca Tülay'ın planı olur, Onur'un değil.
Öteki yol salı gecesine inmek. Bu bir istisna ve Onur onu kendiliğinden getirdi. Ama bu istisnayı Onur değil İsmail Usta yaratmış görünüyor, üstelik Onur'un yokluğunda; onu açmak da aynı acı sonuca çıkabilir. Çözüm odaklı bir uygulayıcının burada aradığı şey, istisnada Onur'un kendi payının olup olmadığı.
Tülay ikinci yolu seçiyor ve ilk sorusunu Onur'un gidişine çeviriyor.
Uygulayıcı: «Salı gecesi hastaneye çıkmadan önce hatta biriyle konuştunuz mu?»
Danışan: «İsmail Usta'ya gittim. "Usta, babam fena, hat sana emanet" dedim. Başka ne diyeyim? Başka kimse yoktu.»
Uygulayıcı: «"Hat sana emanet" dediğinizde İsmail Usta ne yaptı?»
Danışan: «Bir şey demedi. Başını salladı. Sabah defteri ilk defa öyle dolu gördüm.»
Kesitin ölçülebilir kısmı açık: Tülay'ın iki sorusu da açık uçlu ve ikincisi Onur'un kendi kullandığı "emanet" kelimesini taşıyor. Tartılacak olan, "emanet" kelimesinin bundan sonra ne olacağı. Onur'un gidişi bir zorunluluktu ve tekrarlanamaz; ama söylediği cümle tekrarlanabilir. Burada iki okulun önerisi birbirine yaklaşabilir: Onur turu kendiliğinden azaltmaya karar verirse, Palo Alto'nun planladığı «aynısından daha azı» Onur'un kendi bulduğu bir hamle olarak gelmiş olur. Bunun olup olmayacağını Tülay bilmiyor ve bu görüşmede sormayı da seçebilir, sormamayı da.
Usta katmanı
Yaygın yanlış"Stratejik olmamak, uygulayıcının görüşmeye hiçbir yön vermemesi demektir."
Tülay Onur'un uzun cümlesinden yalnız bir parçayı, salı gecesini seçti ve soruyu onun gidişine çevirdi; bu bir seçimdi ve görüşmenin gidişini belirledi. Çözüm odaklı uygulayıcı plan kurmaz, ama hangi cümlenin üstüne soru soracağını seçer. Rohrbaugh ve Shoham'ın bu yaklaşımın ne kadar stratejik olmadığını açık bir soru saymasının bir nedeni bu olabilir.
İki okulun görevleri bazen şaşırtıcı biçimde birbirine benziyor. Rohrbaugh ve Shoham, Palo Alto terapistinin bazen danışandan sorunu çözmeye çalışmayı bir hafta bırakıp yalnız ne olduğunu izlemesini istediğini yazar; birine bir şeyi durmadan hatırlatan bir danışana, bir hafta hatırlatmadan karşısındakinin kendi başına ne yaptığını izlemesi önerilebilir. Milwaukee'nin ilk görüşme formül görevi de bir gözlem görevidir. Fark, gözlenecek şeyde: Palo Alto danışandan çabasını askıya alınca ne olduğunu, Milwaukee ise hayatında sürmesini istediği şeyleri izlemesini ister. Görev arası çalışmanın bu türlerini M07-D04 ayırıyor.
İkinci ince nokta, çözüm odaklı soruların kendilerinin de bir «aynısından daha fazlası» hâline gelebilmesi. Rohrbaugh ve Shoham, O'Hanlon ve Weiner-Davis'in 1989 tarihli kitabında, çözüm odaklı teknikler işe yaramadığında ya da aynı şeyin tekrarına dönüştüğünde Palo Alto taktiklerine, terapötik ölçülülük denen yavaşlatıcı tutuma, geri dönülmesini önerdiklerini aktarıyor. Danışan sorununun duyulmadığını düşünürken her istisna sorusu ona biraz daha ısrar gibi gelebilir. Bu durumda uygulayıcının kendi çabası da döngünün bir parçası olur.
Üçüncüsü, iki okulun birleştirilip birleştirilemeyeceği. Rohrbaugh ve Shoham, problem ve değişim hakkında benzer varsayımlara dayanan yaklaşımlar arasında birleştirmenin daha kolay olduğunu, Palo Alto modeli ile çözüm odaklı terapiyi birleştiren ciddi girişimler bulunduğunu yazıyor ve Quick ile Saggese ve Foley'in çalışmalarını anıyor. Aynı yazarlar hangi durumda hangi okulun ilkesine başvurulacağını belirlemenin pratikte zor olduğunu da ekliyor.
Kanıtın sınırı
Bu dersin ana kaynağı iki okulu tarafsız bir yerden değil, Palo Alto geleneğinin içinden karşılaştırıyor. Rohrbaugh ve Shoham, Palo Alto modelini savunan ve ilkelerini kendi araştırmalarıyla sınamış iki yazar; çözüm odaklı terapiye yönelttikleri eleştiriler de bu yerden geliyor. Öteki taraftan bakan kaynak, SFBTA el kitabı, çözüm odaklı terapistlerin derneğinin hazırladığı bir metin. İki okulu aynı danışanlarla doğrudan karşılaştıran bir deneme bu derste kullanılmadı ve okuduğumuz kaynaklar böyle bir deneme anmıyor.
Kanıt kartlarının üçü de bu dersin sorusuna dolaylı cevap veriyor. Biri tek bir soru dizisinin anlık etkisini, biri bir ölçüm kaygısını, biri ise çözüm odaklı yaklaşımın hiç yer almadığı bir karşılaştırmayı anlatıyor. Kontrollü çalışmaların çözüm odaklı yaklaşım hakkında söylediğine ilk bakışı M01-D08 kuruyor.
Kendin dene
Aklında kalsın
Çözüm odaklı yaklaşım Palo Alto'daki kısa terapiye karşı değil, onun içinden doğdu. Milwaukee ekibi «odaklanmış sorun çözümü» fikrini çıkış noktası aldı ve ona «odaklanmış çözüm geliştirme» adını verdiği tamamlayıcı bir terapiyle cevap verdi.
Palo Alto bir sorunun her gün ona karşı yapılan şeyle sürdüğüne bakar ve o şeyin daha azını ya da tersini planlar. Milwaukee sorunun beklendiği hâlde olmadığı ana bakar ve danışanın zaten işe yaradığını bildiği şeyin çoğalmasını destekler.
Ayrılık zamanla uygulayıcının rolüne de yayıldı. Palo Alto açıkça stratejik bir plan kurar ve sorumluluğu üstlenir; Milwaukee konuşmayı danışanla birlikte kurmayı seçti. Rohrbaugh ve Shoham bu ikinci iddianın ne kadar doğru olduğunu açık bir soru sayıyor.
Onur'un hattında iki okul aynı yere çıkabilirdi: turun azalması. Farkı, hamlenin kimin cümlesinden doğduğu belirledi.
Sonraki derse köprü
Rohrbaugh ve Shoham'ın eleştirisi bir ayrıma dayanıyordu: çözüm odaklı terapi çözüm konuşmasını pekiştiriyor, sorun konuşmasını söndürüyor. Onur'un "ben oradayken kimse ağzını açmıyor" cümlesi hangisiydi, "hat sana emanet" hangisi? M01-D04 «Sorun konuşması ve çözüm konuşması» bu ayrımı bir görüşme dökümünde cümle cümle kuruyor ve uygulayıcının hangi sorusunun hangisini çağırdığını soruyor.
Anlamadığın bir yer mi var?
Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.