Bir nesnenin ne yapmaya izin verdiği ile bunu kullanıcıya nasıl işaret ettiği arasındaki farkı ve kavramın kökenini açıklar.
Etkileşim Tasarımı ve Prototipleme Akademisi — M01, Etkileşim nedir · 1.571 kelime · 8 örnek durum · 6 kanıt kartı · ≈ 7 dk okuma · 10 dk dinleme
Dayanak: Meslek kaynağı: Norman (2013); araştırma bulgusu: Gibson, The Ecological Approach to Visual Perception (1979)
Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Olanak ne yapılabileceğidir, işaretleyici bunun nerede yapılacağını söyler. Birini öbürüyle karıştırmak yanlış çözümü getirir. Olanak nesnede değil, kişi ile nesne arasındadır; bir kişi için var, ötekine yok olabilir. Sahte ve gizli olanakları ara. Yazı bir köprü olabilir, ama elin bildiğini yenmez.
Açılış
Açılış sahnesi
Kestaneyaka hizmet binasının giriş kapısı cam, iki kanatlı. İki yüzünde de aynı uzun metal kol var. Kerem kaldırımda bir bankta oturuyor, dizinde bir kâğıt; yarım saattir içeri girenleri sayıyor. Kol bir çekme kolu gibi duruyor, insanlar tutup çekiyor, kapı oynamıyor. Bir an duruyor, sonra itiyor. Biri camda «İTİNİZ» yazısını görüp gülüyor. Bir başkası çekmeye devam edip içeriden biri açana kadar bekliyor.
Hülya Hanım yanına geliyor. «Yazıyı büyütelim mi?» diyor.
Kerem kâğıdı gösteriyor: 120 geçişte 42 yanlış hamle. «Kapı itmeye izin veriyor. Kol ise çek diyor. Yazıyı ne kadar büyütürsen büyüt, elin kolu görünce ne yapacağını okumadan biliyor.»
Yol haritası
Bu derste ne olacak
Bir sözcüğü temizleyeceğiz. Tasarım konuşmalarında sürekli geçen «olanak» bir psikologdan geliyor ve aktarılırken anlamı kaydı. Önce kökenine bakacağız: bir nesne ne yapmaya izin verir ve bu kimin için geçerlidir? Sonra asıl ayrıma geçeceğiz: bir şeye izin vermek ile bunu söylemek aynı şey değil. Bir ekranda ve bir kapıda ikisini ayıracağız. Sahte ve gizli olanakları tanıyacağız. Sonunda «kimin için» sorusuna döneceğiz, çünkü bir nesnenin olanağı herkese aynı değil.
Kanıt ne diyor
Sahada
Yaygın yanlış«Düğmeye olanak ekleyelim.»
Doğrusu
Ekrandaki düğme zaten basılabiliyorsa olanak vardır; eksik olan bunu söyleyen işarettir. Sözcüğü yanlış seçmek yanlış çözüme götürür. Kastedilen çoğu zaman işaretleyicidir.
Yaygın yanlış«Olanak nesnenin özelliğidir.»
Doğrusu
Warren'ın merdiveni bunun tersini gösterir. Aynı basamak bir kişiye tırmanılır, öbürüne değil; aynı ekran bir kişiye ulaşılır, öbürüne değil. Olanak ilişkidir.
Yaygın yanlış«Düz tasarımda işaretleyici olamaz.»
Doğrusu
Üç boyut güçlü bir ipucudur, ama tek ipucu değildir. Kenar, renk, konum ve tutarlılık da işaret taşır. Yeter mi, kullanıcıyla bakılır.
Gri alan
«Olanak» sözcüğünün tartışması bitmedi. Gibson'ın anlamıyla Norman'ın anlamı aynı değil; bir sözcüğü iki anlamda kullanmak hâlâ yaygın ve bu karışıklık alanda açık biçimde eleştiriliyor. İşaretleyici ayrımının tasarımcının işini ne kadar kolaylaştırdığı ölçülmüş değil, bizim yorumumuz yalnız konuşmayı netleştirdiği. Ekranda olanak diye bir şey olup olmadığı da tartışılabilir: dokunmatik cam her yerde dokunmaya izin veriyor, geri kalan her şey uzlaşım olabilir. Kaynak sınırı da ortada: Gibson, Norman ve Gaver'ı doğrudan okuyamadık, onları aktaran metinlerle çalıştık. Kültürel meşruiyet kavramı bu ders için güçlü bir soru açıyor, ama Türkiye'deki kullanıcılar için ölçümümüz yok. Yanıt vermeyen sensör konusunda da burada okuduğumuz bir kaynak yok; bunu bir kontrol sorusu olarak bırakıyoruz ve bir sayı yazmıyoruz.
Senin işinde
Bir sorunu tartışırken iki soruyu ayır: bu eylem mümkün mü, mümkün olduğu anlaşılıyor mu? Birinci soruya hayır ise işlev yap, ikincisine hayır ise işaretleyici düzelt. Bir ekranda basılan yerleri kaydet: basılıp hiçbir şey yapmayan yer sahte olanaktır, kimsenin bulamadığı işlev gizli olanaktır. Görünümü işlevden ayır: gölge, kenar, renk, dolgu yalnız bir anlamda kullanılsın. Saklı hareketlerin görünür bir karşılığını koru. Bir nesneyi kimin için tasarladığını yaz; yükseklik, el gücü, görme, ten rengi, deneyim ve kuruma güven nerede kişiyi dışarıda bırakıyor? Sensörlü cihazları çeşitli ten tonlarıyla sına, yanıt vermediğinde ne olduğunu da tasarla. Yazıyı son çare say, ama gerekli olduğu yerde kaldırma. Ekipte sözcüğü netleştir; «olanak» derken ne dediğinizi bir kez yazın. Kapıda, sayaçla bir sayım bir toplantıdan çok şey anlatabilir.
Uygulama
Kendin dene
Özet
Aklında kalsın
Olanak ne yapılabileceğidir, işaretleyici bunun nerede yapılacağını söyler. Birini öbürüyle karıştırmak yanlış çözümü getirir. Olanak nesnede değil, kişi ile nesne arasındadır; bir kişi için var, ötekine yok olabilir. Sahte ve gizli olanakları ara. Yazı bir köprü olabilir, ama elin bildiğini yenmez.
Sıradaki ders
Sonraki derse köprü
Kapı, sensör, sıra makinesi, ekran. Emre takvime bakıp soruyor: «Biz şimdi hangi işi yapıyoruz? Bir kapı kolunu da mı biz seçiyoruz, uygulamayı mı, vatandaşın binadaki yolculuğunu mu?» Leyla Hanım gülümsüyor. Bu soru yeni değil, onu bir meslek hâline getiren insanlar da aynı karışıklıkla başlamış. M01-D04 bu mesleğin sınırını nasıl çizdiğine bakıyor.
Uygulama
Kendini sına
Soru 1 · Kavram
Olanak ile işaretleyici arasındaki ayrım hangisidir?
A) Olanak fiziksel, işaretleyici dijital olandır.
B) Olanak mümkün olanı, işaretleyici nerede olduğunu söyler.
C) İşaretleyici işlev, olanak görünüştür.
D) İkisi aynı kavramın eski ve yeni adlarıdır ve her yerde değişir.
Cevap: B. Olanak hangi eylemin mümkün olduğunu belirler, işaretleyici bunu bildirir. Her ikisi hem fiziksel hem dijital üründe görülebilir.
Soru 2 · Hesap
120 geçişin yüzde 35'inde yanlış hamle yapılıyor, her biri 4 saniye. Toplam kaç saniye kaybedilir?