İçeriğe geç

P15-D01-M01-03·Metafizik nedir?

Revizyoncu/betimleyici metafizik

temel3.601 kelime≈ 24 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Beş cümlede dersin iskeleti.

Betimleyici ve revizyoncu metafizik, birbirine rakip iki proje değil, birbirine bağlı iki iştir: bir düzeltme, betimlediği şemanın içinden konuşur ve onun neyi kaçırdığını göstermek zorundadır.

Strawson, Bireyler'in girişinde düşüncemizin gerçek yapısını betimleyen metafizik ile daha iyi bir yapı öneren metafiziği ayırdı ve insan düşüncesinin tarihi olmayan bir merkezi çekirdeği olduğunu söyledi; kitabın birinci bölümünde gündelik düşüncemizde fiziksel cisimlerin temel tikeller olduğunu gösterdi; Leibniz ise Monadoloji'nin ilk paragraflarında cisimlerin gerçek birimler değil, doğanın gerçek atomlarının toplulukları olduğunu savundu.

Bir metafizik düzeltme önerisi dört adımla sınanır: gündelik şemayı betimlemek, düzeltmenin neyi değiştirdiğini belirlemek, düzeltmenin gündelik şemayı hâlâ kullanıp kullanmadığını sormak ve düzeltmenin kazancını ve bedelini tartmak.

Dil incelemesi, küçümseme ve ayrılmazlık itirazları, betimlenen şemanın sözcüklerin yüzeyinde görünmeyen bir düşünme koşulu olduğunu, bir revizyonun bir inkâr değil bir yeniden yorum olduğunu ve birbirine bağlı iki işin yine de farklı yönelimler taşıdığını gördüğümüzde kısmen cevaplanabilir.

Bu yüzden metafizik, gündelik düşüncemizi hem betimler hem düzeltir; ve bu düzeltmelerin en güçlü kaynaklarından biri, gündelik düşüncenin değil, bilimin dünya resmidir.

Açılış sahnesi

Okuma toplantısının üçüncü haftasında Kerem, masaya iki harita koyuyor. Birincisi, kentin bir yüzyıl önce çizilmiş bir sokak haritası: mahalleler, çarşılar, camiler ve kahveler. İkincisi, aynı kentin bugünkü bir uydu görüntüsü: binaların çatıları, yolların gerçek eğrileri ve yeşil alanların sınırları. İki harita aynı kenti gösteriyor, ama farklı şeyleri seçiyor. Defne, eski haritanın bir yanlışlar toplamı olup olmadığını soruyor. Barış ise eski haritanın, kentlilerin kenti nasıl yaşadığını gösterdiğini, uydu görüntüsünün bunu hiç göstermediğini söylüyor. Kerem, toplantı defterine bir soru yazıyor: metafizik, gerçekliğin bizim yaşadığımız haritasını mı çizmeli, yoksa daha doğru bir harita mı?

Barış, bir yasanın var olan bir töreyi kayda mı geçirdiğini yoksa onu değiştirdiğini mi tartışıyor. Tolga, şirketinin çalışanlarının işi gerçekte nasıl yaptığını betimleyen bir süreç belgesi ile yönetimin önerdiği yeni bir süreç arasında seçim yapmak zorunda kalıyor. Selin, antrenörünün oyuncuların doğal koşu biçimini düzeltmeye mi yoksa onu izlemeye mi çalışması gerektiğini soruyor. Kerem, müzenin eski kataloğunu düzeltmek mi yoksa yeni bir sınıflama mı kurmak gerektiğini düşünüyor. Lina, komşularının apartman hakkında konuştuğu dilin, yönetim planının dilinden çok farklı olduğunu fark ediyor. Defne ise bir hastanın kendi bedenini anlatış biçimi ile hekimliğin onu anlatış biçimi arasında gidip geliyor. Bu ders, Metafizik ve Ontoloji programının Varlık, Varoluş ve Ontolojik Kategoriler kursunda, Peter Strawson'ın 1959'da Bireyler adlı kitabında yaptığı ayrımla, metafiziğin düşüncemizin gerçek yapısını betimlemekle mi yetinmesi gerektiğini, yoksa daha iyi bir yapı mı önermesi gerektiğini ve bu iki tutumun gerçekliğin genel yapısı sorusuna nasıl farklı cevaplar verdiğini soruyor.

Bu derste ne olacak

Önce bu dersin yerini belirleyelim. Gerçekliğin genel yapısı dersi, gerçekliğin öğelerden, birleşimlerden ve dayanma sırasından oluşan bir yapı olup olmadığını sordu. Bu ders, bu yapıyı betimleyen bir metafizikçinin neyi betimlediğini soruyor: gündelik düşüncemizin dünyayı nasıl kurduğunu mu, yoksa dünyanın gerçekte nasıl olduğunu mu? Felsefeye Giriş ve Yöntem Akademisi'nin bir dersi, Strawson'ın bağlantısal çözümleme adını verdiği yöntemi tanıttı. Bu ders, aynı filozofun daha önceki bir kitabındaki genel ayrıma bakıyor.

Sonra üç kaynağa bakacağız. Strawson'ın Bireyler'inin girişi, betimleyici ve revizyoncu metafizik ayrımını yapar. Aynı kitabın birinci bölümü, gündelik düşüncemizde neyin temel tikel olduğunu sorarak bu ayrımın bir uygulamasını gösterir. Leibniz'in Monadoloji'sinin ilk paragrafları ise, Strawson'ın revizyoncu metafiziğe örnek gösterdiği bir filozofun gündelik dünyayı nasıl yeniden kurduğunu gösterir.

Ardından üç itirazı tartacağız: betimleyici metafiziğin yalnızca bir dil incelemesi olduğu, revizyoncu metafiziğin gündelik düşünceyi boş yere küçümsediği ve iki tutumun birbirinden ayrılamayacağı itirazları.

Sonda, bir metafizik düzeltme önerisini sınamanın dört adımını göstereceğiz: gündelik şemayı betimlemek, düzeltmenin neyi değiştirdiğini belirlemek, düzeltmenin gündelik şemayı hâlâ kullanıp kullanmadığını sormak ve düzeltmenin kazancını ve bedelini tartmak.

Merkez soru

Sorumuz şu: Metafizik, gündelik düşüncemizin dünyayı kurma biçimini betimlemekle mi yetinmelidir, yoksa bu biçimi düzelten daha iyi bir yapı mı önermelidir?

Ölçülü iddiam şu: Betimleyici ve revizyoncu metafizik, birbirine rakip iki proje değil, birbirine bağlı iki iştir. Strawson'a göre betimleyici metafizik, düşüncemizin dünya hakkındaki gerçek yapısını betimler; revizyoncu metafizik ise daha iyi bir yapı önerir. Strawson, gündelik düşüncemizde fiziksel cisimlerin temel tikeller olduğunu gösterir. Çünkü öteki şeyleri tanımlamak ve yeniden tanımak için onlara başvururuz. Leibniz ise fiziksel cisimlerin gerçek birimler olmadığını, onların ancak bölünmez ve yayılımsız birimlerin toplulukları olduğunu savunur. Ama Leibniz bile, düzeltilmiş resmini anlatırken gündelik dünyanın cisimlerinden ve onların bölünebilirliğinden yola çıkar. Revizyoncu bir öneri, betimleyici bir şemanın içinden konuşur ve onun neyi kaçırdığını göstermek zorundadır. Ama hangi düzeltmenin bir gerçek kazanç, hangisinin bir yanılgı olduğu sorusu açık kalır.

Sıfır noktası

Bir öğrenci metafiziğin gündelik düşünceyle ilişkisini duyduğunda, onu çoğu zaman bir karşıtlık olarak tanır. Bu okumaya göre gündelik düşünce, bir yanılsamalar toplamıdır. Masaların katı, renklerin nesnelerin üzerinde, zamanın akan bir nehir olduğunu sanırız. Metafiziğin işi, bu yanılsamaları ortadan kaldırıp gerçekliğin gerçek yüzünü göstermektir. Bu okumanın tersi de aynı karşıtlığı paylaşır. Ona göre gündelik düşünce her zaman haklıdır ve metafiziğin her düzeltme önerisi bir sağduyu ihaneti olarak reddedilmelidir. Bu okumalarda soru, iki taraftan hangisinin haklı olduğudur.

Bu okuma iki yerden sarsılır. Birincisi, gündelik düşünce bir yanılsamalar toplamı değil, bir yapıdır. Strawson'ın gösterdiği gibi, gündelik düşüncemizin dünyayı kurma biçimi, tarih boyunca pek az değişmiş, bütün insanlarda ortak bir çekirdeğe sahiptir. Bu çekirdeği betimlemek, bir yanılsamayı kayda geçirmek değil, düşüncemizin nasıl işlediğini anlamaktır. İkincisi, bir düzeltme önerisi, düzelttiği şemanın içinden konuşur. Leibniz, cisimlerin gerçek birimler olmadığını söylerken, cisimlerin bölünebilir olduğu gözleminden yola çıkar. Düzeltme, betimlemeyi ortadan kaldırmaz; onu varsayar.

Bu yüzden betimleyici ve revizyoncu metafizik ayrımını anlamak, onu bir karşıtlık olarak değil, bir betimlemenin ve bir düzeltmenin birbirine dayandığı bir ilişki olarak okumakla başlar.

Görüşler ve pozisyonlar

Metafiziğin gündelik düşünceyle ilişkisi konusunda üç görüş var.

Birinci görüş, betimleyici öncelik görüşüdür. Buna göre metafiziğin temel işi, gündelik düşüncemizin dünyayı kurma biçimini betimlemektir. Bu biçim, düşünmenin vazgeçilmez bir çerçevesidir ve her revizyoncu öneri onu varsaymak zorundadır. Strawson, bu görüşün en açık savunucusudur.

İkinci görüş, revizyoncu görüştür. Buna göre metafiziğin işi, dünyanın gerçekte nasıl olduğunu bulmaktır ve bu, gündelik düşüncenin önemli ölçüde yanlış olduğunu göstermeyi gerektirebilir. Leibniz'in bölünmez birimler dünyası, bu görüşün eski bir örneğidir. Bu görüşe göre, gündelik düşünce ile gerçeklik çatışırsa, düzeltilmesi gereken gündelik düşüncedir.

Üçüncü görüş, düzenleyici düzeltme görüşüdür. Buna göre metafizik, gündelik düşünceyi bütünüyle ne betimler ne de reddeder; onu bilimin ve mantığın ihtiyaçlarına göre parça parça düzeltir. Quine'ın 1960'ta yayımladığı Sözcük ve Nesne adlı kitabında önerdiği kurallı gösterim, bu görüşün bir örneğidir. Gündelik dil, bilimsel amaçlar için daha açık bir dile çevrilir; ama bu çeviri, gündelik dilin bütününü değil, yalnızca bilimin ihtiyaç duyduğu kısmını düzeltir.

Bu ders birinci görüşü temel alır ve ikinci görüşün, gündelik düşüncenin bazı yanlarının gerçekten yanlış olabileceği gözlemini ve üçüncü görüşün, düzeltmelerin bütünüyle değil parça parça yapılabileceği uyarısını kabul eder. İkinci görüş, bir düzeltmenin mümkün olduğunu doğru görür; ama düzeltmenin hâlâ gündelik şemanın içinden konuştuğunu açıklamakta zorlanır.

Argümanın yapısı

Bir metafizik düzeltme önerisini sınamak için dört adım izlenebilir.

Birinci adım, gündelik şemayı betimlemektir. Sınayan, bir alanda gündelik düşüncenin hangi şeyleri temel aldığını ve onları nasıl birbirine bağladığını betimler.

İkinci adım, düzeltmenin neyi değiştirdiğini belirlemektir. Sınayan, önerilen yeni yapının gündelik şemanın hangi öğelerini kaldırdığını, hangilerini yeniden tanımladığını ve hangilerini koruduğunu belirler.

Üçüncü adım, düzeltmenin gündelik şemayı hâlâ kullanıp kullanmadığını sormaktır. Sınayan, düzeltme önerisinin kendini anlatırken ya da gerekçelendirirken gündelik şemanın kavramlarına başvurup başvurmadığını araştırır.

Dördüncü adım, düzeltmenin kazancını ve bedelini tartmaktır. Sınayan, düzeltmenin neyi açıkladığını ya da neyi daha doğru gösterdiğini, karşılığında neyi kaybettirdiğini değerlendirir.

En güçlü itiraz

Bu yaklaşıma üç yönden ciddi itiraz yapılabilir.

Betimleyici ve revizyoncu metafiziği birbirine bağlı iki iş olarak ciddiye alan düşünce şu cevabı verebilir. Strawson'a göre betimleyici metafizik, düşüncemizin dünya hakkındaki gerçek yapısını, insan düşüncesinin tarihi olmayan merkezi çekirdeğini betimler; revizyoncu metafizik ise daha iyi bir yapı önerir ve betimleyici metafiziğe hizmet ettiği ölçüde değerlidir. Strawson, gündelik düşüncemizde fiziksel cisimlerin temel tikeller olduğunu, çünkü öteki şeyleri onlara başvurarak tanımladığımızı gösterir. Leibniz ise cisimlerin gerçek birimler olmadığını, onların doğanın gerçek atomlarının toplulukları olduğunu savunur; ama bu düzeltme, cisimlerin bölünebilirliği gözleminden yola çıkar. Kerem, Defne ve Tolga, bir düzeltme önerisinin kendini anlatırken bile gündelik şemaya başvurduğunu gösterdi. Selin, Lina ve Barış ise bir düzeltmenin bir kazanç ve bir bedel taşıdığını ve bu ikisinin birlikte tartılması gerektiğini gösterdi. Ama hangi düzeltmenin bir gerçek kazanç, hangisinin bir yanılgı olduğu sorusu açık kalır.

Açık kalan sorular

Strawson, insan düşüncesinin tarihi olmayan bir merkezi çekirdeği olduğunu söyledi. Farklı dillerde ve kültürlerde yaşayan insanlar gerçekten aynı temel kavramları mı paylaşır, yoksa bu çekirdek bir dilin ya da bir kültürün çekirdeği midir?

Leibniz, cisimlerin iyi temellendirilmiş görünüşler olduğunu söyledi. Bir şeyin gerçek bir birim olmayıp bir görünüş olması, onun gerçekliğini azaltır mı, yoksa yalnızca onun ne tür bir gerçeklik olduğunu mu söyler?

Strawson, revizyoncu metafiziği betimleyici metafiziğe hizmet ettiği ölçüde değerli saydı. Ama bir revizyoncu öneri, gündelik düşüncenin bir yanlışını gerçekten düzeltiyorsa, onu yalnızca bir hizmetçi saymak, onun asıl değerini gözden kaçırmak olmaz mı?

Yaygın hatalar

Yaygın yanlışBetimleyici metafiziği sağduyu savunusu saymak.
Doğrusu

Strawson'ın betimleyici metafiziğini, gündelik düşüncenin her zaman haklı olduğunu savunan bir sağduyu felsefesi olarak okumak, onun revizyoncu metafiziğin bir kalıcı değer taşıyabileceğini ve betimlemenin sözcüklerin gündelik kullanımlarından farklı olduğunu söylediğini gözden kaçırır. Doğrusu, onu düşüncemizin en genel yapısının bir betimlemesi olarak görmektir.

Yaygın yanlışRevizyoncu metafiziği gündelik dünyanın inkârı saymak.
Doğrusu

Leibniz'in cisimlerin gerçek birimler olmadığı görüşünü, masaların ve taşların var olmadığı biçiminde okumak, onun cisimleri iyi temellendirilmiş görünüşler olarak andığını gözden kaçırır. Doğrusu, bir revizyonu bir inkâr değil, bir yeniden yorum olarak görmektir.

Yaygın yanlışTemel tikeli en değerli varlık saymak.
Doğrusu

Strawson'ın fiziksel cisimleri temel tikel saymasını, cisimlerin olaylardan ya da kişilerden daha değerli ya da daha gerçek olduğu biçiminde okumak, onun bu önceliği bir tanımlama önceliği olarak tanımladığını gözden kaçırır. Doğrusu, temel tikeli öteki şeylerin tanımlanmasında başvurulan şey olarak görmektir.

Yaygın yanlışİki tutumu iki ayrı felsefeci tipi saymak.
Doğrusu

Betimleyici ve revizyoncu metafiziği, filozofların bölündüğü iki ayrı kamp olarak okumak, aynı filozofun bir konuda betimleyici, bir başka konuda revizyoncu olabileceğini ve her revizyonun bir betimlemeye dayandığını gözden kaçırır. Doğrusu, onları bir metafizik çalışmanın iki ayrı yönelimi olarak görmektir.

Kendin dene

Aklında kalsın

Beş cümlede dersin iskeleti.

Betimleyici ve revizyoncu metafizik, birbirine rakip iki proje değil, birbirine bağlı iki iştir: bir düzeltme, betimlediği şemanın içinden konuşur ve onun neyi kaçırdığını göstermek zorundadır.

Strawson, Bireyler'in girişinde düşüncemizin gerçek yapısını betimleyen metafizik ile daha iyi bir yapı öneren metafiziği ayırdı ve insan düşüncesinin tarihi olmayan bir merkezi çekirdeği olduğunu söyledi; kitabın birinci bölümünde gündelik düşüncemizde fiziksel cisimlerin temel tikeller olduğunu gösterdi; Leibniz ise Monadoloji'nin ilk paragraflarında cisimlerin gerçek birimler değil, doğanın gerçek atomlarının toplulukları olduğunu savundu.

Bir metafizik düzeltme önerisi dört adımla sınanır: gündelik şemayı betimlemek, düzeltmenin neyi değiştirdiğini belirlemek, düzeltmenin gündelik şemayı hâlâ kullanıp kullanmadığını sormak ve düzeltmenin kazancını ve bedelini tartmak.

Dil incelemesi, küçümseme ve ayrılmazlık itirazları, betimlenen şemanın sözcüklerin yüzeyinde görünmeyen bir düşünme koşulu olduğunu, bir revizyonun bir inkâr değil bir yeniden yorum olduğunu ve birbirine bağlı iki işin yine de farklı yönelimler taşıdığını gördüğümüzde kısmen cevaplanabilir.

Bu yüzden metafizik, gündelik düşüncemizi hem betimler hem düzeltir; ve bu düzeltmelerin en güçlü kaynaklarından biri, gündelik düşüncenin değil, bilimin dünya resmidir.

Sonraki derse köprü

Revizyoncu ve betimleyici metafizik dersi, metafiziğin gündelik düşünceyi betimlemekle mi yoksa düzeltmekle mi uğraşması gerektiğini sordu. Ama günümüzde gündelik düşünceyi en çok düzelten şey, felsefeciler değil, bilimlerdir.

Defne, hekimliğin hastanın dilini düzeltirken bir bilimsel bilgiye dayandığını fark etmiş ve metafiziğin de bilimin bulgularından mı başlaması gerektiğini soruyor. Tolga, fizikçilerin dünyanın temel öğeleri hakkında söylediklerinin gündelik nesnelere hiç benzemediğini okumuş ve metafiziğin bu fiziği mi izlemesi, yoksa ondan bağımsız mı çalışması gerektiğini merak ediyor. Selin ise, bilimin kendi yöntemiyle sınamadığı bazı kavramları, örneğin nedenselliği ya da yasayı kullandığını düşünmüş ve bu kavramları kimin incelemesi gerektiğini soruyor.

Bir sonraki ders bu soruya dönüyor. Bilimle ilişki dersi, metafiziğin bilimin bulgularından başlaması gerekip gerekmediğini, bilime dayanan bir doğalcı metafiziğin neyi kazanıp neyi kaybettiğini ve bilimin kullandığı ama kendi yöntemiyle incelemediği kavramlar üzerinde metafizik ile bilim arasında nasıl bir iş bölümü kurulabileceğini soruyor.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Bu sayfa hakkında ne düşünüyorsun?