M01-D01
İklim ve hava
İklim ile hava durumu arasındaki farkı açıklar ve bir binanın neden iklime göre tasarlandığını gösterir.
İklim ve Ekolojik Mimarlık Akademisi — M01, İklimi okumak · 2.391 kelime · 7 örnek durum · 4 kanıt kartı · ≈ 11 dk okuma · 16 dk dinleme
Dayanak: Belgelenmiş olgu: İngilizce Wikipedia, «Climate», «Weather», «Climatological normal»; Usta görüşü: İngilizce Wikipedia, «Victor Olgyay»; Leatherbarrow ve Wesley (2014), Architectural Research Quarterly; Olgyay, «Design with Climate» (1963) okunmadı
Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Hava bir yerin belirli bir gündeki durumudur; iklim ise o yerin uzun bir süre, tipik olarak otuz yıl üzerinden ortalaması ve o ortalama etrafındaki değişkenliktir. Bir bina bir günün havasına göre değil, yıllar boyunca yaşayacağı iklime göre ve özellikle o iklimin kullanılacağı dilimine göre tasarlanır. İklim ortalamanın yanında en soğuk ve en sıcak günleri de içerir. Otuz yıllık iklim normalleri geçmişin ortalamasıdır ve iklim değişirken geleceği tam temsil etmeyebilir. İklimle tasarım bir okuma sırasıdır: önce iklimi oku, sonra yer, güneş, rüzgâr ve malzeme kararlarına çevir. Amacı, çevrenin yükünü binanın içindeki insanın omzundan almaktır.
Açılış sahnesi
Ekim ayının ilk haftası. Emre Kestane Köyü İlkokulu'nun arsasından dönmüş ve telefonunu masaya koyuyor: ekranda bir hava durumu uygulaması, köyün adının yanında güneş simgesi ve yirmi dört derece. «Bugün arsada tişörtle dolaştım» diyor. «Güneş harikaydı. Okulun güney cephesini baştan sona cam yapalım, sınıflar ışıkla dolsun.» Nazife Öğretmen gülümsüyor ama başını sallamıyor. «Ocak ayında gel» diyor. «Eski okulda sabah dokuzda sınıfa giren çocuklar montlarını öğlene kadar çıkarmıyordu. Ve haziranın son haftasında, karne günü, aynı sınıflarda nefes alınmıyordu.» Kenan Usta, eski okulun yıkılacak duvarının kalınlığını bir metreyle ölçmüş, bir not defterine yazıyor. «Köyün eski evleri böyle değil» diyor. «Duvarları kalın, pencereleri küçük, sofaları güneye bakar ve rüzgârın geldiği yamaca sırtını verir. Kimse onları bir ekim gününe göre yapmamış.» Ilgın telefonun ekranına bakıyor, sonra Nazife Öğretmen'in yüzüne. «Emre bize bugünün havasını getirdi» diyor. «Okulu ise bir iklim için yapacağız. Önce ikisinin farkını konuşalım.»
Bu derste ne olacak
Bu akademinin ilk dersi en temel ayrımı kuruyor: hava ile iklim arasındaki fark. İki kavramın tanımına, iklim normaline ve Victor Olgyay'ın iklimle tasarım yaklaşımına bakıyor, sonra okulun hangi aylar, saatler ve insanlar için yapılacağını soruyoruz.
Kanıt ne diyor
Programın bu ders için temel aldığı Olgyay'ın iklimle tasarım kitabını, 1963'te yayımlanan «Design with Climate»ı bu derste okumadık; kitabın içeriğini bir ansiklopedi maddesinden ve kitabı inceleyen bir makalenin girişinden aktarıyoruz. Hava ve iklimin tanımları ile iklim normali iki ansiklopedi maddesinden geliyor. Kestane köyünün iklim verilerini bu derste okumadık; köy için hiçbir sayı vermiyoruz, o iş bu modülün dördüncü dersinde.
Emre'nin telefonundaki yirmi dört derece bu kartın ilk cümlesi: bir yerin belirli bir gündeki durumu. Nazife Öğretmen'in ocak sabahı ve haziran öğleden sonrası ise kartın ikinci cümlesine ait: uzun bir sürenin içinde ne olduğu. Kartın en önemli sözcüğü belki «değişkenlik». İklim yalnız bir ortalama değildir; ortalamanın etrafında gidip gelen günlerin ne kadar uzağa gittiğidir. Bir okul ortalama bir gün için değil, o ortalamanın etrafındaki bütün günler için, en soğuk sabah ve en sıcak öğleden sonra dâhil, tasarlanır. Kartın son cümlesi de Kenan Usta'nın sözünü açıklıyor: bir yerin iklimi yüksekliğine, arazisine, yakındaki suya bağlıdır. Dağ köyündeki bir okul, aynı ilin ovadaki kentinden başka bir iklimde yaşayabilir.
Bu kart iklimin bir mimarın eline nasıl geçtiğini gösteriyor: bir tablo olarak, her ay için otuz yılın ortalaması. Bu modülün dördüncü dersinde böyle bir tabloyu okuyacaklar. Ama kartın son cümlesi bu tabloya bir uyarı ekliyor. Bir iklim normali geçmişin ortalamasıdır ve geçmiş, geleceğin kopyası olmayabilir. Kestane Köyü İlkokulu bugün yapılırsa belki elli yıl ya da daha uzun yaşayacak. O yılların iklimi, bugün elimizdeki 1991–2020 ortalamasından farklı olabilir. Tablo bir kesinlik değil, bir başlangıçtır. Bu akademinin üçüncü bölümü iklim değişikliğinin binalardan ne istediğini ayrıca konuşacak.
Bu kart bu akademinin bütün yolunu bir cümleye sığdırıyor: önce iklimi oku, sonra onu yer, güneş, rüzgâr ve malzeme kararlarına çevir, sonra bunu bir iklim bölgesine göre uygula. Kenan Usta'nın köy evlerinin kitabın hangi bölgesine düştüğünü iklim verisine bakmadan söyleyemeyiz. Biyoklimatik çizelge bu modülün beşinci dersinin konusu; şimdilik yalnız şunu not edelim: iklimle tasarım bir üslup değil, bir okuma sırasıdır.
Bu kart dersin sorusunu bir insana bağlıyor. Olgyay'ın öğrencilerine söylediği cümle, iklimle tasarımın ne için yapıldığını söylüyor: binayı değil, içindeki insanı korumak için. Kartın ortadaki cümlesi de dikkat çekici: bugün bir bilgisayarda yapılan iklim çözümlemelerinin kökü, Olgyay'ların milimetrik kâğıt üzerindeki çizelgelerine uzanıyor. Kestane okulu için bu iki fikir birlikte okunabilir. Ilgın bir benzetim yazılımıyla okulun yıllık enerji ihtiyacını hesaplayabilir; ama önce Nazife Öğretmen'in ocak sabahını ve haziran öğleden sonrasını anlaması gerekiyor. Hangi çocuk, hangi saatte, hangi sınıfta üşüyor ya da bunalıyor? Çevresel yük bir enerji faturası değil, bir çocuğun montunu çıkaramaması.
Sahada
Ilgın masaya bir takvim koyuyor ve okulun kullanıldığı ayları işaretliyor: eylülün ortasından haziranın ortasına kadar. Temmuz ve ağustos boş. Bu, Emre'nin ekim gününü bir başka gözle okumayı gerektiriyor: ekim okulun ilk aylarından biri, ama okulun en uzun ve en zor dönemi kasımdan marta kadar süren kış. Sonra saatleri işaretliyor: sabah sekiz buçuktan öğleden sonra üçe. Gecenin en soğuk saatleri okulun boş olduğu saatler; ama sabahın ilk saati, Nazife Öğretmen'in montlu çocukları, gecenin soğuğunun sınıfta kaldığı saat. Haziranın son haftası ise yazın ilk sıcaklarının okulun son günlerine çarptığı zaman. Ilgın bir cümle yazıyor: bu okul iklimin tamamı için değil, iklimin okulun yaşadığı dilimi için tasarlanacak.
Kenan Usta'nın notları başka bir şey söylüyor. Köyün eski evleri yıl boyunca kullanılıyordu; kışın da yazın da. Onların cevabı bütün yıla bakıyordu ve köyün iklimini yüzyıllar boyunca deneyerek öğrenmişti. Ilgın bu bilginin değerli olduğunu, ama ölçülmeden doğru sayılmaması gerektiğini söylüyor; akademinin bir kuralı bu: geleneksel bir yapının iklimsel başarısı ölçülmeden söylenmez. Selim bir soru soruyor: hava durumu uygulamasının bir yıllık geçmişine bakılsa yetmez mi? Ilgın bir yılın tek bir örnek olduğunu, belki sıcak, belki soğuk geçmiş bir yıl olduğunu söylüyor; iklim otuz yılın ortalaması ve değişkenliğiyle anlatılır. Ama otuz yılın da geleceği tam temsil etmeyebileceğini, iklim normali kartının uyarısını, not defterine ekliyor. Gülay Hanım son bir şey hatırlatıyor: Emre'nin cam cephesi kışın güneşi içeri alabilir, ama haziranın sonunda ve öğleden sonraları bir ısı tuzağına da dönebilir. Cevabı iklim verisi verecek.
Gri alan
Hava ile iklim arasındaki ayrım bilimsel olarak açık; ama bir binanın iklimin hangi dilimine göre tasarlanacağı bir yargı sorusu. Bir okul yalnız kullanıldığı aylar ve saatler için mi, yoksa yazın bir yaz okulu, akşamları bir köy toplantısı için de mi tasarlanmalı? Bu sorunun cevabı iklim verisinde değil, okulun nasıl kullanılacağında. Otuz yıllık iklim normallerinin geleceği ne kadar temsil ettiği de belirsiz ve tartışılıyor; okuduğumuz madde sorgulandığını söylüyor ama bir binanın tasarımında hangi alternatifin kullanılacağını söylemiyor. Olgyay'ın kitabını okumadık; kitabın dört iklim bölgesinin Türkiye'nin dağ köylerine ne kadar uyduğunu bu derste değerlendiremeyiz. Kenan Usta'nın anlattığı köy evlerinin iklime iyi cevap verdiği yaygın bir kanı, ama ölçülmüş bir bulgu değil; geleneksel yapının iklim performansı bu akademinin ilerideki derslerinde ölçümlerle ele alınacak. Son olarak, Olgyay'ın «çevresel yükü insanın omzundan almak» fikri ile bugünün enerji hesapları arasındaki ilişki yoruma açık: bir binanın en az enerjiyle mi, yoksa en çok konforla mı tasarlanacağı her zaman aynı cevabı vermez.
Yaygın yanlış«Arsada güzel bir gün geçirdiysem, o arsanın iklimini biliyorum.»
Bir gün bir yerin havasıdır, iklimi değil. İklim, otuz yıl gibi uzun bir sürenin ortalaması ve o ortalama etrafındaki değişkenliktir; en soğuk sabahlar ve en sıcak öğleden sonralar da iklimin parçasıdır.
Yaygın yanlış«İklim bir ortalamadır; ortalamaya göre tasarlamak yeterlidir.»
İklim ortalamanın yanında değişkenliği de içerir. Bir bina ortalama bir gün için değil, ortalamanın etrafındaki bütün günler için tasarlanır; bir sınıf en soğuk sabahta da en sıcak öğleden sonrada da kullanılabilir olmalıdır.
Yaygın yanlış«Otuz yıllık iklim ortalaması geleceğin iklimini verir.»
İklim normali geçmişin ortalamasıdır ve iklim değişikliği yüzünden geçmiş ortalamaların geleceği temsil etmesi sorgulanmaktadır. Uzun ömürlü bir bina için normal bir başlangıçtır, bir kesinlik değil.
Senin işinde
Bir arsaya ilk kez gittiğinde o günün havasını not et, ama onu iklim sanma. Tasarıma başlamadan önce o yerin iklim verisini, her ay için sıcaklığı, nemi, güneşlenmeyi, rüzgârı ve yağışı ve bunların otuz yıllık ortalamasını ve değişkenliğini bul. Sonra binanın iklimin hangi dilimini yaşayacağını yaz: hangi aylarda, hangi saatlerde ve kimler tarafından kullanılacak. Bir okul, bir konut ve bir ofis aynı iklimde farklı dilimler yaşar. En soğuk ve en sıcak koşulları, yalnız ortalamayı değil, tasarımın sınaması olarak al. Yörenin eski yapılarına bak ve onların iklime verdiği cevapları not et; ama ölçülmeden doğru sayma. İklim normalinin geçmişin ortalaması olduğunu, binanın ömrü boyunca iklimin değişebileceğini hatırla ve tasarımın bu belirsizliğe ne kadar dayanıklı olduğunu sor. Bir benzetim yazılımı kullanmadan önce, binanın içindeki insanların hangi saatte ve neden üşüyeceğini ya da bunalacağını sözle anlatabilmelisin.
Kendin dene
Aklında kalsın
Hava bir yerin belirli bir gündeki durumudur; iklim ise o yerin uzun bir süre, tipik olarak otuz yıl üzerinden ortalaması ve o ortalama etrafındaki değişkenliktir. Bir bina bir günün havasına göre değil, yıllar boyunca yaşayacağı iklime göre ve özellikle o iklimin kullanılacağı dilimine göre tasarlanır. İklim ortalamanın yanında en soğuk ve en sıcak günleri de içerir. Otuz yıllık iklim normalleri geçmişin ortalamasıdır ve iklim değişirken geleceği tam temsil etmeyebilir. İklimle tasarım bir okuma sırasıdır: önce iklimi oku, sonra yer, güneş, rüzgâr ve malzeme kararlarına çevir. Amacı, çevrenin yükünü binanın içindeki insanın omzundan almaktır.
Sonraki derse köprü
Hava ile iklimi ayırdık; ama «soğuk», «ılıman» ya da «sıcak-kurak» gibi sözcüklerle iklimleri nasıl sınıflandırırız? Köppen-Geiger iklim sınıflandırmasını ve Türkiye'nin farklı bölgelerinin hangi sınıfa girdiğini M01-D02 gösteriyor.
Kendini sına
Soru 1 · Kavram
Hava ile iklim arasındaki fark nedir?
- A) Hava yalnız sıcaklıktır, iklim yalnız yağıştır.
- B) Hava atmosferin belirli bir yerdeki ve belirli bir zamandaki durumudur; iklim ise bir bölgede meteorolojik değişkenlerin uzun bir süre, tipik olarak otuz yıl üzerinden ortalaması ve bu ortalama etrafındaki değişkenliktir.
- C) İkisi aynı şeydir.
- D) İklim yalnız kış ayları için geçerlidir.
Cevap: B. Hava bugündür; iklim uzun bir sürenin ortalaması ve değişkenliğidir.
Soru 2 · Kanıt
İngilizce Wikipedia'nın «Climatological normal» maddesine göre otuz yıllık iklim normallerinin kullanımı neden sorgulanmaktadır?
- A) Çünkü otuz yıl çok kısa bir süredir ve yüz yıl kullanılmalıdır.
- B) Çünkü meteoroloji istasyonları artık ölçüm yapmamaktadır.
- C) Çünkü iklim değişikliği yüzünden iklim istatistiklerinin durağanlığının artık kabul edilemeyeceğine dair güçlü kanıtlar vardır; geçmiş ortalamalar geleceği tam temsil etmeyebilir.
- D) Çünkü normaller yalnız yağışı ölçer.
Cevap: C. Normal geçmişin ortalamasıdır; iklim değişirken bir başlangıç olarak, kesinlik olarak değil, okunur.
Soru 3 · Senaryo
Bir mimar bir dağ köyündeki okul arsasını ekim ayının güneşli bir gününde ziyaret ediyor ve güney cephesini tamamen cam yapmayı öneriyor. Ne önerilmeli?
- A) Önce köyün otuz yıllık iklim verilerini, aylık sıcaklık, güneşlenme, nem ve rüzgârla birlikte okumak; okulun kullanıldığı ayları ve saatleri belirlemek; cam cephenin hem en soğuk kış sabahlarında hem de haziranın sıcak öğleden sonralarında nasıl davranacağını sınamak ve yörenin eski yapılarının iklime verdiği cevabı not etmek.
- B) Ekim gününün havasına göre tasarıma hemen başlamak.
- C) Camı tamamen kaldırmak.
- D) Okulu yalnız yaz ayları için tasarlamak.
Cevap: A. Bir günün havası iklim değildir; tasarım iklimin kullanılan dilimine göre sınanır.
Soru 4 · Tuzak
Bir öğrenci «hava durumu uygulamasındaki son bir yılın verisine baktım; bu arsanın iklimini artık biliyorum» diyor. Öğrenci neyi atlıyor?
- A) Uygulamanın yanlış çalıştığını.
- B) Yalnız kış aylarına bakması gerektiğini.
- C) Bir yılın yeterli olduğunu.
- D) Bir yılın tek bir örnek olduğunu ve sıcak ya da soğuk geçmiş bir yıl olabileceğini; iklimin tipik olarak otuz yıllık ortalama ve değişkenlikle anlatıldığını ve otuz yılın bile geleceği tam temsil etmeyebileceğini.
Cevap: D. İklim uzun bir sürenin istatistiğidir; tek bir yıl onu temsil etmez.
Anlamadığın bir yer mi var?
Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.