M01-D03
Konuya karşı tarafsızlık (substantive neutrality)
Konuya karşı tarafsızlığı sürecin sahibi olmaktan ayırır ve kendi görüşünü sızdıran üç kolaylaştırıcı cümlesini tarafsız biçimde yeniden yazar.
Kolaylaştırıcılık Akademisi — M01, Kolaylaştırıcılığa giriş · 3.478 kelime · 15 örnek durum · 2 kanıt kartı · ≈ 16 dk okuma · 23 dk dinleme
Proje Yönetimi Akademisi’nde: 42.1 · Liderlik Akademisi’nde: L6.26-04
Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Konuya karşı tarafsızlık, kolaylaştırıcının görüşü olmaması değildir. Kolaylaştırıcının rolün araçlarını, yani sırayı, süreyi, onay sözcüklerini, özeti ve panoyu, kendi görüşünün hizmetine sokmamasıdır.
Grubun bütün üyelerinin kabul etmediği ya da kararda oyu olan bir kolaylaştırıcının tarafsızlığı, davranışı ne kadar özenli olursa olsun grubun gözünde zayıflar.
Kolaylaştırıcı süreçte taraf tutar: kimin dinlenmesi, hangi itirazın yazılması, kararın hangi kuralla verilmesi gerektiği konusunda açık ve gerekçeli bir görüşü vardır ve grup buna itiraz edebilir. Süreç kararları içeriği etkileyebilir; bu yüzden gerekçe her zaman süreç gerekçesi olmalıdır.
Görüş, söylenmediği hâlde sızar. Sızan bir cümleyi yakalamanın sorusu basittir: aynı cümleyi öteki seçeneği savunan biri için de söyler miydim?
Açılış sahnesi
Erzincan'da dört katlı, on iki daireli bir apartman. Kapıcı dairesinin boş odasında yıllık toplantı var ve iki iş için tek bir bütçe ayrılabiliyor: ya asansör yenilenecek ya da çatı onarılacak. Yönetici, toplantıyı herkesin saydığı emekli bir matematik öğretmenine, Sabri Bey'e bırakıyor: «Siz yönetin hocam, sizin kimseyle bir derdiniz yok.»
Sabri Bey bir kez bile «çatı yapılsın» demiyor. Ama kâğıda yazdığı listede çatı ilk satırda. Çatıyı savunan üst kat komşusu konuşurken sözünü kesmiyor; asansörü savunan yaşlı kadın ikinci dakikasına geldiğinde «toparlayalım» diyor. Her turun sonunda kısa bir özet yapıyor ve özetlerin hepsi aynı cümleyle bitiyor: «Su girdi mi her şey çürür, onu da unutmayalım.»
Toplantının sonunda zemin kattaki genç bir anne, kucağında çocuğu, sakin bir sesle soruyor: «Hocam, siz bu toplantıyı çatı için mi yönetiyorsunuz?» Sabri Bey şaşırıyor. Kendi dairesi en üst katta ve tavanında iki kış önce bir leke çıkmıştı. Görüşünü hiç söylememişti; kimse de sormamıştı. Söylemesine gerek kalmamıştı.
Bu derste ne olacak
Sabri Bey'in tarafsız göründüğü anlarla tarafsız olmadığı anlar aynı anlardı. Bu derste konuya karşı tarafsızlığın neyi kapsadığını kuracak, onu kolaylaştırıcının açıkça taraf tuttuğu alandan, sürecin sahipliğinden ayıracağız. Görüşün sıra, süre ve özet yoluyla nasıl sızdığına bakıp sızan cümleleri yeniden yazacağız. Ders, kolaylaştırıcının görüşünü odadaki herkesin zaten bildiği bir anda duracak.
Sıfır noktası
Akademinin M01-D02 dersi kolaylaştırıcının söz hakkını üç katmana bölmüş ve içerikte taraf olmamayı bir çizgi olarak bırakmıştı. Bu ders o çizginin kendisini ele alıyor. Aynı konu başka iki akademinin programında da var: Proje Yönetimi Akademisi 42.1 dersi tarafsızlığı proje yöneticisinin içeriğe karışmadan süreci yönettiği müdahale seçimi olarak programına alıyor; Liderlik Akademisi L6.26-04 dersi «Tarafsız kolaylaştırıcılık» başlığıyla çok paydaşlı iş birliği modülünde, kurumlar arası bir masanın gözünden duruyor. Burada tarafsızlığı tek bir toplantı anının içine indiriyoruz.
Kavramın yerleşik biçimi, Schwarz'ın 2002'de gözden geçirilmiş The Skilled Facilitator baskısındadır. Schwarz orada kolaylaştırıcıyı birkaç koşulla tanımlar: grubun bütün üyelerinin kabul edebileceği biri olmak, konuya karşı tarafsız olmak ve konu üzerinde karar yetkisi taşımamak. Koşullar birbirine bağlıdır. Kararda oyu olan biri ne kadar dikkatli konuşursa konuşsun grubun gözünde taraftır; grubun bir kısmının güvenmediği biri de konuşmadan taraf sayılabilir. Kaner ve arkadaşlarının katılımcı karar alma kılavuzu da kolaylaştırıcıyı konunun içeriğinde taraf tutmayan, grubun en iyi düşünmesini destekleyen kişi olarak kurar. Uluslararası Kolaylaştırıcılar Derneği'nin (International Association of Facilitators, IAF) Haziran 2004 tarihli değerler ve etik bildirgesi, maddelerinden birini grubun özerkliğine (group autonomy) ayırır: grubun kültürüne, haklarına ve kendi kararını verme hakkına saygı.
Mekanizma
Görüşü olmayan kolaylaştırıcı yok
Kolaylaştırıcı gündemi okur, ön görüşme yapar, tutanakları inceler; bunların her biri bir izlenim bırakır. Tarafsızlığı görüşsüzlük sanan kolaylaştırıcı ya görüşünü fark etmez ve onu denetleyemez, ya da fark ettiğinde kendini bu işe uygunsuz sayar.
Yaygın yanlış«Tarafsız kolaylaştırıcının konu hakkında hiçbir görüşü yoktur.»
Böyle bir kolaylaştırıcı bulmak zordur, bulunsa bile grubun konusunu anlamayan biri olabilir. Tarafsızlık bir iç durum değil, bir davranış ve rol disiplinidir. Kolaylaştırıcının işi görüşünü silmek değil, onu tanımak ve rolün araçlarını, yani sırayı, süreyi, özeti ve panoyu, o görüşün hizmetine sokmamaktır.
Burada küçük ama önemli bir ayrım var. «Bu konuda görüşüm yok» cümlesi doğrulanamaz bir iddiadır. «Bu konuda bir görüşüm olabilir; ama bu toplantıda onu söylemeyeceğim ve kararınızı ona göre yönlendirmeye çalışmayacağım» cümlesi ise bir taahhüttür ve grup onu davranışla sınayabilir.
Sürecin tarafı olmak
Kolaylaştırıcının tarafsız olmadığı bir alan vardır ve bu alanı saklamaz. Sessiz kalan bir kişinin söz alıp almadığı, bir itirazın yazılıp yazılmadığı, kararın önceden ilan edilmiş bir kuralla verilip verilmediği kolaylaştırıcının açıkça önemsediği şeylerdir. Burada taraf tutar.
Süreç kararları içerikten bağımsız değildir. Denizli'deki kolaylaştırıcı mola düzeni hakkında bir şey söylemedi; ama kimin konuşacağı hakkında söylediği şey kararı değiştirdi. Bu bir ihlal değildir, ancak kolaylaştırıcının süreç görüşünü neden savunduğunu gruba açık edebilmesi gerekir: «Bu düzenden en çok etkilenenin sesi odada yoksa karar eksik bilgiyle verilir» gerekçesi içerik değil, süreç gerekçesidir.
Yaygın yanlış«Tarafsızlık her şeye karşı tarafsızlıktır; kolaylaştırıcı süreçte de taraf tutmaz.»
Süreçte taraf tutmayan bir kolaylaştırıcı, odadaki en güçlü sesin süreci de belirlemesine izin verir. Kıdemli birinin bir genç çalışanın sözünü sürekli kesmesi karşısında «tarafsız» kalmak, kesen kişinin tarafını tutmaktır. Kolaylaştırıcının tarafsızlığı konuyla sınırlıdır; süreçte açık, gerekçeli ve itiraza açık bir taraf tutar.
Görüş nereden sızar
Sabri Bey görüşünü bir kez bile söylemedi; yine de odadaki genç anne onu okudu. Görüş, kolaylaştırıcının konuşmadığı kanallardan sızar.
Sıra bunlardan biridir: panoya ilk yazılan seçenek, tartışmada ilk konuşulan seçenektir ve ilk konuşulan seçenek çoğu zaman en uzun konuşulandır. Süre bir başkasıdır: kolaylaştırıcının yakın durduğu görüşe biraz daha uzun konuşma alanı tanıması, saat elinde olduğunda kolayca olur. Sözcük seçimi üçüncüsüdür. «İlginç», «güzel nokta», «evet, tam olarak» gibi küçük onaylar her öneriye eşit dağılmadığında bir sıralama kurar. Özet belki de en güçlüsüdür, çünkü grubun ne düşündüğünü gruba geri söyleyen kişi neyin özete girip neyin girmediğine de karar verir.
Sızan cümleyi yeniden yazmak
Sızan cümleleri yakalamanın işe yarar bir yolu, bir cümleyi söyledikten sonra kendine şunu sormaktır: bu cümleyi ötekisi seçeneği savunan biri için de aynen söyler miydim?
Bir kolaylaştırıcı, bir öneri yazıldıktan sonra «Bu çok güzel bir fikir, başka öneri var mı?» der. Cümle ikinci yarısıyla süreç cümlesidir, ilk yarısıyla bir değerlendirme. Tarafsız biçimi değerlendirmeyi çıkarır ve yerine önerinin yazıldığını teyit eden bir cümle koyar: «Bunu yazdım: ortak dükkân. Başka hangi seçenekleri görüyorsunuz?»
İkinci cümle bir soru kılığındadır: «Maliyeti de düşündük mü? Çünkü bu biraz pahalıya gelebilir.» Biçim olarak grubu bir ölçüte yönlendiren bir süreç sorusudur; ikinci cümlesi ise bir seçeneğin pahalı olduğuna dair kolaylaştırıcının kanaatidir. Tarafsız biçimi ölçütü gruba sorar ve kanaati çıkarır: «Seçenekleri hangi ölçütlerle tartmak istiyorsunuz? Maliyet bunlardan biri mi, başka neler var?» Kolaylaştırıcının elinde gerçekten bir maliyet bilgisi varsa, onu bir kanaat olarak sızdırmak yerine bir bilgi olarak, kaynağıyla ve açıkça masaya koyabilir.
Üçüncüsü bir özettir: «Yani genel olarak herkes ikinci seçenekte birleşiyor gibi.» «Herkes» ve «birleşiyor» ölçülebilir iddialardır ve çoğu zaman yanlıştır. Tarafsız biçimi sayar ve sessizleri de sayar: «Şu ana kadar dört kişi ikinci seçeneği, iki kişi birinciyi destekledi; altı kişi henüz bir şey söylemedi. Onlardan duymadan özet yapmak istemiyorum.» Bu cümle bir özetin doğru mu yanlış mı olduğunun sınanabildiği nadir yerlerden biridir: kimin ne dediği tutanakta ya da panoda vardır.
Yaygın yanlış«Görüşümü açıkça söylemediğim sürece tarafsızım.»
Görüş çoğu zaman açık bir cümleyle değil, sırayla, süreyle, onay sözcükleriyle ve özetle odaya girer. Kolaylaştırıcı kendi cümlelerini değil, kendi cümlelerinin dağılımını da izlemek zorundadır. Bu dağılımı tek başına görmek zordur; bir eş kolaylaştırıcının, bir gözlemcinin ya da toplantı kaydının yardımı gerekebilir.
Bir tercihin başta açıklanması
Sızmanın bedeli yalnız güven değildir; grubun bilgiyi nasıl işlediğiyle de ilgilidir. Gizli profil (hidden profile) adı verilen deney görevinde doğru seçeneği bulmak için gereken bilgi üyeler arasında dağıtılır ve ancak paylaşılırsa ortaya çıkar; görevin kendisi akademinin M07 modülünde ayrıca ele alınacak. Bu görevle yapılan iki deney, tercihlerin tartışmanın başında bilinmesinin ne yaptığına bakıyor.
İkinci deney grubun başındaki kişinin davranışını değiştiriyor. Grup düşüncesinin (groupthink) kendisi Temel Psikoloji Akademisi M14-D06 dersinde tanımlanıyor; burada yalnız deneyin lider koşulu bizi ilgilendiriyor.
İki deneyin birlikte söylediği şey dar ama işe yarar: bir tercihin tartışmanın başında görünür olması, odadaki öteki bilgiye gösterilen dikkati azaltabilir. Kolaylaştırıcının tercihi de, açıkça söylenmese bile, bir tercih olarak okunabilir.
Odadan bir kesit
Aşağıdaki oda kurgusal; ağ, hibe ve kişiler bu ders için yazıldı. Van Gölü havzasındaki beş kadın üretici kooperatifi ve iki dernekten oluşan bir ağ, bir vakıftan aldığı hibeyi nasıl kullanacağına karar vermek için Van'da bir derneğin salonunda toplanmış. İki seçenek konuşuluyor: şehir merkezinde ortak bir satış dükkânı açmak ya da her kooperatife ayrı bir kurutma makinesi almak. Karar, ağın yürütme kurulunun oybirliğiyle verilecek; bu kural ağın kuruluşunda yazılmış. Kolaylaştırıcı ağın koordinatörü. Hibe başvurusundan önce kooperatiflerin hepsini gezmiş ve vakfa bir ziyaret raporu yazmış. Odada on bir kişi var. Erciş'e bağlı bir köyden gelen kooperatif başkanı Kürtçeyi Türkçeden rahat konuşuyor; bir gençlik derneğinden bir üye gerektiğinde çeviriyor. İstanbul merkezli derneğin genel sekreteri görüntülü bağlı, vakıfla ilişkiyi o yürütüyor.
Kolaylaştırıcı: «İki seçeneğin ölçütlerini panoya yazdık: kaç üyeye dokunduğu, ilk yılın gideri, ürünün bozulma kaybı. Şimdi her kooperatiften bir kişi, kendi köyünde hangisinin neyi değiştireceğini anlatsın.»
Katılımcı (Zozan, köy kooperatifinin başkanı), Kürtçe konuşuyor; çevirisini gençlik derneğinden Rıza yapıyor: «Kurutma makinesi bizim için iyi olur ama emin değilim. Sen bütün kooperatifleri gezdin, bizden çok gördün. Sen ne dersin?»
Katılımcı (Nermin Hanım, genel sekreter), ekrandan: «Zaten koordinatörümüzün ziyaret raporunda dükkân öneriliyordu. Vakıf da raporu okudu. Bence ona göre gidelim, zamanı da boşa harcamayalım.»
Salonda kısa bir sessizlik oluyor. İki kooperatif temsilcisi raporu okumamış; biri yanındakine dönüp ne raporu olduğunu soruyor. Zozan kolaylaştırıcıya bakıyor.
Kolaylaştırıcının görüşü artık bir sızıntı değil, odadaki herkesin bildiği ya da bir dakika içinde öğreneceği bir kayıt. Önünde birkaç yol var.
Zozan'ın sorusunu cevaplayabilir. Rapordaki önerisini açıkça söyler, gerekçesini verir ve bunun bir görüş olduğunu, kararın kurulda olduğunu ekler. Rapor zaten ortada olduğu için bu yol dürüsttür. Ama Mojzisch ile Schulz-Hardt'ın deneyi tam bu anın riskini gösteriyor: tartışmanın ortasında, kooperatifler kendi köylerini anlatmadan önce gelen bir tercih, onların anlatacaklarına gösterilecek dikkati azaltabilir. Üstelik tercih, ağı en iyi tanıyan kişiden ve vakfın okuduğu bir rapordan geliyor.
Rolüne çekilebilir: «Ben bu toplantıda süreci tutuyorum, görüş vermeyeceğim.» Bu cümle konuya karşı tarafsızlığın kitaptaki biçimine en yakın olandır. Ama odada bir rapor varken ve ekrandaki genel sekreter o raporu bir gerekçe olarak koymuşken, geri çekilmek bir saklama gibi duyulabilir. Zozan'ın sorusu da bir saygı ifadesiydi; cevapsız kalması, onun için başka bir şey anlamına gelebilir.
Raporu bir bilgi olarak masaya koyabilir. Raporun bir görüş içerdiğini kabul eder, ama ziyaretlerde gördüğü olguları, her kooperatifin üye sayısını, ürününün ne kadarının bozulduğunu, yola uzaklığını, görüşünden ayırarak paylaşır ve kooperatiflerden bu olguları kendi köylerine göre düzeltmelerini ister. Bu yol en zahmetlisidir ve iyi sonuç vereceği kesin değildir: olgu ile görüş arasındaki çizgiyi odada kolaylaştırıcının kendisi çiziyor.
Yalnız bu karar bölümü için rolü bırakmayı da önerebilir. Ağdaki öteki derneğin deneyimli bir üyesi ya da dışarıdan biri karar bölümünü kolaylaştırır; koordinatör bir katılımcı olarak görüşünü söyler. Bu yol rolü temizler ama toplantının ortasında yapı değiştirir.
Hangisi seçilirse seçilsin, çözülmeden kalan bir şey var: ekrandaki genel sekreterin «zamanı boşa harcamayalım» cümlesi bir süreç önerisiydi ve oybirliği kuralı onu kendiliğinden geçersiz kılmıyor.
Usta katmanı
Kurum içinden gelen kolaylaştırıcı, kesitteki koordinatör gibi, konuya karşı tarafsızlığın en zor sınandığı yerdir. Dışarıdan gelen bir kolaylaştırıcının toplantıdan sonra gideceği bir yer vardır; içeridekinin yoktur. Kararın sonucuyla yaşayacak, bazen kararın etkileyeceği birimde çalışacaktır.
İkinci sınır durumu değerlerdir. Konuya karşı tarafsızlık bir seçenekler kümesi içinde tarafsızlıktır. Bir seçenek bir grup üyesinin söz hakkını ya da insan onurunu hedef alıyorsa, kolaylaştırıcı yalnız bir konuyu değil, kendi süreç ilkelerinden birini de tartışıyor demektir.
Burada tarafsızlığın bittiği yer bir kanaat değil, kolaylaştırıcının toplantı öncesinde gruba söylediği ilkelerdir. İlkelerini önceden söylemeyen kolaylaştırıcı, bu anda keyfî görünür. Akademinin M01-D05 dersi kolaylaştırmanın değerlerini ve bir değerin çiğnendiği anı ayrıca ele alıyor.
Bazı gruplar dışarıdan gelen ya da eğitimli görülen birinin görüş vermesini bir sorumluluk olarak bekler; görüş vermemek kibir gibi okunabilir. Bu beklenti bir ülkeye ya da sınıfa özgü değildir.
Yaygın yanlış«Grup sorduğunda görüş vermek her zaman serbesttir; nasılsa onlar istedi.»
Grubun bir üyesinin sorması bütün grubun istediği anlamına gelmez ve sorunun geldiği an önemlidir. Bilgisi henüz paylaşılmamış bir grupta erken gelen bir görüş, öteki bilgiye gösterilen dikkati azaltabilir. Görüş istenen kolaylaştırıcı en azından şunu sorar: şimdi mi, bütün grup mu istiyor ve bu bölümde hangi rolle konuşacağım?
Sık bir uygulayıcı hatası, tarafsızlığı toplantı sonrasına taşımamaktır: tutanağı çoğu zaman kolaylaştırıcı yazar ve özetten düşen itiraz tutanaktan da düşer.
Kanıtın sınırı
Bu derste dayandığımız iki deney de bir kolaylaştırıcıyı sınamıyor. Mojzisch ve Schulz-Hardt'ın çalışmasında tercih eşit konumdaki grup üyelerinden geliyor; Leana'nın çalışmasında tercih karar konumundaki bir liderden. Kolaylaştırıcının konuya karşı tarafsız kalmasının ya da kalmamasının toplantı kararlarını nasıl etkilediğini kurum toplantılarında doğrudan karşılaştıran bir çalışma bilmiyoruz. Bulguların her ikisi de «Aktarım» etiketi taşıyor ve öyle okunmalı.
Laboratuvar bulgularının genellenmesi de sınırlı. Gizli profil görevinde deneyi yapanların bildiği bir doğru cevap vardır; dükkân ile kurutma makinesi arasındaki seçimde yoktur. Yıllardır birlikte çalışan bir ağda aynı süreçlerin nasıl işlediği açık bir soru.
Tarafsızlığın kendisi de tartışmalı bir ideal. Schwarz'ın ve Kaner'in tanımları uygulayıcı kitaplarından geliyor; kanıt etiketi olarak «Uzman görüşü» düzeyinde kalıyor. Uygulayıcılar arasında, tarafsızlığın güç farkını görmezden gelebileceğini, odadaki en güçlü sesin karşısında tarafsız kalmanın o sesi güçlendirdiğini öne süren bir tartışma da var; Zonguldak'taki toplantı bu tartışmanın gündelik biçimidir. Tarafsızlığı konuyla sınırlayıp süreçte açık taraf tutmak bu tartışmaya bir cevaptır, ama o da bir uygulayıcı görüşüdür.
Kendin dene
Aklında kalsın
Konuya karşı tarafsızlık, kolaylaştırıcının görüşü olmaması değildir. Kolaylaştırıcının rolün araçlarını, yani sırayı, süreyi, onay sözcüklerini, özeti ve panoyu, kendi görüşünün hizmetine sokmamasıdır.
Grubun bütün üyelerinin kabul etmediği ya da kararda oyu olan bir kolaylaştırıcının tarafsızlığı, davranışı ne kadar özenli olursa olsun grubun gözünde zayıflar.
Kolaylaştırıcı süreçte taraf tutar: kimin dinlenmesi, hangi itirazın yazılması, kararın hangi kuralla verilmesi gerektiği konusunda açık ve gerekçeli bir görüşü vardır ve grup buna itiraz edebilir. Süreç kararları içeriği etkileyebilir; bu yüzden gerekçe her zaman süreç gerekçesi olmalıdır.
Görüş, söylenmediği hâlde sızar. Sızan bir cümleyi yakalamanın sorusu basittir: aynı cümleyi öteki seçeneği savunan biri için de söyler miydim?
Sonraki derse köprü
Kesitte Zozan kolaylaştırıcıya «sen bizden çok gördün» dedi; kolaylaştırıcıdan bir süreç değil, bir bilgi ve bir tavsiye istiyordu. Dakar'daki kooperatif de kolaylaştırıcıyı bilgisi için çağırmıştı. Bir grup kolaylaştırıcıdan tavsiye istediğinde, aslında başka bir yardım rolünü, uzman danışmanlığını, çağırıyor olabilir; bir kurum «atölye» isterken bir eğitim ya da bir koçluk da istiyor olabilir. M01-D04, dört yardım rolünü birbirinden ayırıyor ve şunu soruyor: bir kurum talebi hangi role aittir ve rollerin toplantının ortasında birbirine karıştığı an nereden tanınır?
Anlamadığın bir yer mi var?
Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.