M01-D01
Plan neden yapılır
Planlamanın kaynakları dağıtma, çatışmaları çözme ve geleceği öngörme işlevlerini açıklar.
Şehir ve Bölge Planlama Akademisi — M01, Planlama nedir · 2.029 kelime · 7 örnek durum · 4 kanıt kartı · ≈ 9 dk okuma · 14 dk dinleme
Dayanak: Belgelenmiş olgu: Wikipedia «1916 Zoning Resolution» ve «Village of Euclid v. Ambler Realty Co.»; Tartışmalı: Wikipedia «Zoning»; Usta görüşü: Wikipedia «Population projection». Hall (2014) okunmadı
Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Planlamanın üç işlevi var: kullanımlar arasındaki çatışmaları çözmek, ortak kaynakları dağıtmak ve geleceği öngörmek. New York'un 1916 imar kararı büyük yapıların sokaklara ışık ve hava ulaşmasını engellemesini durdurmak için çıkan ilk kent geneli bölgeleme düzenlemesiydi. Euclid davası 1926'da bölgelemenin kamu yararına dayandığı sürece mülk sahibinin kullanımını sınırlayabileceğini kabul etti. Bölgeleme dışlama için de kullanılabilir ve nüfus projeksiyonu yanlış çıkabilecek varsayımlara dayanır.
Açılış sahnesi
Belediyenin plan bürosundan Tarık Bey ofise bir rulo pafta getiriyor: ilçenin yeni nazım imar planının taslağı. Ilgın'dan Kestane Köyü'nün bulunduğu vadi için bir görüş isteniyor. Taslakta vadinin alt yamacı açık sarıya, konut alanına boyanmış; köy okulunun yarım kilometre ötesinde mor bir leke var, bir mermer işleme tesisi. Nazife Öğretmen paftayı görünce okulun bahçesinden çizginin ne kadar uzakta olduğunu parmağıyla ölçüyor. Aynı akşam Cevdet Bey ofise uğruyor ve masadaki paftaya bakıp bir soru soruyor: «Bunu neden bir plan karar veriyor? Herkes kendi tarlasına, kendi arsasına istediğini yapsa olmaz mı? Ben Sarıkaya'da kırk yıl oturdum, kimse bana sormadı.» Emre bir cevap vermeye hazırlanıyor, ama Ilgın onu durduruyor. Bu soru, diyor, bu akademinin ilk sorusu; acele etmeyelim.
Bu derste ne olacak
Bu akademi bir kentin ve bölgenin geleceğinin bir planla nasıl kararlaştırıldığını ve bu karara kimin katıldığını soruyor. İlk ders en temel soruyla başlıyor: plan neden yapılır? Planlamanın üç işlevini ayırıyoruz: birbirine zarar veren kullanımlar arasındaki çatışmaları çözmek, okul ve park gibi ortak kaynakları dağıtmak ve geleceği öngörmek. Önce New York'un 1916 tarihli imar kararını ve onu doğuran ışık ve hava kaygısını okuyoruz. Sonra arazi kullanımını bölgelere ayırmanın hukuki meşruiyetini kuran 1926 tarihli bir Amerikan yüksek mahkeme kararına bakıyoruz. Ardından bu bölgelemenin eleştirilerine, en son da geleceği öngörmenin aracı olan nüfus projeksiyonuna geçiyoruz.
Kural ne diyor
Programın dayanağı Hall'un «Cities of Tomorrow» kitabı; kitabı okumadık. Planlamanın işlevlerini dört ansiklopedi maddesinden aktarıyoruz: iki tarihsel olay, bir eleştiri ve bir yöntem. Örneklerin hepsi Amerika'dan; Türkiye'deki planlama sistemini bu modülün sonraki derslerinde kendi mevzuatından okuyacağız. Kestane vadisi, taslak plan ve mermer tesisi kurgu.
1916 kararı Cevdet Bey'in sorusuna ilk cevabı veriyor. Herkes kendi arsasına istediğini yaparsa bir arsa sahibinin kararı komşusunun ışığını, havasını, sokağını etkileyebilir. Plan, bir kişinin kararının başkasına yüklediği bedeli sınırlamak için var. Kestane'deki mermer tesisi aynı türden bir soru: tesisin tozu ve gürültüsü okulun bahçesine ulaşır mı?
Euclid davası planın öbür yüzünü gösteriyor: plan yalnız bir komşuyu korumuyor, bir mülk sahibinin kullanımını da sınırlıyor. Arazi şirketi değer kaybettiğini söyledi; mahkeme kamu yararının ağır bastığını söyledi. Kestane'nin vadisindeki tarla sahipleri de konut alanına dönüşen paftadan kazançlı, mermer tesisinin komşusu olacak okul ise kayıpta. Kimin kazancı kimin kaybıyla tartılacak? Bu soru bir sonraki dersin konusu.
Bu kart planın masum bir araç olmadığını hatırlatıyor. Uyumsuz kullanımları ayırmak bir okulu bir tesisin tozundan koruyabilir; ama aynı araç bir mahalleyi yoksullardan ya da göçmenlerden de «koruyabilir». Modesto örneği planlamanın ilk araçlarından birinin bir ayrımcılık aracı olarak doğduğunu gösteriyor. Kestane vadisindeki sarı konut lekesi kime açılacak, kime kapanacak? Plan bunu da belirliyor.
Bu kart planlamanın üçüncü işlevini, geleceği öngörmeyi, ve onun sınırını aynı anda veriyor. Kestane'nin okuluna yirmi yıl sonra kaç çocuk gelecek? Taslağın sarı lekesi bir nüfus artışı varsayıyor. Ama köyün nüfusu son yıllarda azalıyorsa, varsayım yanlışsa, sarı leke boş kalır ya da kente değil yalnızca rant için büyür.
Sahada
Ilgın Cevdet Bey'in sorusunu üç parçaya bölüyor ve her birini paftanın üzerinde bir renkle işaretliyor. Kırmızı çatışmalar için: mermer tesisi ile okul arasındaki yarım kilometre, vadinin dere yatağına inen konut lekesi. Mavi ortak kaynaklar için: okulun yanında bir park yeri, sarı lekenin içinde bir sağlık ocağı, ama ikisi de taslakta yok. Yeşil gelecek için: taslağın vadide öngördüğü nüfus. Selim taslağın açıklama raporunu buluyor; nüfus için bir sayı var, ama varsayımları yok.
Nazife Öğretmen okulun kayıtlarını getiriyor. Son on yılda öğrenci sayısı azalmış; köyden kente göç sürüyor. Ilgın taslağın sarı lekesinin bu eğilimin tersini varsaydığını not ediyor ve plan bürosuna bir soru yazıyor: projeksiyonun doğum, ölüm ve göç varsayımları neler?
Cevdet Bey'e cevabı Emre veriyor, bu kez acele etmeden: «Kendi arsana istediğini yaparsın, ama sizin apartmanın gölgesi komşunun bahçesine düşer, otoparkınızın arabaları okul yolunu doldurur, kirası da yükselince bakkal gider. Plan bunların hepsini tek tek pazarlık etmek yerine bir kerede, herkes adına karar vermeye çalışıyor.» Cevdet Bey ikna olmuş görünmüyor. «Herkes adına mı, kimin adına?» diye soruyor. Ilgın gülümsüyor; bir sonraki dersin sorusu bu.
Gri alan
Planın neden yapıldığına dair üç işlev, çatışma çözmek, kaynak dağıtmak ve geleceği öngörmek, açık görünüyor, ama her biri tartışmalı. Çatışma çözmede kimin zararının ölçüldüğü ve kimin zararının görmezden gelindiği bir tercih; okulun tozu ile tarla sahibinin kazancı aynı terazide nasıl tartılır, okuduğumuz kaynaklar söylemiyor. Bölgelemenin dışlama için de kullanıldığını Zoning maddesi gösteriyor; bir planın koruduğu ile dışarıda bıraktığı aynı çizginin iki yanı. Geleceği öngörmede projeksiyonun varsayımları belirsiz ve yanlış çıkabilir; yanlış bir varsayımla yapılan bir plan boş kalan konut alanları ya da yetersiz okullar üretebilir. Bir de Cevdet Bey'in sorusunun kendisi açık değil: planın yokluğunda, herkesin kendi arsasına istediğini yaptığı bir kent daha mı kötü olur, yoksa yalnızca farklı mı? Zoning maddesi bölgeleme kullanmayan büyük bir Amerikan kentinin, Houston'ın, varlığını not ediyor; bunun sonuçlarını bu derste okumadık. Son olarak, bu dersin bütün örnekleri Amerika'dan; Türkiye'deki planlama sisteminin ve hukukunun aynı mantıkla mı işlediği sonraki derslerin sorusu.
Yaygın yanlış«Plan yalnızca devletin mülk sahiplerine koyduğu bir yasaktır.»
1916 New York kararı bir mülk sahibinin kararının komşulara yüklediği bedeli, ışık ve hava kaybını, sınırlamak için çıktı; plan aynı zamanda bir korumadır.
Yaygın yanlış«Bölgeleme tarafsız bir teknik araçtır.»
Zoning maddesine göre tek kullanımlı bölgeleme yayılmaya ve ırk ayrımcılığına katkıyla eleştirildi ve Amerika'daki ilk resmî bölgeleme düzenlemesi bir göçmen grubunu sınırlamak için çıktı.
Yaygın yanlış«Plandaki nüfus sayısı gelecekte olacakları gösterir.»
Nüfus projeksiyonu varsayımlara dayanır ve bu varsayımlar yanlış olabilir.
Senin işinde
Bir planı okurken önce onun üç işlevini ayrı ayrı ara. Hangi çatışmaları çözüyor: hangi kullanımları birbirinden ayırıyor ve neden? Hangi ortak kaynakları dağıtıyor: okul, park, sağlık ocağı ve yol nereye konmuş, nereye konmamış? Hangi geleceği öngörüyor: nüfus kaç olacak ve bu sayı hangi doğum, ölüm ve göç varsayımlarına dayanıyor? Varsayımları açıklama raporunda bulamazsan plan bürosundan yazılı olarak iste. Planın çizdiği her yeni lekenin kime kazanç, kime yük getirdiğini bir tabloya yaz; kazananlar ile kaybedenler çoğu zaman aynı kişiler değildir. Uyumsuz kullanımlar arasındaki uzaklıkları ölç ve yetip yetmediğini sor. Bir kullanım ayrımının kimi korurken kimi dışarıda bıraktığını da düşün. Plan bir öngörüye dayanıyorsa, o öngörü tutmazsa ne olacağını da sor: boş kalan bir konut alanı, kalabalık bir okul. Plan bir kerede herkes adına karar verir; o «herkes»in içinde kimin olup olmadığını ayrıca sorgula.
Kendin dene
Aklında kalsın
Planlamanın üç işlevi var: kullanımlar arasındaki çatışmaları çözmek, ortak kaynakları dağıtmak ve geleceği öngörmek. New York'un 1916 imar kararı büyük yapıların sokaklara ışık ve hava ulaşmasını engellemesini durdurmak için çıkan ilk kent geneli bölgeleme düzenlemesiydi. Euclid davası 1926'da bölgelemenin kamu yararına dayandığı sürece mülk sahibinin kullanımını sınırlayabileceğini kabul etti. Bölgeleme dışlama için de kullanılabilir ve nüfus projeksiyonu yanlış çıkabilecek varsayımlara dayanır.
Sonraki derse köprü
Emre Cevdet Bey'e planın herkes adına bir kerede karar verdiğini söyledi; Cevdet Bey «kimin adına?» diye sordu. Euclid davasındaki mahkeme de kararını kamu yararına dayandırmıştı, ama kamu yararının ne olduğunu davanın koşullarına bıraktı. Kestane'de okulun tozu, tarla sahibinin kazancı ve köyden kente göç eden ailelerin yokluğu aynı paftada. Kamu yararı nedir, kim tanımlar ve farklı çıkarlar bir planda nasıl tartılır? M01-D02 kamu yararı kavramını ele alıyor.
Kendini sına
Soru 1 · Kavram
Uyumsuz kullanım nedir?
- A) İmar planında rengi yanlış boyanmış bir alan.
- B) Birbirinin yanında bulunduğunda gürültü, toz, tehlike ya da trafik yoluyla birbirine zarar veren arazi kullanımları.
- C) Bir yapının ruhsatsız bölümü.
- D) Kullanılmayan bir arazi.
Cevap: B. Tek kullanımlı bölgelemenin temel amacı bu tür kullanımları coğrafi olarak birbirinden ayırmaktır.
Soru 2 · Kanıt
New York'un 1916 tarihli imar kararı esas olarak ne için kabul edilmiştir?
- A) Kentin nüfusunu azaltmak için.
- B) Kentin bütün yapılarına bir yükseklik sınırı koymak için.
- C) Büyük yapıların aşağıdaki sokaklara ışık ve hava ulaşmasını engellemesini durdurmak için.
- D) Kentte sanayiyi yasaklamak için.
Cevap: C. Karar yükseklik sınırı koymadan geri çekilmeler ve parselin yüzde 25'iyle sınırlı kuleler yoluyla yapı kütlesini düzenledi.
Soru 3 · Senaryo
Bir taslak plan bir köy okulunun yarım kilometre ötesine bir mermer işleme tesisi, vadinin alt yamacına da bir konut alanı koyuyor. Açıklama raporunda vadi için bir nüfus sayısı var, ama varsayımları yok; okulun öğrenci sayısı ise son on yılda azalmış. Bir danışman plan bürosuna nasıl bir görüş vermeli?
- A) Planı olduğu gibi onaylamak.
- B) Planın yalnızca renklerini düzeltmek.
- C) Konut alanını iki katına çıkarmayı önermek.
- D) Tesis ile okul arasındaki uzaklığın toz ve gürültü için yeterliliğini sormak, konut alanına park ve sağlık ocağı gibi donatı eklenmesini önermek, nüfus projeksiyonunun doğum, ölüm ve göç varsayımlarını istemek ve azalan öğrenci sayısı ile varsayılan artış arasındaki çelişkiyi belirtmek.
Cevap: D. Görüş planın üç işlevini, çatışma çözmeyi, kaynak dağıtmayı ve öngörmeyi, ayrı ayrı sınamalıdır.
Soru 4 · Tuzak
Bir tarla sahibi «Plan arazimi konut alanı yaptı; bu herkes için iyi, çünkü yeni evler demek» diyor. Bu yargıda gözden kaçan nedir?
- A) Bir planın bir mülk sahibine kazanç getirirken başkalarına, örneğin bir okula ya da komşulara, yük getirebileceği; planın öngördüğü nüfusun yanlış varsayımlara dayanabileceği ve bir bölgelemenin kimilerini dışarıda bırakabileceği.
- B) Konut alanlarının hiçbir zaman yararlı olmadığı.
- C) Tarlaların asla konut alanı yapılamayacağı.
- D) Planların hiçbir mülk sahibine kazanç getirmediği.
Cevap: A. Tuzak bir kişinin kazancını kamu yararıyla eşitlemek; plan kazananlar ile kaybedenleri birlikte üretir.
Anlamadığın bir yer mi var?
Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.