İçeriğe geç

M01-D02

Kamu yararı

Kamu yararı kavramını ve planlamada farklı çıkarların nasıl tartıldığını tartışır.

Şehir ve Bölge Planlama Akademisi — M01, Planlama nedir · 2.008 kelime · 7 örnek durum · 3 kanıt kartı · ≈ 9 dk okuma · 13 dk dinleme

Dayanak: Mevzuat: 3194 sayılı İmar Kanunu, madde 1 ve madde 3; Usta görüşü: Büyükvelioğlu (2023), Sketch 5(1), imar hukuku ve şehircilik ilkeleri; Wikipedia «Susan Fainstein»; Tartışmalı: Wikipedia «Public interest». Fainstein (2010) okunmadı · Mevzuat son kontrol: 30 Ekim 2026

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

İmar Kanunu'nun amaç maddesi yerleşmelerin plan, fen, sağlık ve çevre şartlarına uygun oluşmasını ister; genel esas maddesine göre bir arazi plan esaslarına aykırı amaçlarla kullanılamaz. Büyükvelioğlu'nun notuna göre imar planları yargıda kamu yararına uygunluk ve üstün kamu yararı ölçütleriyle denetlenir, ama kamu yararı mevzuatta açıkça tanımlanmamıştır. Kamu yararı çıkarların toplamı ya da kim olacağını bilmeden verilecek bir karar olarak tanımlanabilir. Fainstein'a göre adil bir kent eşitliği, demokrasiyi ve çeşitliliği gözetir ve çatışmada eşitlik öne çıkmalıdır.

Açılış sahnesi

Tarık Bey taslağın savunmasını belediyeden getiriyor. Mermer işleme tesisi ilçeye yüz kişilik bir istihdam getirecek; vadinin konut alanı köyden kente göçü durdurmak için. Plan bürosu ikisini de kamu yararı diye yazmış. Nazife Öğretmen okulun bahçesindeki çocukları düşünüyor: tesisin tozu da onların sağlığı da kamunun değil mi? Vadinin tarla sahiplerinden biri ofise telefon edip planın değişmemesini istiyor; arazisinin değeri birkaç kat artacak. Feyza Hanım ise başka bir şey fark ediyor: sarı konut lekesinin içinde köyün eski taş değirmeni kalıyor ve paftada hiçbir işaret yok. Ilgın masaya bir kâğıt koyup üç sütun çiziyor: kim kazanıyor, kim kaybediyor, kim hiç sorulmadı. Cevdet Bey'in geçen dersteki sorusu kâğıdın başında duruyor: kimin adına?

Bu derste ne olacak

Önceki ders planın üç işlevini ayırdı ve planın herkes adına karar verdiği iddiasını bir soruyla bitirdi. Bu ders o «herkes»i, yani kamu yararını ele alıyor. Önce Türkiye'de imar planlarının dayandığı temel kanunun amaç ve genel esas hükümlerini okuyoruz. Sonra Türk idari yargısının imar planlarını kamu yararına uygunluk ölçütüyle nasıl denetlediğini anlatan bir şehir plancısının teknik notuna geçiyoruz. Ardından kamu yararının nasıl tanımlanacağı üzerine farklı görüşleri ve Susan Fainstein'ın adil kent kuramını alıyoruz. Sonunda Kestane'nin taslağı için Ilgın'ın üç sütununu dolduruyoruz.

Kural ne diyor

Programın dayanakları Fainstein'ın «The Just City» kitabı ve İmar Kanunu'nun amaç maddesi. Kitabı okumadık; Fainstein'ın kuramını bir ansiklopedi maddesinden aktarıyoruz. Kanunun metnini resmî mevzuat sitesindeki güncel metnin kütüphanemizdeki kopyasından, künyedeki tarihte okuduk. Danıştay kararlarını kendimiz okumadık; onları bir plancının teknik notundan ikinci elden aktarıyoruz. Taslak plan, tesis ve değirmen kurgu.

İki madde kısa ve dikkat çekici bir şey söylüyor: kanunun amaç maddesi «kamu yararı» kelimesini hiç kullanmıyor. Amacı plan, fen, sağlık ve çevre şartlarına uygun bir yerleşme olarak tarif ediyor. Kestane'nin taslağı için iki kelime öne çıkıyor: sağlık ve çevre. Mermer tesisinin okula yakınlığı bir sağlık sorusu; konut alanının dereye kadar uzanması bir çevre sorusu. Madde 3 ise planın bağlayıcılığını kuruyor: bir arazi planın gösterdiğinden başka bir amaçla kullanılamaz. Planın neyi gösterdiği bu yüzden bu kadar önemli.

Not Kestane'nin tartışmasına bir boşluk ekliyor. Belediye taslağın iki kararını da kamu yararı diye savunuyor ve bir itiraz mahkemeye giderse yargı da aynı ölçütle bakacak. Ama kavramın tanımı mevzuatta yok; içini bilirkişiler ve mahkemeler, olaydan olaya dolduruyor. Notun ilkeler listesi bir başlangıç veriyor: sağlıklı kentleşme okulun tozunu, halkın katılımı köylülerin sesini, ölçülülük tarla sahibinin mülkiyetini masaya getiriyor.

Maddenin iki yaklaşımı Ilgın'ın üç sütununu farklı biçimde dolduruyor. Toplama yaklaşımıyla bakarsak tesisin yüz işi ve tarla sahiplerinin kazancı, okulun birkaç düzine çocuğunun tozdan zararına ağır basabilir. Bilgisizlik peçesiyle bakarsak soru değişiyor: Kestane'de kim olacağını bilmeden, belki okul bahçesindeki bir çocuk, belki tesiste çalışan bir işçi, belki tarla sahibi, bu taslağı seçer miydin?

Fainstein'ın ölçütü Ilgın'ın üçüncü sütununa ağırlık veriyor. Taslağın kazananları tarla sahipleri ve tesisin yatırımcısı; kaybedenleri okul ve dere; hiç sorulmayanlar ise köyden göçmüş aileler ve okulun çocukları. Fainstein'a göre katılım tek başına yetmez; toplantıya gelen tarla sahipleri ile gelemeyen çocuklar eşit değil. Çatışmada eşitlik ağır basacaksa, okulun tozu tesisin işinden önce tartılmalı. Bu, Fainstein'ın kuramının Kestane'ye uygulanması; bizim yorumumuz.

Sahada

Ilgın üç sütunu dolduruyor. Kazananlar: vadinin tarla sahipleri, tesisin yatırımcısı, tesiste iş bulacak olanlar. Kaybedenler: okulun çocukları ve öğretmenleri, dere, köyün taş değirmeni. Hiç sorulmayanlar: köyden kente göçmüş ve belki dönecek aileler, okulun çocukları, dereden su alan alt köyler. Selim çocukların iki sütunda birden olduğunu fark ediyor: hem kaybedenler hem hiç sorulmayanlar.

Feyza Hanım değirmeni yerinde görüyor ve fotoğraflıyor. Değirmen tescilli değil, ama yüzyıllık bir yapı olabilir. Bir kamu yararı bunu da kapsar mı? Ilgın değirmeni görüş yazısına bir koruma önerisi olarak ekliyor ve tescil durumunu soruyor. Tarla sahibi ikinci kez telefon ettiğinde Emre ona açıkça söylüyor: görüş yazısı arazinin değerini değil, planın kamu yararına uygunluğunu tartıyor.

Ilgın görüş yazısını kanunun amaç maddesindeki iki kelimeyle kuruyor: sağlık ve çevre. Tesisin okula uzaklığını sağlık, konut lekesinin dere yatağına inmesini çevre başlığı altına yazıyor. Kamu yararının tanımlanmamış olduğunu biliyor; bu yüzden her itirazı kanunun ve şehircilik ilkelerinin bir kelimesine bağlıyor. Fainstein'ın eşitlik ölçütünü ise yazının sonuna, belediye meclisine bir soru olarak koyuyor: bu taslak en az söz hakkı olanlara ne veriyor?

Gri alan

Kamu yararı planlamanın en temel kavramı, ama en tartışmalı kavramlarından da biri. Büyükvelioğlu'nun notuna göre mevzuatta tanımı yok ve içi mahkemelerde, bilirkişilerin ve hâkimlerin olaydan olaya değerlendirmesiyle doluyor; bunun bir esneklik mi, yoksa bir belirsizlik mi olduğu açık değil. Kamu yararı maddesindeki iki yaklaşım farklı sonuçlar veriyor: çıkarların toplamı kalabalık bir grubun küçük kazancını az sayıda kişinin büyük zararına tercih edebilir, bilgisizlik peçesi ise herkesin aynı düşünce deneyini yapmasını varsayıyor. Fainstein'ın eşitlik önceliği bir değer tercihi; bütün plancılar bunu paylaşmaz ve büyüme odaklı bir belediye istihdamı öne çıkarabilir. Bu derste Danıştay kararlarını kendimiz okumadık; notun aktardığı ölçütlerin hangi kararlardan geldiğini bilmiyoruz. Bir de dürüst bir sınır var: Ilgın'ın görüş yazısı bir danışman görüşü, bir karar değil; kamu yararını sonunda meclis ve, bir itiraz olursa, yargı tanımlayacak.

Yaygın yanlış«Bir kararı kamu yararı diye yazmak onu kamu yararına uygun yapar.»
Doğrusu

Büyükvelioğlu'nun notuna göre Danıştay planları kamu yararına uygunluk ölçütüyle denetler; bir planın kendi gerekçesinde kamu yararı demesi yargının değerlendirmesinin yerini tutmaz.

Yaygın yanlış«Planın değerini artırdığı mülk sahiplerinin kazancı kamu yararıdır.»
Doğrusu

Bir kişinin ya da bir grubun kazancı ile toplumun bütününün refahı aynı şey değil; kamu yararı maddesi kavramın nasıl tanımlanacağının kendisinin tartışmalı olduğunu gösteriyor.

Yaygın yanlış«Herkes toplantıya çağrıldıysa plan adildir.»
Doğrusu

Fainstein'a göre katılım süreçleri aktörler arasındaki yapısal eşitsizlikleri çözemez ve adil sonuçları tek başına garanti etmez.

Senin işinde

Bir planı kamu yararı açısından değerlendirirken onun gerekçesinde geçen «kamu yararı» ifadesiyle yetinme. Bir kâğıda üç sütun çiz: plandan kim kazanıyor, kim kaybediyor ve kim hiç sorulmadı. Aynı kişinin birden çok sütunda olup olmadığına bak. Her itirazını İmar Kanunu'nun amaç maddesindeki plan, fen, sağlık ve çevre şartlarına ya da şehircilik ilkelerinden birine, sağlıklı kentleşme, bilimsellik, katılım, ölçülülük, bağla; kamu yararı mevzuatta tanımlanmadığı için yargı da bu ilkelerle bakar. Bir mülk sahibinin değer kazancını kamu yararıyla karıştırma; ikisini ayrı satırlara yaz. Planın görmediği şeyleri, tescilsiz bir değirmeni, bir dereyi, bir okulun bahçesini, paftaya işaretle. Katılım toplantısına kimin gelemediğini sor ve onların sesini başka bir yoldan, bir okul toplantısıyla ya da bir muhtar görüşmesiyle, topla. Kendi görüşünün bir danışmanlık olduğunu ve kararı meclisin vereceğini unutma; ama soruyu açık ve yazılı sor.

Kendin dene

Aklında kalsın

İmar Kanunu'nun amaç maddesi yerleşmelerin plan, fen, sağlık ve çevre şartlarına uygun oluşmasını ister; genel esas maddesine göre bir arazi plan esaslarına aykırı amaçlarla kullanılamaz. Büyükvelioğlu'nun notuna göre imar planları yargıda kamu yararına uygunluk ve üstün kamu yararı ölçütleriyle denetlenir, ama kamu yararı mevzuatta açıkça tanımlanmamıştır. Kamu yararı çıkarların toplamı ya da kim olacağını bilmeden verilecek bir karar olarak tanımlanabilir. Fainstein'a göre adil bir kent eşitliği, demokrasiyi ve çeşitliliği gözetir ve çatışmada eşitlik öne çıkmalıdır.

Sonraki derse köprü

Ilgın'ın görüş yazısı bir mimarlık ofisinden çıkıyor, ama taslağı belediyenin plan bürosundaki şehir plancıları hazırladı ve onaylayacak olan meclis. Kestane'nin planını kim çizer, kim imzalar, kim onaylar ve bir mimarın görüşü ile bir şehir plancısının imzası arasındaki fark nedir? M01-D03 şehir plancısının işini, meslek odasını ve yetki alanını ele alıyor.

Kendini sına

Soru 1 · Kavram

Üstün kamu yararı kavramı neyi ifade eder?

  • A) Bir mülk sahibinin en yüksek kazancını.
  • B) Bir belediyenin en büyük projesini.
  • C) Birbiriyle çatışan kamu yararları arasında ağır basanı.
  • D) Bir planın en uzun maddesini.

Cevap: C. Büyükvelioğlu'nun notuna göre Danıştay imar planlarını kamu yararına uygunluk ve üstün kamu yararı kavramlarıyla değerlendirir.

Soru 2 · Kanıt

İmar Kanunu'nun amaç maddesi kanunun amacını nasıl tanımlar?

  • A) Yerleşme yerleri ile bu yerlerdeki yapılaşmaların plan, fen, sağlık ve çevre şartlarına uygun oluşmasını sağlamak olarak.
  • B) Arazi değerlerini artırmak olarak.
  • C) Kentlerin nüfusunu azaltmak olarak.
  • D) Kamu yararını tanımlamak olarak.

Cevap: A. Madde «kamu yararı» kelimesini kullanmaz; amacı plan, fen, sağlık ve çevre şartlarına uygunluk olarak koyar.

Soru 3 · Senaryo

Bir kasabanın yeni planı ilkokulun yakınına bir sanayi tesisi koyuyor ve bir vadiyi konut alanına açıyor. Belediye iki kararı da kamu yararı diye savunuyor; tarla sahipleri memnun, okul kaygılı, köyden göçmüş aileler hiç sorulmamış. Bir danışman nasıl bir görüş yazmalı?

  • A) Tarla sahiplerinin memnuniyetini kamu yararı saymak.
  • B) Kim kazanıyor, kim kaybediyor ve kim sorulmadı diye üç sütun çıkarmak, itirazları kanunun amaç maddesindeki sağlık ve çevre şartlarına ve şehircilik ilkelerine bağlamak, değer kazancını kamu yararından ayırmak ve meclise en az söz hakkı olanlara ne verildiğini sormak.
  • C) Belediyenin gerekçesini olduğu gibi kabul etmek.
  • D) Kararı tamamen yargıya bırakıp görüş yazmamak.

Cevap: B. Kamu yararı mevzuatta tanımlı olmadığı için itirazlar kanunun ve şehircilik ilkelerinin somut kelimelerine bağlanmalı; katılmayanların sesi ayrıca aranmalıdır.

Soru 4 · Tuzak

Bir meclis üyesi «Bu planın kazananları kaybedenlerinden çok daha kalabalık; demek ki kamu yararına uygundur» diyor. Üyenin hesabı neyi saymıyor?

  • A) Kaybedenlerin her zaman daha kalabalık olduğu.
  • B) Planların kazanan üretmediği.
  • C) Kamu yararının her zaman oylamayla belirlendiği.
  • D) Çıkarların toplamının kamu yararını tanımlamanın yalnızca bir yolu olduğu; az sayıdaki kişinin büyük zararının, örneğin çocukların sağlığının, toplamda görünmez kalabileceği ve Fainstein'ın eşitlik ölçütüne göre en az söz hakkı olanların ayrıca tartılması gerektiği.

Cevap: D. Tuzak kamu yararını bir sayım sanmak; kimin ne kaybettiği de en az kimin kazandığı kadar önemlidir.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Bu sayfa hakkında ne düşünüyorsun?