Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- Yapım şirketi projeyi bulur, geliştirir, hakkını alır, parasını toplar, ekibini kurar, çeker, teslim eder ve dağıtıma ulaştırır.
- Şirket aynı anda birkaç projeyi yürütür; proje listesi riskini dağıtır.
- Geliştirme şirketin parasıyla yapılır ve çoğu proje çekilmez.
- Geri bırakılan bir proje başka bir şirkette yaşayabilir.
- Hak zinciri belgeye dayanır.
- Finansman planı boş satırlarıyla da konuşur.
- Bitmiş film şirketin kataloğunda yaşamayı sürdürür.
- Okuma zinciri büyük şirkette uzun, küçük şirkette kısadır.
- Hatırlatma tek ve kısa olur; bekleyiş sıradaki adresi araştırmanın zamanıdır.
- Kurallar değişir; güncelini resmî bir kaynakta ve bir hukukçuyla sına.
- Burcu'nun denemesi: Yağhane ikinci sütunda; hak sekmesinde cevap sayfası boş; finansman tablosunun rakam sütunu boş.
- Emre'nin denemesi: hatırlatma gönderildi; kayıtta henüz cevap yok.
Açılış sahnesi
Ofis bir apartmanın üçüncü katında, iki oda. Kapıda küçük bir pirinç levha var, üstünde şirketin adı. Burcu zili çalmadan kapı açılıyor. Karşısında elinde bir klasörle Gülnur duruyor.
«Yapımcı bey telefonda,» diyor. «Siz buraya oturun.»
Burcu'nun karşısındaki duvarın tamamı mantar pano. Üstüne sütun sütun kartlar iğnelenmiş. Her sütunun başında el yazısıyla tek kelime: bulundu, geliştiriliyor, para aranıyor, çekimde, bitti. Yağhane'nin kartı ikinci sütunda. Altında küçük bir not: «aile — yazılı anlaşma var.»
Burcu kartları okuyor. Yağhane'nin yanında başka adlar da var. Bir belgesel, bir çocuk filmi, adını hiç duymadığı bir roman. İlk sütunda üstü çizilmiş bir kart duruyor. Son sütunda yalnız iki kart var.
«Hepsi aynı anda mı yürüyor?» diye soruyor Burcu.
Gülnur klasörü masaya bırakıyor. «Yürüyenler de var, bekleyenler de. Bu panoda bir kart her hafta yer değiştirmez.»
Yan odadan yapımcının sesi geliyor. Bir tarih soruyor, bir adı tekrar ediyor. Sonra kapı kapanıyor.
Burcu kendi kartına bir kez daha bakıyor. Aylardır aklının en büyük kısmı bu metindeydi. Şirket ise o metni bir duvarın ortasında, başka işlerin arasında taşıyor.
Bir yapım şirketi bir senaryoyu tek başına değil, aynı anda yürüttüğü projelerin arasında taşır; yazarın metni o yolun bir aşamasıdır.
Bu derste ne olacak
Yağhane'yi yapımcının panosu üzerinden izleyeceğiz. Bir şirketin projeyi nasıl bulduğuna ve neden geliştirdiğine bakacağız. Hakların şirkete nasıl geçtiğini Yağhane'nin klasöründen okuyacağız. Paranın nereden arandığını, ekibin hangi sırayla kurulduğunu konuşacağız. Çekimin, teslimin ve dağıtımın şirkete yüklediği işleri göreceğiz. Bitmiş bir filmin şirkette nasıl yaşamaya devam ettiğini de soracağız. Sonra Emre'nin Nöbet'ine döneceğiz: bir dosya bir şirketin kapısından girince kimin eline düşer? Beklerken yazarın elinde ne kalır? Kararlar deneme; şirketin bütün iç işleyişi de bir örnek, bir kural değil. Filmler bir barmenden, bir vampir romanından, bir festival terasından, bir çamaşırhaneden ve bir gece yarısı seansından geliyor.
Sıfır noktası
Yapım şirketi, filmleri ve dizileri ortaya çıkaran işletmedir. Bir fikri bulur, onu yazdırır, hakkını alır. Parayı toplar, ekibi kurar, çekimi yürütür. Bitmiş filmi teslim eder ve dağıtıma ulaştırır. Bunların hepsini kendisi yapmaz. Ama her birinden sorumludur.
Şirketlerin büyüklüğü çok farklıdır. Bazısı yüzlerce kişinin çalıştığı bir binadır. Bazısı iki odalık bir ofistir. Yağhane'nin şirketi ikincisinden. Yapımcı şirketin sahibi. Gülnur ise ofisin sürekli tek çalışanı. Gerisi proje geldikçe gelir, proje bitince gider.
Bir şirketin elinde çoğu zaman tek proje olmaz. Aynı anda birkaç işi yürütür. Bunun bir nedeni zamandır. Bir film fikirden perdeye uzun bir yoldan geçer. Tek bir projeye bağlı kalan şirket, o proje durunca durur. Öbür nedeni risktir. Geliştirilen projelerin çoğu hiçbir zaman çekilmez. Şirket bunu bilir ve listesini buna göre kurar.
Yazar için bu ilk bakışta kırıcıdır. Yazar kendi metnini tek ve özel bir şey olarak bilir. Şirketin duvarında ise o metin bir karttır. Ama bu bir küçümseme değil. Şirketin her kararını o duvarı düşünerek verdiğini gösterir. Bir yapımcı Yağhane için bir hafta beklerse, belki başka bir kart o hafta öne geçmiştir.
Şirketin yolu kabaca aynı aşamalardan geçer. Önce proje bulunur ve geliştirilir. Sonra hakları alınır, parası aranır. Ekip kurulur, çekim yapılır. Film teslim edilir ve seyirciye ulaştırılır. Bu sıra her projede aynı işlemez. Hak çoğu zaman en başta alınır. Para bazen ekipten sonra gelir, çünkü para veren ekibi görmek ister. Panonun sütunları bir harita, bir kanun değil.
Yazar bu yolu neden bilmeli? Çünkü her aşama senaryoya yeni bir soru sorar. Hak aşaması kaynağa ne kadar bağlı kalındığını sorar. Para aşaması sahnelerin maliyetini sorar. Ekip aşaması yönetmenin gözünü getirir. Dağıtım aşaması seyirciyi sorar. Yazar bu soruları tanırsa, gelen notun hangi sütundan geldiğini de tahmin eder. Bir not bazen yalnız bir sahneye değil, bir tablonun boş satırına bakar.
Şirketin bir de adı vardır. Her yeni proje o adın altına girer. Kötü yönetilen bir çekim, ödenmeyen bir borç, yarım kalan bir teslim şirketin sonraki işini de etkiler. Yapımcı bu yüzden bazen yazara temkinli görünür. Temkinin bir kısmı senaryoya değil, şirketin adına aittir.
Bu aşamaların kuralları da ülkeye, mecraya ve yıla göre değişir. Destek koşulları, sözleşme alışkanlıkları, teslim biçimleri sabit değildir. Bu dersteki her ayrıntıyı bir başlangıç say. Gerçek bir projede güncel olanı resmî bir kaynakta ara, bir hukukçuya da sor.
Mekanizma
Bulmak
Gülnur'un panosu bu listenin görünen hâli. Kartların yan yana durması rastgele değil. Bir belgesel küçük bir parayla çekilebilir. Bir çocuk filmi bir yayıncının ilgisini çekebilir. Yağhane ise uzun bir geliştirme ister. Bir proje beklerken öbürü yürür.
Proje şirkete pek çok yoldan gelir. Bir yazar bir senaryo getirir. Bir yapımcı bir kitap okur. Bir haber, bir oyun, bir festivalde görülen kısa bir film. Gülnur, Yağhane'nin nasıl geldiğini anlatıyor. Yapımcı romanı yıllar önce bir sahafta bulmuş. Kitap rafta durmuş. Sonra ailenin izini sürmüş. Hakları aldıktan sonra bir yazar aramış.
Panoya her kart girmiyor. Gülnur'un masasına haftada birkaç öneri geliyor. Bir kısmı şirketin çizgisine uymuyor: büyük bir aksiyon filmi, pahalı bir dönem dizisi. Bir kısmı uyuyor ama zamanı yanlış. Şirket o sırada başka bir köy hikâyesi geliştiriyorsa ikincisine yer açmaz. Bir metnin iyi olması onu panoya sokmaya yetmez. Şirketin o metni taşıyabileceği de görülmeli.
Geliştirmek ve bırakmak
Geliştirme, bir fikrin çekime hazır bir metne dönüştüğü dönemdir. Bu dönemin bütün harcaması şirkete aittir. Yazarla anlaşma, hakkın bedeli, okumalar, toplantılar. Film yapılmazsa bu harcama çoğu zaman geri gelmez.
Burcu ile yapımcı arasında bir geliştirme anlaşması yazıya geçmiş. Yağhane'nin kartı bu yüzden ikinci sütunda. Ama ilk sütundaki çizili kart da bir zamanlar orada durmuştu.
Gülnur çizili kartı gösteriyor. Bir öykü uyarlamasıymış. Yazar iki taslak yazmış. Sonra şirket aynı yıl iki büyük projeyi birden taşıyamayacağını görmüş. Proje bırakılmış ve başka şirketlere açılmış. Henüz alan çıkmamış. Gülnur kartı panodan sökmemiş. «Bir gün başkası çekerse kimin elinden geçtiğini bilelim,» diyor.
Hak
Klasörün ilk sekmesi hak sekmesi. Romanın hakları hâlâ Ferhunde Hanım'ın ailesinin elinde. Şirketle aile arasındaki anlaşmanın aslı bu ofiste duruyor. Burcu'da yalnız bir kopyası vardı. Hak zinciri burada başlıyor: aile, anlaşma, şirket.
Bir sayfa daha var. Burcu'nun kapağında romancının adı eksiksiz yazıyor. Aile buna telefonda onay vermişti. Burcu bunun yazılı hâlini istemişti. Gülnur sekmeyi açıyor. Aileye bir yazı gitmiş. Cevap sayfası henüz boş.
Anlaşmanın türünü ve koşullarını Burcu sormuyor. Onlar şirketle ailenin arasında. Burcu'nun bilmesi gereken daha dar: kendi taslağının bu anlaşmanın içinde kaldığı ve kapağa yazılacak adın neye dayandığı. Bir şirket bir eserin hakkını farklı yollardan alabilir. Önce bir opsiyonla bekleyebilir, sonra satın alabilir. Hangi yolun seçildiğini sözleşme söyler. Sözleşmenin ne dediğini de bir hukukçu okur.
Para
Gülnur ikinci sekmeyi açıyor. Bir tablo. Rakam sütunları boş, yalnız satır başlıkları dolu. Bir kamu desteği başvurusu. Aranan bir ortak yapımcı. Şirketin kendi payı. Bir yayın ya da dağıtım anlaşması için boş bir satır.
Burcu tabloya uzun bakıyor. Her satır ayrı bir kapının önünde bitiyor. Kamu desteği bir başvuru dosyası ister. Ortak yapımcı kendi ülkesinin ya da kendi şirketinin çıkarını sorar. Dağıtımcı seyirciyi sorar. Her kapı senaryoyu bir kez daha okutacak.
«Bu tabloda ben neredeyim?» diye soruyor Burcu. Gülnur tablonun üstündeki başlığı gösteriyor: Yağhane. «Her satırın ilk istediği sizin dosyanız.» Başvuru dosyasına senaryo girecek. Ortak yapımcı önce senaryoyu okuyacak. Yazar tabloda kendi satırını bulamaz; bütün satırlar onun kâğıdıyla başlar.
Ekip, çekim, teslim, dağıtım
Ekip bir sırayla kurulur. Yağhane'de ilk boşluk yönetmen. Yapımcı birkaç adı tartıyor, henüz kimseyi söylemedi. Yönetmen gelince oyuncular ve bölüm başkanları onun çevresinde toplanır. Para verenler çoğu zaman bu adları görmek ister.
Yönetmenin gelişi Burcu için de bir dönemeç. Yönetmen senaryoyu kendi gözüyle okuyacak, kendi notlarını getirecek. Yağhane'nin kararları onunla bir kez daha tartılacak. Yazar bu konuşmada masada mı olacak, notları yapımcıdan mı dinleyecek? Bunu anlaşma ve ilişki belirler.
Çekim başladığında şirket her gün sette parayı ve takvimi izler. Hava bozulur, bir oyuncu hastalanır, bir mekân son anda vazgeçer. Sorumluluk şirkettedir. Çekim bitince de iş bitmez. Şirket filmi bir teslim listesiyle dağıtımcıya verir. Görüntü, ses, altyazı, belgeler, hak kâğıtları. Eksik bir kâğıt filmi kapıda bekletebilir. Dağıtım ise filmi salonlara, kanallara, platformlara taşır.
Uzun vade
Son sütundaki iki kart şirketin kataloğu. Biri bir ilk uzun metraj. Gülnur ondan hâlâ söz ediyor. Geçen ay bir sinema kulübü göstermek istemiş. Bir okul da bir kopya sormuş. Her istekte sözleşmeye bakıyor, hangi hakkın şirkette kaldığını yokluyor. Bir film bitince şirketin işi azalır. Ama hiçbir zaman sıfırlanmaz.
Kapıdan girmek
Akşam atölyede Emre her şeyi tek tek soruyor. Nöbet'in gönderim kaydı hâlâ aynı: cevap bekleniyor.
Burcu, Gülnur'dan duyduğunu aktarıyor. O ofiste zincir kısa. Gelen metni önce Gülnur açıyor. İlk sayfaları okuyor, şirketin listesine uyup uymadığına bakıyor. Uyuyorsa sonuna kadar okuyup bir not yazıyor. Not yapımcıya gidiyor. Nöbet'in gittiği şirketin bir geliştirme bölümü var. Orada zincir daha uzun olabilir. Bir okur, bir rapor, bir toplantı, bir karar.
Emre bekleme süresini yeniden hesaplıyor. Şirket bir süre yazmamıştı. Uzun bir ara geçti. Tek bir kısa hatırlatma yazıyor: hangi taslağın, hangi gün gittiği. Hikâyeyi anlatmıyor, cevap istemiyor. Gönderip kayda bir satır ekliyor. Cevap sütunu yine boş.
Sonra defterinin boş bir sayfasına iki kelime yazıyor: sıradaki adres. Gülnur'un panosunu düşünüyor. Bir şirketin listesi onun neyi taşıyabileceğini söylüyordu. Emre Nöbet'i gönderdiği şirketin bitmiş filmlerine hiç bakmamıştı. Adresi bir festival kataloğundan almıştı. Şimdi başka şirketlerin filmlerini yazmaya başlıyor. Hangisi küçük, sabırlı aile dramları yapmış? Hangisinin listesinde bir hastane gecesi yer bulabilir?
Filmlerden okuma
Usta katmanı
Şirketin listesini öğren. Bir şirkete metin göndermeden önce bitmiş filmlerine ve duyurduğu projelere bak. Metnin o listenin neresine oturacağını kendine sor.
Evet bir aşamadır. Bir şirketin evet demesi metnin geliştirmeye girdiğini söyler. Çekileceğini söylemez. Anlaşmayı imzaladıktan sonra da bekleyişe hazır ol.
Hak sekmesini gör. Uyarlama yazıyorsan hak belgesinin bir kopyasını iste. Kendi işinin hangi kâğıda dayandığını bil. Hukuki yorumu sen yapma, bir hukukçuya sor.
Boş satırları oku. Finansman planındaki boş satırlar sana gelecek notları haber verir. Bir yayın satırı boşsa, bir gün bir kanal metnin süresini sorabilir.
Yönetmenin gelişine hazırlan. Yönetmen geldiğinde senaryo bir kez daha okunur. Onun sorularını korkuyla değil, merakla karşıla. Metni savunacağın yerleri önceden bil.
Geri bırakılan projeyi kaybedilmiş sayma. Bir şirketin bıraktığı proje başka bir şirkette yaşayabilir. Taslaklarını, notlarını, hak durumunu düzenli tut.
Kataloğu düşün. Bir film yıllarca gösterilir. Senin adının jenerikte nasıl yazıldığı, hangi hakların sende kaldığı, o yıllar boyunca önemlidir.
Okuma zincirini tahmin et. Gönderdiğin metni ilk kim açacak? Büyük bir şirkette bir okur, küçük bir şirkette sahibin yanındaki tek kişi. İlk sayfalarını o kişi için de yaz.
Ön yazıyı kısa tut. Şirketin istediği belgeyi gönder, istemediğini gönderme. Hikâyeyi gövdede anlatma.
Hatırlatmayı bir kez yaz. Şirket bir süre bildirdiyse o süreyi bekle. Bildirmediyse epey bekle, sonra kısa bir not yaz; ikincisini yazma. Sonra bekleme kaydını kapat ve sıradaki adrese geç.
Bekleyişte boş durma. Bir metin bir şirkette beklerken yeni bir metin yaz. Tek bir cevaba bağlı kalan yazar, o cevap gecikince durur.
Şirketin takvimini kendi takvimin sanma. Senin bir haftan şirketin panosunda bir kartın yerinden kıpırdamamasıdır. Bu bir ilgisizlik işareti olmayabilir.
Yapımcının sesinin arkasındaki şirketi gör. Telefondaki ses bir kişinin sesidir. Ama söylenen her şey bir şirketin borcunu, adını ve listesini de taşır. Bir notu kişisel bir zevk sanmadan önce, hangi sütundan geldiğini sor.
Ofisteki kişiyi tanı. Küçük bir şirkette dosyaları tutan, gelen metni ilk açan, sözleşmeyi arşivleyen biri vardır. Ona saygıyla yaz. Çoğu zaman bir projenin ritmini o bilir.
Kendi kopyalarını tut. Şirketin klasörü şirketindir. Senin anlaşman, taslakların, notların ve yazışmaların sende de durmalı. Bir şirket kapanabilir, el değiştirebilir, arşivi kaybolabilir.
Hak sorusunu erken sor. Bir kaynağı uyarlamaya davet edildiysen ilk görüşmede hakların kimde olduğunu sor. Cevap yazılı değilse, çalışmaya başlamadan önce bunun nasıl yazıya geçeceğini konuş.
Komşu kartları öğren. Panoda seninkiyle aynı yönetmeni, aynı desteği ya da aynı yayıncıyı bekleyen başka bir proje olabilir. O zaman sıra senaryonun değerine değil, şirketin önceliğine göre belirlenir. Bekleyişi kişisel bir hüküm sanmadan önce bunu sor.
Geri bırakmanın sonrasını baştan sor. Şirket projeyi bırakırsa senin taslakların kimde kalır, başka bir şirkete nasıl geçer? Bunu anlaşmayı imzalamadan önce öğren ve bir hukukçuya okut.
Gönderdiğin şirketin bitmiş filmini izle. Listeyi okumak yetmez. Bitmiş bir filmi izlediğinde şirketin neye para harcadığını, neyi kestiğini de görürsün.
Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler
Yaygın yanlış"Şirket evet dediyse film çekilecek demektir."
Geliştirmeye giren projelerin çoğu çekilmez. Evet, panonun ikinci sütununa geçmektir.
Yaygın yanlış"Yapımcı ile yapım şirketi aynı şeydir."
Yapımcı bir kişidir, şirket bir işletme. Küçük bir şirkette ikisi iç içe geçer. Ama hak, anlaşma ve borç şirketin adına durur.
Yaygın yanlış"Hakları yapımcı aldıysa yazarın bilmesine gerek yok."
Yazar kapağa kaynak eserin adını yazar. O satırın hangi belgeye dayandığını bilmelidir.
Yaygın yanlış"Para bulunmadan geliştirme başlamaz."
Geliştirme çoğu zaman şirketin kendi parasıyla yapılır. Asıl finansman genellikle senaryo ve ekip belirdikten sonra aranır.
Yaygın yanlış"Bırakılan proje ölmüştür."
Bir şirketin vazgeçtiği proje başka bir şirkette yeniden doğabilir. Overnight'taki senaryo sonunda başka bir şirketle çekildi.
Yaygın yanlış"Film bitince şirketin işi biter."
Katalogdaki her film yıllarca istek, sözleşme ve gösterim doğurur.
Yaygın yanlış"Küçük şirket yazara kötü bir kapıdır."
Küçük bir şirkette metin daha az elden geçer. Yazarın sesi karar verene daha çabuk ulaşabilir.
Yaygın yanlış"Cevap gelmediyse metin okunmamıştır."
Metin zincirin bir halkasında duruyor olabilir. Şirketin önünde başka kartlar da vardır.
Yaygın yanlış"Ne kadar çok hatırlatma, o kadar çok ilgi."
Arka arkaya gelen notlar okuru yorar. Bir hatırlatma, kısa tutulursa yeter.
Yaygın yanlış"Şirket listesi yalnız şirketi ilgilendirir."
Liste, şirketin neyi taşıyabileceğini söyler. Metni o listeye bakmadan gönderen yazar, kapıyı rastgele çalar. Emre'nin adresi bir katalogdan gelmişti, şirketin filmlerinden değil.
Yaygın yanlış"Finansman yapımcının işi, senaryoyu ilgilendirmez."
Tablonun her satırı önce senaryoyu okur. Bir destek başvurusu, bir ortak yapımcı, bir dağıtımcı ayrı sorular getirir. Notların bir kısmı oradan gelir.
Yaygın yanlış"Bitmiş bir film yazarın elinden tamamen çıkar."
Film katalogda yaşar. Her yeni gösterim, her yeni satış bir sözleşmeye bakar. Yazarın o sözleşmedeki yeri yıllarca önemli kalır.
Yaygın yanlış"Yönetmen gelince senaryo onundur."
Yönetmen senaryoya kendi gözünü getirir. Ama metnin kararları yine tartışılarak değişir. Yazarın yerini anlaşma ile ilişki çizer.
Uygulama — kendin dene
Kilit özet
- Yapım şirketi projeyi bulur, geliştirir, hakkını alır, parasını toplar, ekibini kurar, çeker, teslim eder ve dağıtıma ulaştırır.
- Şirket aynı anda birkaç projeyi yürütür; proje listesi riskini dağıtır.
- Geliştirme şirketin parasıyla yapılır ve çoğu proje çekilmez.
- Geri bırakılan bir proje başka bir şirkette yaşayabilir.
- Hak zinciri belgeye dayanır.
- Finansman planı boş satırlarıyla da konuşur.
- Bitmiş film şirketin kataloğunda yaşamayı sürdürür.
- Okuma zinciri büyük şirkette uzun, küçük şirkette kısadır.
- Hatırlatma tek ve kısa olur; bekleyiş sıradaki adresi araştırmanın zamanıdır.
- Kurallar değişir; güncelini resmî bir kaynakta ve bir hukukçuyla sına.
- Burcu'nun denemesi: Yağhane ikinci sütunda; hak sekmesinde cevap sayfası boş; finansman tablosunun rakam sütunu boş.
- Emre'nin denemesi: hatırlatma gönderildi; kayıtta henüz cevap yok.
Sonraki derse köprü
Gülnur'un tablosunda bir satır hâlâ boş: yayın. Bir gün oraya bir kanal ya da bir platform yazılabilir. Emre'nin elinde de bir dizi tasarısı var: Gece Masası. Bir yapım şirketi projeyi kendi panosuna göre seçiyordu. Bir yayıncı neye göre seçer? Kendi içerik stratejisi metne hangi saati, hangi izleyiciyi, hangi süreyi sorar? Dosya o yayıncının içinde kaç onay basamağından geçer, her basamakta kim okur? Emre'nin dosyasını bir kanal başka, bir platform başka okuyabilir. Sıradaki ders, ekranın sahibinin masasına oturuyor.