M01-D02
Yeni yiyecek korkusu
Yeni yiyecek korkusunun (neofobi) yaşla nasıl değiştiğini ve seçici yemeden nasıl ayrıldığını derlemeden açıklar ve iki yaşındaki bir çocuğun yeni bir yiyeceği reddetmesini bu çerçevede okur.
Çocuk Beslenmesi ve Yeme Davranışı Akademisi — M01, Yeme davranışı nasıl gelişir · 1.828 kelime · 6 örnek durum · 2 kanıt kartı · ≈ 8 dk okuma · 12 dk dinleme
Dayanak: Sistematik derleme: del Campo, Bouzas ve Tur (2025), çocuk ve ergende yeni yiyecek korkusu ve seçiciliğin risk etkenleri ve sonuçları, Foods 14(1); Smith ve arkadaşları (2017), 16 aylık ikizlerde seçicilik ve yeni yiyecek korkusunun ortak kökeni, Journal of Child Psychology and Psychiatry 58(2) · Mevzuat son kontrol: 3 Kasım 2026
Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Yeni yiyecek korkusu çocuğun tanımadığı yiyecekten kaçmasıdır; çoğu çocukta 18–24 ay arasında belirginleşir ve çoğu zaman kendiliğinden geçer. Seçici yeme tanıdık yiyecekleri de kapsar. İkisi güçlü biçimde birlikte görülür ve büyük ölçüde aynı genlerden etkilenir, ama ev seçicilikte daha belirleyicidir. Ebeveynin kendi yeni yiyecek korkusu ve zorlayıcı besleme, çocuğunkiyle birlikte görülür. Yeni yiyeceği reddeden iki yaşındaki çocuk büyük olasılıkla şımarık değil, yaşının içindedir; sofradaki işin yemeye zorlamak değil, yabancılığı azaltmaktır.
Açılış sahnesi
Konya, cumartesi akşamı. Esma Özkan masaya yeni bir yemek koyuyor: komşusundan öğrendiği kabaklı börek. İki yaşındaki Azra tabağına bakıyor, böreğin ucuna parmağıyla dokunuyor, sonra elini çekip başını sallıyor: «İstemem.» Tadına bakmadı bile.
Zübeyde Hanım iç çekiyor: «Bu çocuk geçen kış her şeyi yerdi. Mercimeğe bayılırdı, şimdi ona da surat asıyor.» Hasan dükkândan getirdiği ekmeği bölerken gülüyor: «Bana çekmiş, ben de bilmediğim yemeğe el sürmem.» Esma ise kendi kendine soruyor: kızı bir yılda neden bu kadar değişti, ve bu, bebekken yaptığı her şeyin boşa gittiği anlamına mı geliyor?
Bu derste ne olacak
Esma'nın sofrasında aslında iki ayrı şey oluyor. Azra'nın börekten kaçması yeni bir yiyeceğe verilen tepki; mercimeğe surat asması ise tanıdık bir yiyeceği reddetmek. Bu ders ikisini ayırıyor: yeni yiyecek korkusunun ne olduğuna, hangi yaşlarda yükseldiğine, seçici yemeyle nerede örtüşüp nerede ayrıldığına ve iki davranışta da genlerin ve evin payına bakacağız. Dayandığımız kaynaklar, 142 çalışmayı tarayan bir sistematik derleme ve İngiltere'de binlerce ikiz bebeği izleyen bir çalışma. Seçiciliğin yaygınlığı ve çocuğun büyümesini etkileyip etkilemediği bu akademinin sonraki bir modülünde ayrıca ele alınıyor.
Kanıt ne diyor
İki tanım arasındaki fark, ilk bakışta sanıldığından incedir. Taylor ve Emmett'in seçici yeme üzerine derlemesi, alanda en çok kabul gören tanımın Dovey ve arkadaşlarından geldiğini yazıyor: seçici çocuk tanıdık ve tanımadık yiyeceklerin önemli bir kısmını reddettiği için yeterince çeşitli beslenemeyen çocuktur. Aynı tanım yeni yiyecek korkusunu ayrı ama onunla iç içe bir yapı sayıyor. Taylor ve Emmett, seçici yemenin resmi bir tanımı üzerinde uzlaşı olmadığını ve olağan seçiciliğin bir yeme bozukluğuyla aynı şey olmadığını da vurguluyor.
İki davranışın ne kadar iç içe olduğunu ve nereden geldiğini ölçmenin bir yolu, aynı evde büyüyen ikizleri karşılaştırmaktır. Tek yumurta ikizleri genlerinin tamamını, çift yumurta ikizleri yaklaşık yarısını paylaşır; ikisi de aynı evde, aynı sofrada büyür.
Bu iki kaynakla Esma'nın sofrasına dönelim. Azra'nın yaşı, derlemenin yeni yiyecek korkusunun yoğunlaştığını söylediği dönemin hemen sonrasında. Böreğe dokunup tatmadan reddetmesi ikiz çalışmasındaki maddelerin neredeyse aynısı. Mercimeğe surat asması ise seçiciliğin tarafına düşüyor, ama ikiz çalışmasına göre bu iki davranış büyük ölçüde aynı kökten geliyor. Hasan'ın «bana çekmiş» demesi de tümüyle yanlış değil; ama aynı çalışma, seçicilikte evin payının yeni yiyecek korkusundakinden iki kat büyük olduğunu da gösteriyor. Sofrada neyin, nasıl sunulduğu hâlâ bir şey değiştiriyor.
Evde ve okulda
Yeni olana mesafe
Seçicilikle kesiştiği yer
Korkudan fazlası
Yaygın yanlış«Yeni yemeği reddediyorsa şımartılmıştır.»
İkiz çalışmasında 16 aylık bebekler arasındaki yeni yiyecek korkusu farklarının yarıdan fazlası genetik farklarla açıklanıyordu. Bu davranış çoğu çocukta gelişimin olağan bir evresidir ve ebeveynin bir hatasının kanıtı değildir.
Yaygın yanlış«Bebekken her şeyi yiyen çocuk hep öyle kalır.»
Derlemeye göre yeni yiyecek korkusu en çok 18 ile 24 ay arasında yoğunlaşıyor. Bebeklikte iştahla yenen bir yiyeceğin iki yaşında reddedilmesi beklenen bir şeydir ve bebeklikteki tanışmaların boşa gittiği anlamına gelmez.
Yaygın yanlış«Korkuyorsa zorla yedirmek alıştırır.»
Derlemede zorlayıcı besleme tarzı yeni yiyecek korkusu ve seçicilikle birlikte görülüyor. Ağza zorla konan lokma, çocuğun o yiyecekle ilk deneyimini bir mücadeleye çevirebilir.
Yaygın yanlış«Yeni yiyecek korkusu ile seçicilik aynı şeydir.»
İkisi güçlü biçimde birlikte görülür ve büyük ölçüde aynı genlerden etkilenir, ama biri yeni olanı, öteki tanıdık olanı da kapsar ve evin payı ikisinde farklıdır. Hangisinin ağır bastığını bilmek, sofrada neyin değişmesi gerektiğini de söyler.
Gri alan
Bu dersteki bulguların çoğu ebeveynlerin doldurduğu anketlere dayanıyor ve ebeveynin kendi kaygısı, çocuğunu ne kadar seçici gördüğünü etkileyebilir. Derlemenin yazarları da çalışmaların çoğunun kesitsel olduğunu söylüyor; bu yüzden zorlayıcı besleme ile yeni yiyecek korkusu arasındaki ilişkinin yönü belirsiz. Baskı korkuyu artırıyor olabilir, korkan çocuk ebeveyni baskıya itiyor olabilir ya da ikisi birden doğrudur. Kalıtım payı da sık yanlış okunan bir sayı: yüzde 58, Azra'nın davranışının yüzde 58'inin genden geldiği anlamına gelmiyor; bir toplulukta çocuklar arasındaki farkların ne kadarının genetik farklarla açıklandığını söylüyor. Üstelik bu sayı yalnız 16 aylık İngiliz ikizlerinde ölçüldü ve yazarlar yaşla değişebileceğini yazıyor. Son olarak, derlemenin çalışmaları ağırlıkla Batılı ve Asya ülkelerinden; sofranın kalabalık, yemeğin ortak kaptan yendiği ve büyükanne ile büyükbabanın beslemeye katıldığı evlerde tablonun nasıl göründüğü bu kaynaklardan okunamıyor.
Senin evinde
Çocuk bir yiyeceği geri ittiğinde önce şunu düşün: bu yiyecek onun için yeni mi, yoksa daha önce yediği bir şey mi? Ve tatmadan mı reddetti, tattıktan sonra mı? Bir hafta boyunca bu iki soruyu her ret için not et. Retlerin çoğu yeni yiyeceklerdeyse ve tatmadan geliyorsa, büyük olasılıkla yeni yiyecek korkusunun içindesin; tanıdık yiyecekler de listeye giriyorsa seçicilik tarafı ağır basıyor olabilir.
Yeni yiyecek korkusunda amaç çocuğu yemeye ikna etmek değil, yiyeceğin yabancılığını azaltmak. Yeni yiyeceği tanıdık bir yemeğin yanında, küçük bir parça olarak tabağa koy; çocuk ona bakarsa, dokunursa, koklarsa bunlar da birer adımdır. Kendi tabağından ye ve tadını anlat. Lokmayı ağzına götürme, «bir tane ye» pazarlığına girme; yiyecek masada dursun, karar çocuğa kalsın.
Ne zaman uzmana
Çocuğun yediği yiyecek sayısı giderek azalıyor ve bir avuç yiyeceğe iniyorsa, kilo alımı duruyor ya da kilo veriyorsa, yemek yerken sık öğürme, boğulma ya da çiğneme güçlüğü görüyorsan, yiyecek reddi okulda ya da akrabada yemek yemeyi imkânsız hâle getiriyorsa, ya da çocuk yemeğe karşı belirgin bir dehşet yaşıyorsa, birkaç günlük yemek notunla çocuğun büyüme kontrollerini yapan hekimden randevu al. Hekim gerek görürse diyetisyene, çiğneme ve yutmayı değerlendiren bir dil ve konuşma terapistine ya da çocuk psikiyatrisine yönlendirir.
Kendin dene
Aklında kalsın
Yeni yiyecek korkusu çocuğun tanımadığı yiyecekten kaçmasıdır; çoğu çocukta 18–24 ay arasında belirginleşir ve çoğu zaman kendiliğinden geçer. Seçici yeme tanıdık yiyecekleri de kapsar. İkisi güçlü biçimde birlikte görülür ve büyük ölçüde aynı genlerden etkilenir, ama ev seçicilikte daha belirleyicidir. Ebeveynin kendi yeni yiyecek korkusu ve zorlayıcı besleme, çocuğunkiyle birlikte görülür. Yeni yiyeceği reddeden iki yaşındaki çocuk büyük olasılıkla şımarık değil, yaşının içindedir; sofradaki işin yemeye zorlamak değil, yabancılığı azaltmaktır.
Sonraki derse köprü
Esma, Azra'nın dokunmadığı kabaklı böreği iki hafta boyunca birkaç kez daha masaya koyuyor. Üçüncü seferde Azra küçük bir parça koparıp diline değdiriyor ve geri bırakıyor; beşinci seferde bir lokma yiyor. Esma merak ediyor: bir yiyeceği kaç kez tatmak gerekir ki sevilmeye başlasın, ve tatmak ile yemek neden aynı şey değil? Sonraki ders tekrarlı tanışmayı, bir yiyeceğin tekrar tekrar tadılmasının kabulü nasıl artırdığını sınayan bir deneyle anlatıyor.
Kendini sına
Soru 1 · Kavram
Yeni yiyecek korkusunu seçici yemeden ayıran özellik hangisidir?
- A) Yeni yiyecek korkusu yalnız yetişkinlerde, seçici yeme yalnız çocuklarda görülür ve ikisi hiçbir zaman aynı çocukta birlikte bulunmaz.
- B) Yeni yiyecek korkusu tanımadık yiyeceklerden kaçmaktır; seçici yeme tanıdık yiyeceklerin de reddini kapsar.
- C) Yeni yiyecek korkusu bir yeme bozukluğudur, seçici yeme değildir.
- D) İkisi arasında hiçbir ilişki yoktur.
Cevap: B. Seçici yeme tanıdık ve tanımadık yiyecekleri birlikte kapsar; yeni yiyecek korkusu tanımadık olana odaklanır, ama ikisi güçlü biçimde birlikte görülür.
Soru 2 · Uygulama
İki yaşındaki bir çocuk yeni bir yemeğe dokunup tatmadan «istemem» diyor. Ebeveyn ne yapabilir?
- A) Yiyeceği tanıdık bir yemeğin yanında küçük bir parça olarak sunmaya devam etmek ve yemesini beklememek.
- B) Lokmayı ağzına götürüp en azından bir kez tatmasını sağlamak, ağlarsa da sofradan kalkmasına izin vermemek.
- C) O yiyeceği bir daha hiç sofraya getirmemek.
- D) Yemeği yerse tatlı vereceğini söylemek.
Cevap: A. Bu yaşta yeni yiyecek korkusu beklenir; amaç yiyeceğin yabancılığını baskı olmadan azaltmaktır.
Soru 3 · Tuzak
Smith ve arkadaşlarının ikiz çalışmasında yeni yiyecek korkusu için bulunan yüzde 58'lik kalıtım payı ne anlama gelir?
- A) Her çocuğun yeni yiyecek korkusunun yüzde 58'i genlerinden gelir.
- B) Yeni yiyecek korkusu tamamen genetiktir ve ev ortamı hiçbir şey değiştirmez, bu yüzden ebeveynin sofrada yapabileceği bir şey yoktur.
- C) Çocukların yüzde 58'inde yeni yiyecek korkusu vardır.
- D) O toplulukta bebekler arasındaki farkların yüzde 58'i genetik farklarla açıklanıyordu.
Cevap: D. Kalıtım payı tek bir çocuğu değil, bir topluluktaki farkları anlatır; aynı çalışmada ailenin paylaşılan ortamının da payı vardı.
Soru 4 · Senaryo
Altı yaşındaki serebral palsili bir çocuk yeni yiyeceklerin çoğunu reddediyor; retler hep sert ve lifli dokulu yiyeceklerde. Hangisi en yerinde ilk adımdır?
- A) Bunun olağan yeni yiyecek korkusu olduğunu düşünüp beklemek.
- B) Çocuğa sert yiyecekleri her öğünde zorla tattırmak.
- C) Retlerin çiğneme ve yutma becerisiyle ilişkisini çocuğun terapistleriyle değerlendirmek.
- D) Çocuğun bir yıl boyunca yalnız sevdiği yiyeceklerle beslenmesine karar verip başka hiçbir yiyecek sunmamak ve bunu kimseye danışmamak.
Cevap: C. Dokuya bağlı ret, korkudan değil çiğneme ve yutma güçlüğünden geliyor olabilir; bu durumda önce neyin güvenle yenebildiğine bakılır.
Anlamadığın bir yer mi var?
Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.