İçeriğe geç

HM02-M01-D01

Similia similibus curentur: formül ve kip

Benzerlik ilkesinin Organon’daki ifadesini aktarır, «curentur» ile «curantur» farkının iddianın gücü için neden önemli olduğunu açıklar ve iddiayı HC45 değerlendirmesiyle yan yana koyar.

Homeopati Bölümü — Homeopatik Akıl Yürütme: Organon’dan Repertoriye Akademisi — HM02-M01, Benzerlik ilkesi (similia) · 2.729 kelime · ≈ 12 dk okuma · 18 dk dinleme

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Organon'un altıncı baskısında benzerlik ilkesi bir paragraf dizisi olarak kurulur: § 22 ilkeyi deneyime bağlı koşullu bir soru olarak açar, § 24–25 deneyimin benzeri «her zaman» yararlı gösterdiğini söyler, § 26 bunu her gerçek iyileşmenin nedeni olan bir «homeopatik doğa yasasına» dayandırır.

§ 26'nın yasası, canlı organizmada daha zayıf bir dinamik etkinin, görünüşlerinde ona çok benzeyen daha güçlü bir etkiyle söndürülmesidir; dipnottaki Jüpiter ve şafak, çığlık ve trampet örnekleri bir algı benzetmesidir, bir iyileşmenin kanıtı değildir.

Haehl'e göre Hahnemann «curare» fiilini ilk kez 1810'da kullandı ve formülü hep istek kipinde, «similia similibus curentur», benzerler benzerlerle tedavi edilsin, biçiminde yazdı; hiçbir zaman «curantur» yazmadı ve Dudgeon bunu buyurucu bir güç olarak yorumladı.

İstek kipi ilkeyi bir eylem kuralı, bildirme kipi ise sınanabilir bir iddia yapar; Hahnemann formülü bir kural olarak yazıp onu § 26'da bir yasaya dayandırarak iki okumayı birlikte kullanır.

Avam Kamarası komitesi 2010'da benzerlik ilkesinin belirtileri nedenlerinden bağımsız kategoriler gibi ele aldığını, kuramsal olarak zayıf olduğunu ve inandırıcı bir fizyolojik etki biçimi sunmadığını yazdı; kuramsal zayıflık, uygulamanın karşılaştırmalı denemelerde sınanmasının yerini tutmaz.

Açılış sahnesi

Isparta'da bir üniversitenin edebiyat fakültesi, Latince seçmeli dersi, salı sabahı. Öğretim görevlisi Canan Hanım tahtaya iki cümle yazıyor:

«Manus lavantur.»

«Manus laventur.»

«Tek harf farkı,» diyor. «Birincisi: eller yıkanır. İkincisi: eller yıkansın. Hangisini bir hastane kapısına asarsınız?»

Öğrencilerden Kübra gülüyor. «İkincisini. Birincisi bir şey anlatıyor, ikincisi bir şey istiyor.»

«Doğru. Birincisi bildirme kipi: dünyada olan bir şeyi söylüyor. Yanlış olabilir; belki bazıları yıkamıyor. İkincisi istek kipi: bir kural koyuyor. Bir kural doğru ya da yanlış olmaz; uyulur ya da uyulmaz.»

Arka sıradan Mert telefonunu kaldırıyor. «Hocam, geçen hafta bir müzede bir madalya gördüm. Üzerinde 'similia similibus curentur' yazıyordu. Bu hangisi?»

Canan Hanım tebeşiri bırakıyor. «Curentur. İstek kipi. Benzerler benzerlerle tedavi edilsin.» Bir an duraksıyor. «Ama aynı sözün 'curantur' biçimini de çok görürsünüz. Benzerler benzerlerle tedavi edilir. Tek harf. Ve o tek harf, bir cümlenin bir yasa mı, bir kural mı olduğunu değiştirir.»

Bu derste ne olacak

Bu ders, Homeopatik akıl yürütme akademisinin ilk dersi. Akademi homeopatinin kendi metinlerinde nasıl akıl yürüttüğünü halka halka inceliyor ve her halkanın karşısına kanıtın ne söylediğini koyuyor. İlk halka benzerlik ilkesi.

Bölümün giriş akademisinde bu ilkeyi genel hatlarıyla, 1796 makalesindeki ilk ifadesinden okumuştuk. Bu ders ilkenin kendisinden çok onun formülüne bakıyor: Organon'un altıncı baskısında ilkenin hangi paragraflarda, hangi sözcüklerle kurulduğuna ve özellikle Latince formülün fiil kipine. Önce Organon'un ilkeyi bir «deneyim» sorusu olarak açıp bir «doğa yasası» olarak kapattığı paragraf dizisini okuyacağız. Sonra Haehl'in aktardığı, homeopatlar arasında uzun süre tartışılan bir soruyu, «curentur» ile «curantur» arasındaki farkı ele alacağız. Ardından bu farkın iddianın gücü ve sınanabilirliği için ne anlama geldiğini tartacağız. Son olarak İngiliz Avam Kamarası'nın 2010 değerlendirmesinin bu ilkeye yönelttiği itirazlardan birini okuyacağız.

Sıfır noktası

Latincede bir fiil, bir şeyin olduğunu bildirebilir ya da olmasını isteyebilir. «Curantur», tedavi edilirler; «curentur», tedavi edilsinler. Türkçede bu fark «-ır» ile «-sın» arasındaki fark gibi.

Bu fark yalnızca dilbilgisel değil. Bir bildirme cümlesi dünyaya dair bir iddiadır ve gözlemle sınanabilir: benzerler gerçekten benzerlerle mi tedavi ediliyor? Bir istek cümlesi ise bir eylem kuralıdır: tedavi ederken benzeri seç. Bir kural kendi başına sınanamaz; ancak ona uyulduğunda ne olduğu sınanabilir.

Mekanizma

Organon'da bir paragraf dizisi

Organon'un altıncı baskısında benzerlik ilkesi tek bir cümle değil, birbirine bağlı bir paragraf dizisi olarak kuruluyor. Kitabın içindekiler bölümü bu diziyi özetliyor.

Bir birincil metin; [T].

Bu dizide ilginç bir hareket var. § 22, ilkeyi deneyime bağlı bir soru olarak açıyor: deneyim benzerin iyileştirdiğini gösterirse benzeri seç, karşıtın iyileştirdiğini gösterirse karşıtı seç. Bu, bir bilim insanının da yazabileceği bir cümle: hangisinin işe yaradığına deneyim karar versin. § 24–25, deneyimin cevabını veriyor: benzer, «her zaman» yararlı. § 26 ise bu cevabı bir «doğa yasasına» dayandırıyor ve bu yasanın şimdiye kadarki «her gerçek iyileşmenin» nedeni olduğunu söylüyor.

Yani paragraf dizisi bir soruyla başlıyor ve bir yasayla bitiyor. Arada, deneyimin cevabının nasıl elde edildiği, hangi karşılaştırmayla, kaç hastada, bu dizinin içinde görünmüyor. § 26'nın dipnotundaki örnekler, Jüpiter ve şafak, çığlık ve trampet, bir duyunun daha güçlü bir benzer uyaranla bastırılmasını gösteriyor; ama bir hastalığın bir ilaçla iyileşmesini göstermiyor. Bunlar bir yasanın kanıtı değil, onun bir benzetmesi.

Homeopatik iddia — canlı organizmada daha zayıf bir dinamik etki, ona çok benzeyen daha güçlü bir etkiyle kalıcı olarak söndürülür; bu bir doğa yasasıdır ve şimdiye kadarki her gerçek iyileşme bu yasaya bağlıdır.

Curentur mu, curantur mu?

Benzerlik ilkesinin Latince formülü, homeopatlar arasında uzun süre tartışılan bir sorunun konusu oldu. Haehl bu tartışmayı aktarır.

Homeopat bir yazarın biyografisi; [C].

Haehl'in aktardığı tartışma, kipin önemini homeopatların kendilerinin de fark ettiğini gösteriyor. Ve Haehl'in kendi sözleri, tartışmanın iki tarafını açıkça adlandırıyor: «temel bir öğreti» mi, «yol gösterici bir ilke» mi? Newton benzetmesini anması da ilginç: bir doğa yasası bildirme kipinde söylenir; yerçekimi cisimleri «çeksin» demez, «çeker» der.

Haehl'in tercihi açık: Hahnemann «curentur» yazdı ve bu bilinçliydi. Ama bu tercih ilginç bir gerilim yaratıyor. Hahnemann formülü istek kipinde, bir eylem kuralı olarak yazıyor. Aynı Hahnemann, Organon'un § 26'sında bu kuralı bir «doğa yasasına» dayandırıyor. Bir kural, bir yasayla gerekçelendiriliyor; ama yasanın kendisi, bir yasa gibi, bildirme kipinde bir iddia.

Haehl'in kitabının başka bir yerinde bir ayrıntı daha var. Biyografinin son bölümlerinde Haehl, Hahnemann'ın mezarı yeniden açıldığında tabutunda Fransız homeopatlarının bir madalyasının bulunduğunu ve madalyanın üzerinde «similia similibus curentur» yazdığını aktarır. Ama aynı kitapta, Paris'te bir heykeltıraşın yaptığı ve Haehl'in en iyi işler arasında saydığı bir Hahnemann heykelciğinde, ustanın elindeki tomarın üzerinde «similia similibus curantur» yazdığını da aktarır. Yani homeopatların kendi anıtlarında bile iki kip yan yana yaşıyor.

Bir eleştirmenin okuması

Haehl, Organon'un ilk baskısına yöneltilen erken eleştiriler arasında, formülün kendisini ele alan bir değerlendirmeyi de aktarır.

1811'deki bir eleştirinin, Haehl'in seçip aktardığı biçimi; [C].

Bu eleştirmen, formülü reddetmiyor; onu kabul ediyor, ama bir sınırla. Benzerin bazen iyileştirebileceğini kabul eden bir hekim, «curentur»u bir yol gösterici öneri olarak okuyabilir: bazı durumlarda benzeri dene. Eleştirmenin itiraz ettiği şey, formülün «evrensel» okunuşu: her durumda, her iyileşmede. Bu, § 26'nın «her gerçek iyileşme» ifadesine yönelik bir itiraz.

Kanıt ne diyor

İngiliz Avam Kamarası Bilim ve Teknoloji Komitesi 2010'da homeopatiye dair bir kanıt değerlendirmesi yayımladı. Rapor benzerlik ilkesini ayrı bir başlık altında ele alıyor.

Bir parlamento komitesinin, kanıtı kendisi üretmeyen değerlendirmesi; [C].

Komitenin itirazı, bu dersin kip tartışmasıyla dolaylı ama önemli bir biçimde ilişkili. § 26'nın «yasası», iki hastalık durumunun «görünüşlerinde» çok benzer olmasına dayanıyor; yani belirtilerin benzerliğine. Komite ise belirtinin bir yüz, bir dış görünüş olduğunu, aynı görünüşün arkasında çok farklı nedenler bulunabileceğini söylüyor. Bir bildirme cümlesi olarak, «benzerler benzerlerle tedavi edilir», bu itiraza karşı sınanabilir bir iddia: benzer belirtili bir ilaç, farklı nedenlerden kaynaklanan aynı görünüşlü durumların hepsini iyileştiriyor mu?

Komitenin «kuramsal olarak zayıf» sonucu ise bir sınırlama içeriyor. Kuramsal zayıflık, bir ilkenin işe yaramadığını tek başına göstermez; yalnızca onun nasıl işleyeceğine dair inandırıcı bir açıklama olmadığını söyler. Bir ilkenin işe yarayıp yaramadığı, onun uygulanmasının karşılaştırmalı denemelerde sınanmasıyla görülür; o sınama, bölümün klinik kanıt akademisinde ayrıca okunuyor. Bu akademinin beşinci dersi ise komitenin benzerlik ilkesine yönelttiği bir başka itirazı, hormesis benzetmesine yönelik olanı, ayrıca ele alıyor.

Örneklerden okuma

Usta katmanı

Kip tartışmasının en ince yanı, iki okumanın farklı türden savunmalara açık olması. «Curentur» okumasında ilke bir kural: tedavi ederken benzeri seç. Bu okuma, eleştiriye karşı bir koruma sağlıyor: bir kural yanlış olamaz, yalnızca ona uyulup uyulmadığı sorulabilir. Bir homeopat, «ilke bir yasa iddiası değil, bir uygulama yönergesidir» diyerek, ilkenin doğruluğu sorusunu bir kenara bırakabilir. «Curantur» okumasında ise ilke bir iddia: benzerler benzerlerle tedavi edilir. Bu okuma, ilkeyi sınamaya açıyor: gerçekten ediliyor mu?

Hahnemann iki okumayı da kullanıyor. Formül, «curentur», bir kural. § 26, bir yasa. Bu ikili kullanım, ilkeye hem kuralın korunaklılığını hem yasanın otoritesini veriyor. Eleştirildiğinde kural olarak geri çekilebiliyor; savunulduğunda yasa olarak öne çıkabiliyor. Bir tarihçi için bu, kötü niyetin değil, bir öğretinin iki ayrı ihtiyacı karşılamaya çalışmasının izi olabilir: hekime bir eylem rehberi ve öğretiye bir bilimsel temel.

Bu akademinin ilerleyen derslerinde aynı ikiliğin başka biçimlerini göreceğiz. Bu modülün dördüncü dersi, bir homeopat tarihçinin, Schmidt'in, ilkeyi doğa yasası, hipotez ve yaratıcı çıkarım olarak okuyan çözümlemesini ele alıyor; her okumanın neyi sınanabilir kıldığını orada ayrıca tartacağız.

İkinci incelik, § 22'nin değeri. Hahnemann'ın kendi metninde, ilkeyi deneyime bağlayan bir paragraf bulunuyor: deneyim karşıtın iyileştirdiğini gösterseydi, karşıtı seçmek gerekirdi. Bu, homeopatinin kendi kurucu metninin, ilkenin deneyimle sınanabileceğini kabul ettiği bir an. Homeopatinin eleştirmenleri bu paragrafı nadiren anar; ama adil bir okuma için önemli: Hahnemann ilkesini, en azından bir paragrafta, deneyime tabi kılmış. Sorun, deneyimin cevabını verdiği § 24–25'in, o cevabın nasıl elde edildiğini göstermemesi.

Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler

Sınır

Bu ders Organon'un altıncı baskısını Boericke'nin 1922 İngilizce çevirisinden okudu; Almanca baskı elimizde yok. Kip tartışması, ilk baskının giriş cümlesi ve iki anıttaki yazılar Haehl'in biyografisinden aktarıldı; madalya ve heykelciğin kendisi görülmedi. 1811 eleştirmeninin metni Haehl'in aktarımıyla okundu. Organon § 26'nın dipnotundaki bazı örnekler, bir maddeyi bir duygu durumuyla eşleştirdikleri için derse alınmadı.

Bu ders bir öğretinin dilini inceliyor; benzerlik ilkesine dayanan hiçbir tedaviyi önermiyor. Bir sağlık sorununda tanının ve tedavinin seçimi bir hekimin işidir ve bir formülün çözümlenmesi o seçimin yerini tutmaz.

Kendin dene

Kilit özet

Organon'un altıncı baskısında benzerlik ilkesi bir paragraf dizisi olarak kurulur: § 22 ilkeyi deneyime bağlı koşullu bir soru olarak açar, § 24–25 deneyimin benzeri «her zaman» yararlı gösterdiğini söyler, § 26 bunu her gerçek iyileşmenin nedeni olan bir «homeopatik doğa yasasına» dayandırır.

§ 26'nın yasası, canlı organizmada daha zayıf bir dinamik etkinin, görünüşlerinde ona çok benzeyen daha güçlü bir etkiyle söndürülmesidir; dipnottaki Jüpiter ve şafak, çığlık ve trampet örnekleri bir algı benzetmesidir, bir iyileşmenin kanıtı değildir.

Haehl'e göre Hahnemann «curare» fiilini ilk kez 1810'da kullandı ve formülü hep istek kipinde, «similia similibus curentur», benzerler benzerlerle tedavi edilsin, biçiminde yazdı; hiçbir zaman «curantur» yazmadı ve Dudgeon bunu buyurucu bir güç olarak yorumladı.

İstek kipi ilkeyi bir eylem kuralı, bildirme kipi ise sınanabilir bir iddia yapar; Hahnemann formülü bir kural olarak yazıp onu § 26'da bir yasaya dayandırarak iki okumayı birlikte kullanır.

Avam Kamarası komitesi 2010'da benzerlik ilkesinin belirtileri nedenlerinden bağımsız kategoriler gibi ele aldığını, kuramsal olarak zayıf olduğunu ve inandırıcı bir fizyolojik etki biçimi sunmadığını yazdı; kuramsal zayıflık, uygulamanın karşılaştırmalı denemelerde sınanmasının yerini tutmaz.

Sonraki derse köprü

§ 26'nın yasası, iki etkinin «türce farklı» ama «görünüşlerinde çok benzer» olmasını şart koşuyor. Hahnemann bu iki koşulu, aynı olanla benzer olanı, eleştirmenlerine karşı çok önem verdiği bir Yunanca ayrımla savundu.

HM02-M01-D02'de bu ayrımın içine giriyoruz: Hahnemann'ın homeopatiyi «aynı» ile tedaviden ayırdığı «homoion» ve «homon» farkını kendi metninden açıklayacak ve bu ayrımın eleştirilere verilen yanıttaki işlevini göstereceğiz.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Bu sayfa hakkında ne düşünüyorsun?