İçeriğe geç

HM04-M01-D02

Öğütme (trituration): milyonda bir

Organon §270'teki üç öğütme derecesinin her birinde maddenin payını kesir olarak yazar ve üçüncü derecenin sonunda milyonda bire ulaşıldığını hesapla gösterir.

Homeopati Bölümü — Seyreltmenin Kimyası ve Sınır Çizme Akademisi — HM04-M01, Ölçekler: C, D ve LM · 2.176 kelime · ≈ 10 dk okuma · 15 dk dinleme

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Organon § 270'e göre bir grain madde, üçe bölünmüş yüz grain süt şekeriyle bir saat öğütülür. Her derecede altı öğütme ve altı kazıma, 54 ile 66 dakika eder. Üç derece üç saat sürer.

Paylar 1/100, 1/10.000, 1/1.000.000'dur. Gerçek toplam 101 olduğundan üçüncü derecede tam pay 1/1.030.301'dir. 1922 baskısının dipnotunda rakam dizgi hataları vardır.

Bir grain üçüncü derece tozda yaklaşık 65 nanogram madde bulunur. Örnek bir mol kütlesiyle bu, yüz trilyonlarca moleküldür. «Hiç madde yok» cümlesi bu düzey için yanlıştır.

Hesap tekdüzelik ve temizlik varsayımlarına dayanır. Hahnemann'ın temizlik tarifi titizdir ama ölçüm içermez. Öğütmenin parçacık küçültmesi olağan fiziktir; bunun tedavi gücü doğurduğu ayrı bir iddiadır ve hastada sınanır.

Açılış sahnesi

Kilis, çarşıda bir aktar dükkânı. Yıldız Hanım şerbet için safran hazırlıyor; çırağı Cemre yanında defter tutuyor.

«Bir gram safranı yüz gram şekerle havanda dövüyorum. Safran tek başına kapta dağılmaz, tartısı da zor. Şekerle kolay olur.»

Cemre yazıyor. «Sonra?»

«Sonra bu karışımdan bir gram alıyorum, şurup için. O bir gramda ne kadar safran var?»

«Yüzde bir.»

«Tam değil. Yüz bir gram karışımın bir gramı. Ama yüzde bir de, kimse farkı anlamaz.» Yıldız Hanım havanı gösteriyor. «Bir daha yaparsam?»

Cemre kalemi oynatıyor. «On binde bir. Bir daha, milyonda bir.»

«Milyonda birde kokusu kalmaz. Peki safran kalmış mıdır?»

«Yok herhâlde.»

«Yanlış. Yok değil, az. Laboratuvara götürsen aleti bulur.» Sonra sesini alçaltıyor. «Asıl sorun başka. Bu sabah bu havanda kimyon dövdüm. Yıkadım ama. Milyonda bir safran karışımında, havandan gelen milyonda bir kimyon var mıdır, yok mudur?»

Cemre havanın içine bakıyor. Sonra deftere bir soru işareti koyuyor.

Bu derste ne olacak

Önceki derste iddiayı okuduk; şimdi işleme geçiyoruz. Organon'un tarifinde hazırlama, ilk üç basamakta sıvıda değil havanda yapılıyor. Organon'un son baskısı bu öğütmeyi dakika dakika tarif ediyor.

Ders önce tarifi okuyor, sonra her derecede maddenin payını kesir olarak yazıyor ve üçüncü derecede milyonda bire nasıl varıldığını gösteriyor. Hesabın gizli varsayımlarına ve metindeki bir baskı hatasına da bakacağız. Ardından «milyonda bir» ne kadar az, sorusunu sayıyla yanıtlayacağız: bu düzeyde madde henüz yok olmuş değil. Son olarak homeopatların öğütmeden çıkardığı en güçlü sava, parçacık savına kısaca yer vereceğiz.

Sıfır noktası

Bir madde taşıyıcıyla karıştırılınca, karışımdaki payı basit bir oranla bulunur: pay bölü toplam. Karışımdan bir parça alınıp yeniden aynı oranda karıştırılırsa, paylar çarpılır. Bütün seyreltme hesabının temeli bu tek kuraldır. Yeni bir fizik gerektirmez.

Bu kuralın iki varsayımı vardır. Karışım tekdüze olmalı: aldığınız parça, bütünün oranını taşımalı. Taşıyıcı temiz olmalı: paydaki madde başka yerden gelmemeli. Pay küçüldükçe bu varsayımlar önem kazanır. Binde birde önemsiz olan bir kirlilik, milyonda birde asıl maddeyle aynı büyüklüğe gelebilir.

Mekanizma

Tarif, dakika dakika

Kurucunun metni; sayfalar tarama görüntüsüyle karşılaştırıldı; [T].

Homeopatik iddia — Üç saatlik öğütme yalnız bir karıştırma değil, maddenin ilaç gücünü geliştirmenin ilk aşamasıdır ve ham hâlde etkisiz maddeleri bile kullanılabilir kılar.

Önce süreyi kontrol edelim. Her derecede altı öğütme ve altı kazıma var. Altı kez altı yedi dakika, 36 ile 42 dakika eder. Altı kez üç dört dakika, 18 ile 24 dakika eder. Toplam 54 ile 66 dakika. «Bir saat» tutuyor; üç derece üç saat.

Şimdi sayfada ilginç bir ayrıntı. Tarama görüntüsüne baktığımızda, dipnotun son satırlarında birinci derece için «1/000», ikinci için «1/10,0000» basılı. Aynı dipnotun birkaç satır önce etiketleri doğru: 1/100 ve 1/10.000. Bunlar 1922 İngilizce baskısındaki dizgi hataları gibi görünüyor. Bir ders kitabında sayı aktarırken görüntüye bakmanın neden gerektiğini gösteren küçük bir örnek.

Üç kesir

Payı derece derece yazalım. Hahnemann'ın saydığı gibi:

  • 1. derece: 1 grain madde, 100 grain şeker. Pay yaklaşık 1/100.
  • 2. derece: 1. dereceden 1 grain, 100 grain şeker. Pay 1/100 × 1/100 = 1/10.000.
  • 3. derece: 2. dereceden 1 grain, 100 grain şeker. Pay 1/100 × 1/10.000 = 1/1.000.000.

Küçük bir titizlik. Gerçek toplam 100 değil 101 grain, çünkü bir grain madde de karışımda. Tam pay her derecede 1/101 olur. Üçüncü derecede 1/101³ = 1/1.030.301. Yani Hahnemann'ın milyonda biri, gerçek paydan yaklaşık yüzde 3 sapıyor. Bu sapmanın pratikte önemi yok; bu kadar kaba bir yöntemde tartı hatası zaten ondan büyük olabilir. Ama hesabın bir yuvarlama olduğunu bilmek önemli. Sonraki derslerde bu yuvarlamayı üst üste koyacağız.

Milyonda bir ne kadar

Bir grain yaklaşık 65 miligram. Üçüncü derecede bir grain tozdaki madde miktarı bunun milyonda biri: yaklaşık 65 nanogram. Bu çok küçük. Gözle görülmez, terazide tartılmaz, Yıldız Hanım'ın dediği gibi kokusu kalmaz.

Ama yok mu? Sonraki modülde Avogadro sabitini ayrıntılı okuyacağız. Burada bir kaba hesap: mol kütlesi 100 gram olan bir madde düşünelim. 65 nanogram yaklaşık 6,5 × 10⁻¹⁰ mol eder, yani yaklaşık 4 × 10¹⁴ molekül: dört yüz trilyon kadar. Bu örnek bir sayıdır, maddenin türüne göre değişir. Ama dersimiz açısından önemli olan şu: üçüncü derecenin sonunda, tozda hâlâ çok sayıda molekül vardır.

Bu nokta önemli, çünkü tartışmanın iki tarafı da bunu kaçırabiliyor. «Homeopatik ürünlerde hiç madde yok» cümlesi her düzey için doğru değil. Düşük derecelerde madde vardır. Madde tükenmesi ancak çok daha ileri basamaklarda gündeme gelir. Bunun bir de güvenlik yüzü var: düşük dereceli bir ürün, kaynağına göre ölçülebilir madde içerebilir. Bu konu Zarar akademisinde ele alınıyor. «Zararsızdır, çünkü içinde bir şey yok» cümlesi, ürünün derecesine bakılmadan kurulamaz.

Hesabın varsayımları

Kesirler, sıfır noktasındaki iki varsayıma bağlı.

Tekdüzelik. Hahnemann kazımayı ve üçe bölerek eklemeyi bu amaçla yazıyor; dipnot kazımanın amacını da «tekdüze yapmak» olarak veriyor. Kademeli ekleme, az bir maddeyi büyük bir tozun içine dağıtmak için akla yatkın bir yoldur; tarifte gerçek bir pratik zekâ var. Ama bir grain alınan parçanın gerçekten bütünün oranını taşıyıp taşımadığı, tarif içinde ölçülmüyor. Bir grain tozda 65 nanogram «ortalama» değerdir. Parçadan parçaya sapma ölçülmeden bu sayı bir varsayımdır.

Temizlik. Metnin en dikkat çekici satırları temizlik satırları. Havanı yıkamak, yarım saat kaynatmak, gerekirse kor ateşte ısıtmak. Süt şekerinin özel saflıkta olmasını istemek. Hahnemann bulaşmadan çekiniyor ve bunun için ayrıntılı bir önlem yazıyor. Bu titizliğin hakkı verilmelidir. Aynı zamanda bir soru açar: yüz grain şekerde kaçta kaç yabancı madde vardı? Kumla matlaştırılmış bir porselen havan altı saat sürtülürken yüzeyinden ne kadar toz veriyordu? Metin bunları ölçmüyor, dönemin aletleri de ölçemezdi. Milyonda bir düzeyinde bu sorular Cemre'nin soru işaretidir: asıl madde ile kirlilik aynı büyüklüğe yaklaşabilir. Kaç olduğunu bilmiyoruz ve bunu açıkça yazıyoruz.

Öğütme ne yapıyor olabilir

Homeopatiye yakın yazarların model makalesi; [C].

Burada homeopatların en sağlam noktalarından birine geliyoruz. Bir katıyı öğütmek gerçekten bir şey yapar: parçacıkları küçültür, yüzey alanını artırır. Öğreti akademisinde (HM02-M04-D03) Rau ve Joslin'in bu açıklamasını okumuştuk. Bell ve Koithan bunu bugünkü dille söylüyor. Üstelik düşük derecelerde bu bir iddia olmaktan çok kimyanın olağan alanıdır: küçük parçacık, büyük parçacık gibi davranmayabilir. Buna «olamaz» demek gerekmez.

Ama sınırlarını da belirtelim. Bu bir model makalesi, ölçüm değil; nanoparçacık bulgularının kendisini Yeni Modeller modülünde okuyacağız. «Öğütme parçacığı küçültür» cümlesi ile «öğütme ilaç gücünü geliştirir» cümlesi de aynı değildir: ilki fizik, ötekisi hastada sınanması gereken bir tedavi iddiasıdır. Yazarların kendi aralığı da bu açıklamanın madde bulunan basamaklar için konuştuğunu gösteriyor. Daha yüksek basamaklar için başka bir açıklama gerekir. Hahnemann'ın salt fiziksel yorumu reddettiğini de önceki dersten (HM04-M01-D01) hatırlayalım: dipnot 146, sürtünmenin bilinen fiziksel etkilerini kendi yasasından ayırıyordu. Yani bugünkü nanoparçacık savunusu, Hahnemann'ın kendi açıklamasından farklı bir şey söylüyor.

Tarihsel bir karşılaştırma da ekleyelim. Holmes (HM03-M03-D01) 1842'de aynı öğütmeyi, bir başka Hahnemann kitabından, altı dakika öğütme ve dört dakika kazıma diye alaycı bir dille anlatıyor ve «kesinlikle son altı dakika» diye takılıyordu. Hesaplarının aynı olduğunu görüyoruz: yüzde bir, on binde bir, milyonda bir. Eleştirmen ve kurucu kesirde aynı yerde duruyor; kavgaları kesir üzerine değil.

Örneklerden okuma

Usta katmanı

Öğütme, homeopatik hazırlamada en az «gizemli» basamaktır; öğretici olmasının nedeni de bu. Burada iki taraf büyük ölçüde aynı dilde konuşabilir: kesir, süre, tekdüzelik, bulaşma. Karşı çıkılacak kimya yoktur. Tartışma, bu basamağın sonundaki tozun bir hastada ne yaptığına geçince başlar. Bir konuyu tartışırken ortak zemini önce kurmak, sonraki itirazı netleştirir.

Bir ölçek uyarısı daha. Hesapta «bir grain» dediğimizde 1922 çevirisinin birimini kullanıyoruz; eski birimlerin tam değeri ülkeye ve döneme göre küçük farklar gösterebilir. 65 miligram yaklaşık bir değerdir; sonuçta küçük bir fark doğurur, büyüklüğü değiştirmez. Molekül hesabındaki mol kütlesi de yalnız bir örnektir. Bir derste bir sayı verirken nelerin yaklaşık olduğunu söylemek, sayıya güveni azaltmaz; artırır.

Kirlilik sorusunu da doğru yere koyalım. «Havandan toz geliyor, demek ki ürün kirlidir» demek, ölçüm olmadan atılmış bir adımdır. «Ürünün içinde yalnızca başlangıç maddesi vardır» demek de aynı şekilde. İki cümlenin de sayıya ihtiyacı var. Metal kökenli ürünlerdeki ölçüm tartışmasını Yeni Modeller modülünde okuyacağız.

Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler

Yaygın yanlışYaygın kanı — «Her homeopatik üründe hiç molekül yoktur.» Üçüncü derecede pay milyonda birdir ve hesapla hâlâ çok sayıda molekül beklenir.
Doğrusu

Madde tükenmesi ileri basamaklarda gündeme gelir; bu yüzden düzey her zaman belirtilmelidir.

Yaygın yanlışYaygın kanı — «Öğütme bir karıştırmadan başka hiçbir şey yapmaz.» Öğütme parçacık boyutunu küçültebilir; bu olağan fiziktir.
Doğrusu

Tartışma bunun bir tedavi etkisi doğurup doğurmadığındadır.

Yaygın yanlışYaygın kanı — «Milyonda bir kesin bir sayıdır.» Toplam 101 grain olduğu için gerçek pay 1/1.030.301'dir; ayrıca sayı tekdüzelik ve temizlik varsayımlarına dayanır.
Doğrusu

Tarif bu varsayımları ölçmez.

Sınır

§ 270 ve dipnot 150, 1922 İngilizce çevirisinden okundu ve tarama görüntüsüyle karşılaştırıldı. Hesaplar, grain karşılığı ve molekül örneği bize aittir; mol kütlesi yalnız örnektir. Dönemin süt şekeri saflığı ve havan aşınması için ölçüm kaynağı görülmedi. Bell ve Koithan bir model makalesidir; bu derste sonuçları sınanmadı. Bugünkü üretim standartları bu dersin kapsamında değil. Bu anlatım bir üretim talimatı değildir; bazı başlangıç maddeleri zehirlidir ve öğütme tozu solunabilir, kesinlikle evde denenmemelidir. Potens seçimi ve kullanım önerisi yoktur. Açılıştaki Kilis dükkânı kurgudur.

Bir toz içindeki paydan bir sağlık sonucu çıkmaz. Bu hesap bir hekimin ya da eczacının değerlendirmesinin yerine geçmez.

Kendin dene

Kilit özet

Organon § 270'e göre bir grain madde, üçe bölünmüş yüz grain süt şekeriyle bir saat öğütülür. Her derecede altı öğütme ve altı kazıma, 54 ile 66 dakika eder. Üç derece üç saat sürer.

Paylar 1/100, 1/10.000, 1/1.000.000'dur. Gerçek toplam 101 olduğundan üçüncü derecede tam pay 1/1.030.301'dir. 1922 baskısının dipnotunda rakam dizgi hataları vardır.

Bir grain üçüncü derece tozda yaklaşık 65 nanogram madde bulunur. Örnek bir mol kütlesiyle bu, yüz trilyonlarca moleküldür. «Hiç madde yok» cümlesi bu düzey için yanlıştır.

Hesap tekdüzelik ve temizlik varsayımlarına dayanır. Hahnemann'ın temizlik tarifi titizdir ama ölçüm içermez. Öğütmenin parçacık küçültmesi olağan fiziktir; bunun tedavi gücü doğurduğu ayrı bir iddiadır ve hastada sınanır.

Sonraki derse köprü

Üçüncü dereceden sonra toz sıvıya geçiyor ve bugün en çok bilinen harf burada devreye giriyor. Sıradaki derste santesimal ölçeğin yüzde bir oranlı basamaklarını Organon'un tarifinden ve meclis raporundaki tanımdan açıklayacak ve 30C için toplam seyreltme katsayısını on üzeri bir sayı olarak yazacağız.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Bu sayfa hakkında ne düşünüyorsun?