MD11-M01-D01
Kontemplasyon kelimesinin serüveni
Contemplatio kelimesinin Latin kilise geleneğindeki anlamını bugünkü meditasyon kullanımından ayırt eder ve bu farkın okumayı nasıl etkilediğini bir örnekle açıklar.
Meditasyon Bölümü — Hristiyan ve Yahudi Kontemplatif Gelenekler Akademisi — MD11-M01, Kontemplasyonun dili ve sınırı · 2.077 kelime · ≈ 9 dk okuma · 14 dk dinleme
Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Contemplatio kelimesi Latince templum'dan, kutsal için ayrılmış bir alandan gelir; Yunanca karşılığı theoria «seyirci olmak, bakmak» demektir.
Butler'a göre Latin Kilisesi bugün mistisizm denen deneyime contemplatio derdi; «mistisizm» yeni bir kelimedir. Batı Kilisesi'nde meditasyon ise yüzyıllar boyunca bir metin ya da sahne üzerinde etkin bir düşünme çalışmasını anlattı.
Ignatius'un on altıncı yüzyıl metninde kontemplasyon ve meditasyon neredeyse birbirinin yerine kullanılır ve kontemplasyon bir sahneyi imgelemin gözüyle görmeyi kapsar; kelimenin anlamı aynı geleneğin içinde değişmiştir.
Bugünkü popüler kullanım, meditasyonu zihni sessizleştirmek, kontemplasyonu bir şey üzerinde derin düşünmek olarak anlatır; bu, erken Latin kullanımının neredeyse tersidir.
Bir metni okurken kelimeleri o metnin kendi döneminin ve geleneğinin anlamıyla okumak gerekir; aksi hâlde bir yol tarifi tersine dönebilir.
Açılış sahnesi
Defne yirmi dokuz yaşında, serbest çevirmen. Bu ay bir meditasyon uygulamasının arayüzünü İngilizceden Türkçeye çeviriyor. Uygulamanın menüsünde iki ayrı bölüm var: «Meditation» ve «Contemplation». Birincisi sessiz oturuşlar, nefes, beden taraması. İkincisi kısa metinler, şiirler, sorular: «Bugün neye şükrediyorsun?»
Defne ilk iş olarak «meditation»a «meditasyon» diyor. «Contemplation» için ise duraksıyor. «Tefekkür» mü? «Derin düşünce» mi? «Seyir» mi? «Kontemplasyon» mu? Uygulamanın İngilizce açıklamasında iki kelimenin farkı şöyle anlatılıyor: meditasyon zihni sessizleştirmek, kontemplasyon bir şey üzerinde derin derin düşünmek.
Akşam Defne merakından iki kelimenin kökenini araştırıyor ve şaşırıyor. Yüzyıllarca Batı Hristiyan geleneğinde bu iki kelime neredeyse tersi anlamlarda kullanılmış: «meditasyon» bir metin ya da sahne üzerinde etkin bir düşünme, «kontemplasyon» ise sözcüklerin ötesinde bir seyir. Uygulamanın açıklaması, bir bakıma, eski kullanımı tersine çevirmiş.
Bu derste ne olacak
Bu ders Hristiyan ve Yahudi Kontemplatif Gelenekler Akademisi'ni açıyor ve Defne'nin karşılaştığı karışıklığı bir başlangıç noktası yapıyor. Önce «kontemplasyon» kelimesinin kökenine, Latince contemplatio'ya ve onun Yunanca karşılığı theoria'ya bakacağız. Sonra bu kelimenin Batı Hristiyan geleneğinde «meditasyon»dan nasıl ayrıldığını ansiklopedik bir kaynaktan aktaracağız. Ardından on altıncı yüzyıldan bir metinde iki kelimenin nasıl kullanıldığını göreceğiz ve kelimelerin anlamının bir geleneğin kendi içinde bile kayabildiğini fark edeceğiz. Son olarak bu farkın bir okuru nasıl etkilediğini bir örnekle açıklayacağız.
Sıfır noktası
Çatının S4-M09 dersi Hristiyan kontemplatif gelenekleri genel hatlarıyla tanıtmış, çöl topluluklarından sessizlik geleneğine, metinle çalışmanın basamaklarından yirminci yüzyılın merkezleme duasına uzanan bir tablo çizmişti. O derste bir kelimenin zaman içinde «iş değiştirdiği» de not edilmişti. Bu akademi o kelimelerin kendisine daha yakından bakıyor.
Defne'nin karşılaştığı sorun bir çeviri sorunu gibi görünüyor; ama aslında bir okuma sorunu. Bir okur on ikinci yüzyıldan bir metinde «meditatio» kelimesini görüp onu bugünkü «meditasyon»la, sessiz bir oturuşla, eşleştirirse, metni yanlış okur. Aynı şey «contemplatio» için de geçerli.
Bu akademinin ilk dersi bu yüzden bir kelime dersi: okumaya başlamadan önce kelimelerin ne anlama geldiğini, ve geldiklerini, bilmek.
Mekanizma
Bir tapınağın alanı
Kelimenin kökenini bir ansiklopedi maddesinden okuyoruz.
Bir ansiklopedi maddesi; [C] olarak okuyoruz. Kart iki şey söylüyor.
Birincisi, köken. Contemplatio bir yerden, bir tapınak alanından geliyor: kutsal için ayrılmış, ölçülmüş bir boşluk. Kelimenin kökünde bir mekân imgesi var.
İkincisi, kullanım. Butler'a göre Latin Kilisesi bugün «mistisizm» dediğimiz deneyime «contemplatio» diyordu. Meditasyon ise etkin bir düşünme çalışmasıydı: bir metni ya da bir sahneyi zihinde işlemek.
Bir not: aynı madde, Hristiyanlıkta kontemplasyonun «içeriksiz bir zihin» anlamına geldiğini söyleyen bir cümle de içeriyor; ama bu cümle maddede kaynaksız olarak işaretlenmiş. Bu yüzden onu bu derse almıyoruz.
Seyirci olmak
Kelimenin Yunanca karşılığını bir başka madde açıyor.
Bir ansiklopedi maddesi; [C] olarak okuyoruz. İki kelime, contemplatio ve theoria, aynı imgeyi taşıyor: bakmak, seyretmek, bir seyirci olmak. Bu, Defne'nin uygulamasındaki «bir şey üzerinde derin derin düşünmek» tanımından farklı. Kökte bir düşünme değil, bir bakış var.
Johnston'ın ifadesi bu bakışın neye yöneldiğini de söylüyor: ilahi gerçeklere. Ve bakışın kendisine bir ad veriyor: «sevginin gözü».
Bir metinde iki kelime
On altıncı yüzyıldan bir metin, bu iki kelimenin Batı Hristiyan geleneğinin kendi içinde de nasıl esnediğini gösteriyor.
Geleneğin kendi metni; [T] olarak okuyoruz. Bu kartta dikkat çeken şey, Ignatius'un iki kelimeyi neredeyse birbirinin yerine kullanması: «görünür bir kontemplasyon ya da meditasyon», «bütün kontemplasyonlardan ya da meditasyonlardan önce». Ve onun «kontemplasyon» dediği şey, bir sahneyi «imgelemin gözüyle görmek»: bir tapınağı, bir dağı, bir figürü zihinde canlandırmak.
Bu, Butler'ın ve Johnston'ın anlattığı erken dönem contemplatio'dan farklı bir şey. Erken dönemde contemplatio ilahi gerçeklere yönelen bir seyir, sözcüklerin ve imgelerin ötesinde bir bakıştı. Ignatius'ta ise kontemplasyon bir imgeleme çalışması.
Kelime, aynı geleneğin içinde, yüzyıllar içinde anlam değiştirmiş.
Defne'nin karşılaştığı ters dönüş
Şimdi Defne'nin uygulamasına dönelim ve kelimelerin serüvenini üç durakta özetleyelim.
Birinci durak, erken Latin kilise geleneği. Contemplatio ilahi gerçeklere yönelen bir seyir, bugün mistisizm denen şey. Meditatio ise bir metin ya da sahne üzerinde etkin bir düşünme.
İkinci durak, on altıncı yüzyıl, Ignatius. Contemplatio ve meditatio neredeyse birbirinin yerine kullanılıyor; ikisi de bir sahneyi imgelemle canlandırmayı ve üzerinde düşünmeyi kapsıyor.
Üçüncü durak, bugün. Popüler kullanımda «meditasyon» çoğu zaman sessiz bir oturuş, zihni sessizleştirmek; «kontemplasyon» ise bir şey üzerinde derin derin düşünmek. Defne'nin uygulamasının açıklaması tam bu.
Üçüncü durak, birinci durağın neredeyse tersi. Eski meditatio etkin bir düşünmeydi; bugünkü «meditasyon» çoğu zaman düşünceyi bırakmak. Eski contemplatio sözsüz bir seyirdi; bugünkü «kontemplasyon» çoğu zaman bir konu üzerinde düşünmek.
Bu farkın okumayı etkilemesi
Müfredatın istediği örnek burada. Bir okur on ikinci yüzyıldan bir manastır metninde şu cümleyi okusun: «Meditasyondan kontemplasyona yüksel.» Bugünkü kullanımla okursa, bu cümle «sessiz bir oturuştan derin bir düşünmeye geç» anlamına gelir. Ama metnin kendi kullanımıyla okursa, anlam tersine döner: «bir metin üzerinde etkin düşünmekten, sözcüklerin ötesindeki bir seyre geç».
Aynı cümle, iki zıt yöne giden bir yol tarifi olur. Bu yüzden bu akademide bir metni okurken, kelimeleri o metnin kendi döneminin ve kendi geleneğinin anlamıyla okumaya çalışacağız. Bir sonraki ders bu cümlenin ait olduğu dört basamaklı yolu açacak.
Örneklerden okuma
Usta katmanı
Bu dersin inceliği, kelimelerin sabit olmadığını kabul etmek. «Kontemplasyon» ve «meditasyon», bir sözlük maddesi gibi değil, bir yolculuk gibi okunmalı. Her durakta kelime başka bir anlam taşıyor; ve bir okurun sorusu, «bu kelime ne demek?» değil, «bu kelime bu metinde, bu dönemde, ne demek?» olmalı.
Ignatius örneği bu inceliğin canlı bir göstergesi. Aynı gelenek içinde, on altıncı yüzyılda, iki kelime neredeyse birbirinin yerine geçmiş ve «kontemplasyon» bir imgeleme çalışmasına dönüşmüş. Bu, erken dönem contemplatio'nun sözsüz seyrinden farklı. Bir okur Ignatius'un «kontemplasyon»unu ortaçağ mistiklerinin «contemplatio»suyla aynı sanırsa, iki farklı uygulamayı birleştirmiş olur.
Bir başka incelik: Wikipedia maddesindeki kaynaksız cümle. Ansiklopedik kaynaklar bile, özellikle bir kavramın tanımında, kaynaksız genellemeler içerebilir. Bu dersin onu kullanmaması, MD10 akademisinde gördüğümüz harita ve arazi ayrımının bir uygulaması: bir haritanın kendisi de bir yerde boş bırakılmış olabilir.
Son olarak, bu akademinin yaklaşımı için bir sonuç. Bu akademi Hristiyan ve Yahudi geleneklerinin uygulamalarını kendi metinleriyle betimleyecek. Bu, kelimeleri o metinlerin kendi anlamıyla okumayı gerektiriyor. Defne'nin uygulamasının üçüncü durak kullanımı, bu akademinin kullanımı olmayacak; her metin kendi durağında okunacak.
Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler
Sınır
Bu akademi Hristiyan ve Yahudi kontemplatif uygulamaları kendi metinleriyle betimler; gelenekleri birbirine göre sıralamaz ve bir inanç topluluğunun öğretisi hakkında hüküm vermez.
Bu ders kelimelerin tarihini iki ansiklopedi maddesinden ve Ignatius'un bir metninden okudu; Butler ve Johnston burada yalnız maddelerin anlattığı kadarıyla var.
İsa duasının bir tekrar tekniği olarak ayrıntısı bu bölümün MD05 akademisinde, «karanlık gece» ile klinik tablolar arasındaki ayrımın güvenlik tarafı MD15'te ele alınır. Kabala'nın inisiyasyon ve hoca isteyen uygulamaları bu akademide öğretilmez, yalnız tanıtılır.
Bu ders bir uygulama yönergesi vermez; Ignatius'un alıştırmaları geleneğin içinde bir ruhani rehberle yapılan bir süreç olarak tarif edilir ve burada yalnız bir kelime örneği olarak anıldı.
Kendin dene
Kilit özet
Contemplatio kelimesi Latince templum'dan, kutsal için ayrılmış bir alandan gelir; Yunanca karşılığı theoria «seyirci olmak, bakmak» demektir.
Butler'a göre Latin Kilisesi bugün mistisizm denen deneyime contemplatio derdi; «mistisizm» yeni bir kelimedir. Batı Kilisesi'nde meditasyon ise yüzyıllar boyunca bir metin ya da sahne üzerinde etkin bir düşünme çalışmasını anlattı.
Ignatius'un on altıncı yüzyıl metninde kontemplasyon ve meditasyon neredeyse birbirinin yerine kullanılır ve kontemplasyon bir sahneyi imgelemin gözüyle görmeyi kapsar; kelimenin anlamı aynı geleneğin içinde değişmiştir.
Bugünkü popüler kullanım, meditasyonu zihni sessizleştirmek, kontemplasyonu bir şey üzerinde derin düşünmek olarak anlatır; bu, erken Latin kullanımının neredeyse tersidir.
Bir metni okurken kelimeleri o metnin kendi döneminin ve geleneğinin anlamıyla okumak gerekir; aksi hâlde bir yol tarifi tersine dönebilir.
Sonraki derse köprü
Bu derste bir manastır cümlesini, «meditasyondan kontemplasyona yüksel», iki zıt biçimde okuduk. Bu cümle, Batı manastır geleneğinde bir metinle çalışmanın dört basamaklı bir yolunun parçası: okumak, üzerinde düşünmek, dua etmek ve seyretmek.
O dört basamağı sıradaki ders, MD11-M01-D02, tek tek tanımlayacak: lectio, meditatio, oratio ve contemplatio; ve meditasyonun bu sırada neden seyirden önce gelen bir düşünme adımı olduğunu açıklayacak.
Anlamadığın bir yer mi var?
Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.