İçeriğe geç

MD11-M01-D02

Okuma, düşünme, dua, seyir

Lectio, meditatio, oratio ve contemplatio basamaklarını tanımlar ve meditasyonun bu sırada neden seyirden önce gelen bir düşünme adımı olduğunu açıklar.

Meditasyon Bölümü — Hristiyan ve Yahudi Kontemplatif Gelenekler Akademisi — MD11-M01, Kontemplasyonun dili ve sınırı · 1.973 kelime · ≈ 9 dk okuma · 13 dk dinleme

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Lectio divina, Kutsal Kitap'ın yavaş ve dua içinde okunmasıdır; Benedictus Kuralı ona manastırın gündelik düzeninde belirli zamanlar ayırır ve keşişlerin meditasyonu okunan metin üzerinde düşünmektir.

Guigo II, on ikinci yüzyılda Scala Claustralium'da bu yolu dört basamaklı bir merdiven olarak tarif etmiştir: lectio, okuma; meditatio, metnin anlamı üzerinde düşünme; oratio, duayla karşılık verme; contemplatio, Tanrı'nın huzurunda sessiz durma.

Gerard of Zutphen'e göre okuma meditasyonu yanılgıdan korur, meditasyon da zihni kontemplasyona hazırlar; bu yüzden meditasyon seyirden önce gelen bir düşünme adımıdır.

Haçlı Yuhanna'ya atfedilen söz aynı sırayı anlatır: okumada ara, meditasyonda bulursun; duada kapıyı çal, kontemplasyonda açılır.

Dördüncü basamak gelenekte bir armağan olarak tarif edilir; bu akademi bunu geleneksel iddia olarak etiketler.

Açılış sahnesi

Lale elli sekiz yaşında, emekli bir edebiyat öğretmeni. Kırk yıl öğrencilere şiir okuttu: önce yüksek sesle, sonra sözcük sözcük, sonra «bu dize sana ne söylüyor?», ve en sonunda, bazen, kimsenin bir şey söylemediği uzun bir sessizlik.

Emekli olunca Beyoğlu'ndaki bir kilisenin düzenlediği, farklı inançlardan insanlara açık bir okuma grubuna katılıyor. Grubun yöneticisi, yaşlı bir rahibe, her hafta İncil'den kısa bir bölüm seçiyor ve grubu dört adımda yürütüyor. Önce metni iki kez yüksek sesle okuyorlar. Sonra herkes bir sözcüğü ya da bir ifadeyi seçip onun üzerinde düşünüyor. Sonra bu düşünceden bir dua, bir dilek, bir teşekkür çıkıyor. Ve en sonunda birkaç dakika kimse konuşmuyor.

İlk akşam Lale'nin aklına kendi sınıfı geliyor. Kırk yıl boyunca farkında olmadan buna benzer bir şey yapmış. Rahibeye bunu söylüyor. Rahibe gülümsüyor: «Bu dört adımın bir adı var, ve sekiz yüz yıldan eski. Ama dikkat edin: sizin sınıfınızda son adım bir sessizlikti. Bizde o sessizliğin bir muhatabı var.»

Bu derste ne olacak

Defne'nin uygulama menüsündeki iki kelime, eski bir manastır düzeninde dört basamaklı bir sıranın içinde duruyordu. Bu ders o sırayı açıyor. Önce dört basamağı, lectio, meditatio, oratio ve contemplatio, onları ilk kez biçimsel olarak tarif eden on ikinci yüzyıl yazarıyla birlikte tanıtacağız. Sonra bu yolun daha eski kökenine, manastır gündelik hayatındaki yerine bakacağız. Ardından müfredatın asıl sorusunu açacağız: meditasyon bu sırada neden seyirden önce gelen bir düşünme adımı?

Sıfır noktası

Lale'nin sınıfı ile rahibenin grubu arasındaki benzerlik gerçek. İkisi de bir metni yavaşça okumakla başlıyor, onun üzerinde düşünmekle sürüyor, ve bir sessizliğe varıyor. Ama rahibenin sözü bir farkı da adlandırıyor: grubun sessizliği bir muhataba yönelmiş.

Kelimelerin serüveninde söylenen bir şey burada somutlaşıyor. Erken Latin geleneğinde meditatio bir metin üzerinde etkin bir düşünme, contemplatio ise ilahi olana yönelen bir seyirdi. Bu ders bu iki kelimeyi, aralarına iki kelime daha koyarak, bir sıraya diziyor.

Mekanizma

Manastırın gündelik hayatında okuma

Dört basamaklı yolun kökü, manastırın gündelik düzeninde.

Geleneğin kuralının bir maddedeki aktarımı; [T] olarak okuyoruz. Kart lectio divina'nın manastırda bir iş gibi, el emeği gibi, belirli saatleri olan bir uygulama olduğunu gösteriyor. Ve bir şeyi açıkça söylüyor: keşişlerin meditasyonu, okunan metnin anlamı üzerinde düşünmekti.

Bu, önceki dersin birinci durağıyla birebir örtüşüyor: meditatio, bir metin üzerinde etkin düşünme.

Dört basamak

Dört basamağı bir yol olarak ilk kez tarif eden yazar on ikinci yüzyılda yaşadı.

İki ansiklopedi maddesi; [C] olarak okuyoruz. Guigo'nun Scala Claustralium'unun kendisini bu derste açmadık; dört basamağı maddelerin özetinden okuyoruz.

Dört basamak bir sıra oluşturuyor.

Lectio, okuma: metni yavaşça, dikkatle okumak.

Meditatio, düşünme: okunanın anlamı üzerinde düşünmek.

Oratio, dua: bu düşünceden doğan bir karşılık, Tanrı'ya yönelen bir söz.

Contemplatio, seyir: duanın ötesinde, Tanrı'nın huzurunda sessiz durmak.

Rahibenin grubu tam bu sırayı izliyordu: iki kez okuma, bir sözcük üzerinde düşünme, bir dua, birkaç dakikalık sessizlik.

Neden meditasyon seyirden önce

Müfredatın sorusu burada: bu sırada meditasyon neden seyirden önce gelen bir düşünme adımı?

Kartın aktardığı Gerard of Zutphen'in görüşü bu soruya doğrudan bir yanıt veriyor, ve yanıt iki katlı.

Birinci kat: okuma meditasyonu korur. Zutphen'e göre okuma, meditasyonun yanılgıya düşmemesi için zihni hazırlar. Yani meditasyon, bir metne bağlı bir düşünme; bir metin olmadan yapılan meditasyon, Zutphen'e göre, yoldan sapabilir.

İkinci kat: meditasyon seyri hazırlar. Aynı biçimde, meditasyon da zihni kontemplasyona hazırlar. Seyir boşlukta başlamaz; bir düşünmenin, bir duanın ardından gelir.

Haçlı Yuhanna'ya atfedilen söz aynı sırayı bir arayış imgesiyle anlatıyor: okumada aranır, meditasyonda bulunur; duada kapı çalınır, kontemplasyonda açılır. Meditasyon «bulmak», ama henüz kapının açılması değil. Kapının açılması, seyir, en son geliyor.

Defne'nin karşılaştığı ters dönüş buradan da görülüyor. Bugünkü dilde «meditasyon» yolun sonu gibi duruyor: sessizlik, zihnin durulması. Guigo'nun merdiveninde ise meditasyon ikinci basamak; sessizlik, contemplatio, dördüncü basamakta.

Bir yöntem mi, bir armağan mı?

Kartın bir ifadesi dikkatle okunmalı: dördüncü aşama, Tanrı'nın huzurunda sessiz durma «armağanı». İlk üç basamak bir insanın yapabileceği şeyler: okumak, düşünmek, dua etmek. Dördüncü basamak ise geleneğin anlatımında bir armağan, bir lütuf olarak tarif ediliyor.

Bu, Lale'nin sınıfındaki sessizlik ile rahibenin grubundaki sessizlik arasındaki farkı da açıklıyor. Lale'nin sınıfında sessizlik bir şiirin ardından gelen doğal bir an. Rahibenin grubunda ise sessizlik bir muhataba yönelmiş bir bekleyiş; ve gelenek o sessizliğin içinde bir şeyin verilmesini umuyor.

Bu akademi bu umudu bir geleneksel iddia olarak etiketliyor: bir dua grubunun sonundaki sessizliğin bir armağan olduğu, geleneğin kendi anlatımı.

Örneklerden okuma

Usta katmanı

Bu dersin inceliği, dört basamağı bir mekanik yöntem olarak değil, bir yol olarak okumak. Guigo'nun merdiven imgesi bunu söylüyor: merdivenin basamakları sırayla çıkılır, ama merdivenin amacı basamaklar değil, onların ulaştırdığı yer. Ve gelenek, son basamağın bir insanın çıkabileceği değil, bir armağan olarak verilen bir basamak olduğunu söylüyor.

Zutphen'in uyarısı ise bugünkü bir okur için ilginç bir soru açıyor: metinsiz bir meditasyon mümkün mü? Zutphen'e göre okumadan kopan bir meditasyon yanılgıya düşebilir. Bu, bugünkü metinsiz meditasyon uygulamalarını yargılamak için değil, iki farklı anlayışı yan yana görmek için önemli. Guigo'nun geleneğinde meditasyon bir metnin içinden çıkıyor; birçok modern uygulamada ise metinden bağımsız.

Bir başka incelik: dördüncü basamağın armağan olarak tarifi, bu bölümün öbür akademilerinde gördüğümüz bir temaya bağlanıyor. Zen'in uyanış dili, tasavvufun keşf ve feyiz dili, burada da benzer bir yapıda görünüyor: bir geleneğin sonunda bir insan çabasının ötesinde bir şeyin verildiği iddiası. Bu akademi bu iddiayı her yerde olduğu gibi geleneksel iddia olarak etiketliyor.

Son olarak, Lale'nin şiir atölyesi bir soru bırakıyor: lectio divina'nın biçimi dinî bağlamından koparılıp bir okuma yöntemi olarak kullanılabilir mi? Bu, MD10 akademisinde tefekkür için sorduğumuz soruyla aynı: bir biçim taşınabilir, ama bağlamı ve muhatabı onunla birlikte taşınmaz. Lale'nin dürüstlüğü, biçimin kaynağını açıkça söylemesi, bu taşımanın sınırını belirliyor.

Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler

Sınır

Burada lectio divina'nın dört basamağı bir geleneğin yolu olarak betimlendi. Kutsal Kitap yorumunun teolojik ilkeleri, Origenes'ten bu yana gelen yorum geleneği ve basamakların mezheplere göre farklı vurguları ilgili ilahiyat derslerinin konusu.

Guigo II'nin Scala Claustralium'u bu derste açılmadı; dört basamak iki ansiklopedi maddesinin özetinden ve aktarımından okundu. Haçlı Yuhanna'ya atfedilen söz maddenin aktarımıyla verildi; eserlerinde nerede geçtiği bu derste doğrulanmadı.

Bu ders bir dua yönergesi vermez. Lectio divina geleneğin içinde bir inanç ve bir dua bağlamında yapılır; bir okur onu bir okuma yöntemi olarak denemek isterse, Lale'nin yaptığı gibi, biçimin kaynağını ve bağlamını açıkça bilmelidir.

Kendin dene

Kilit özet

Lectio divina, Kutsal Kitap'ın yavaş ve dua içinde okunmasıdır; Benedictus Kuralı ona manastırın gündelik düzeninde belirli zamanlar ayırır ve keşişlerin meditasyonu okunan metin üzerinde düşünmektir.

Guigo II, on ikinci yüzyılda Scala Claustralium'da bu yolu dört basamaklı bir merdiven olarak tarif etmiştir: lectio, okuma; meditatio, metnin anlamı üzerinde düşünme; oratio, duayla karşılık verme; contemplatio, Tanrı'nın huzurunda sessiz durma.

Gerard of Zutphen'e göre okuma meditasyonu yanılgıdan korur, meditasyon da zihni kontemplasyona hazırlar; bu yüzden meditasyon seyirden önce gelen bir düşünme adımıdır.

Haçlı Yuhanna'ya atfedilen söz aynı sırayı anlatır: okumada ara, meditasyonda bulursun; duada kapıyı çal, kontemplasyonda açılır.

Dördüncü basamak gelenekte bir armağan olarak tarif edilir; bu akademi bunu geleneksel iddia olarak etiketler.

Sonraki derse köprü

Bu derste bir Hristiyan dua yolunu kendi kelimeleriyle okuduk: lectio, meditatio, oratio, contemplatio. Bu kelimeler o kadar yerleşik ki, bir okur başka bir geleneğe, örneğin Yahudi geleneğine bakarken de onları bir şablon gibi kullanmak isteyebilir: «bu onların meditasyonu», «bu onların kontemplasyonu».

Akademinin üçüncü dersi bu şablonun neyi çarpıttığını soruyor. MD11-M01-D03'te Yahudi kontemplatif uygulamalarını Hristiyan kategorileriyle okumanın yarattığı çarpıtma bir örnekle gösterilecek ve hitbodedut ile kavvanah kendi bağlamlarına yerleştirilecek.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Bu sayfa hakkında ne düşünüyorsun?