Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Kapı dönüşümü, kesilen fiş sayısının mağazaya giren ziyaretçi sayısına oranıdır. Ciro; ziyaretçi, kapı dönüşümü ve ortalama fişin çarpımıdır. Oran, formatın sözüne göre okunur: markette yüksek olması beklenir, gezilen bir mağazada düşük olması kusur değildir.
Metrekare başına katkı, bir reyonun bıraktığı katkının kapladığı alana bölünmesidir. Satış değil katkı kullanılır, taze üründe fire düşülür; reyon büyütme kararında eklenen metrekarenin getireceği ek katkı tahmin edilir.
Stok devir süresi, eldeki stoğun mevcut satış hızıyla kaç günde tükeneceğidir. Kısa süre paranın hızla döndüğünü, uzun süre rafta beklediğini gösterir; süre, kategorinin ve mevsimin olağan hızıyla karşılaştırılır.
Stok getirisi, bir yıllık brüt kârın ortalama stok maliyetine bölünmesidir. Marj ve hızı tek bir sayıda birleştirir; metrekare başına katkı yerin, stok getirisi paranın verimini gösterir.
Açılış
Açılış sahnesi
Marketin işletmecisi bir akşam kepengi indirdikten sonra elinde bir metreyle deterjan raflarının önüne geçti. İki uzun raf, yerden tavana temizlik ürünleriyle doluydu: çamaşır deterjanları, yumuşatıcılar, bulaşık tabletleri, çamaşır suyu bidonları. Ölçtü: raflar ve önlerindeki koridor, aşağı yukarı altı metrekare tutuyordu. Hemen yanındaki manav reyonu ise on beş metrekarelik bir alana sıkışmıştı; sabahları kasalar koridora taşıyordu.
Babası kasanın yanındaki taburede oturuyordu. «Raflar boşalırsa sebzeyi oraya koyarsın,» dedi. «Ama önce bir hesap yap. O raflar ayda ne satıyor? Sattığı şeyden sana ne kalıyor? Raflardaki mal kaç günde bir dönüyor? Sebzeyi oraya koyunca aynı yer sana daha mı çok kazandıracak?»
İşletmeci kasa programının raporlarını açtı. Günlük ciro vardı, ürün ürün satış vardı, kasa fişlerinin sayısı vardı. Ama hiçbir rapor, marketin hangi köşesinin ne kazandırdığını söylemiyordu. Kapıdan kaç kişinin girdiğini ise hiç bilmiyordu.
Yol haritası
Bu derste ne olacak
Raflarını ölçen aile marketi ve butikten organik dükkânına kadar bu derste anlatılan mağazalar gerçek değil; ciro, metrekare ve stok rakamları yalnızca hesabın adımlarını izlemeye yetecek kadar gerçekçi tutuldu.
Önce kapıdan girenlerin ne kadarının bir şey alarak çıktığını ölçmeyi göreceğiz. Sonra mağazanın her köşesinin, kapladığı yere göre ne kadar kazandırdığını hesaplayacağız. Ardından raftaki malın kaç günde satılıp yenilendiğini okumayı öğreneceğiz. Son olarak kâr marjı ile stok hızını tek bir sayıda birleştirip hangi rafın, bağladığı paraya göre daha çok kazandırdığını tartışacağız.
Sıfır noktası
Bu akademinin ilk dersinde perakende formatlarını, yani bir mağazanın müşteriye verdiği sözü ve o sözün bedelini görmüştük. Önceki akademilerde de bu dersin bazı araçları kuruldu. Katkı marjını pazarlamaya giriş derslerinde, satışın kasada bıraktığı net pay olarak tanımlamıştık. Yerel işletme akademisinin pano dersinde ciroyu iki çarpana ayırmıştık: kesilen fiş adedi ve her fişin ortalama tutarı. Çevrimiçi satış derslerinde adı geçen yavaş dönen stok da satış hızına göre beklenenden uzun süre depoda kalan maldı.
Bir mağazanın ekonomisi bu sayılara üç yeni boyut ekler: kapıdan giren kişi sayısı, mağazanın fiziksel alanı ve raftaki malın bağladığı para. Bir mağaza, internet sitesinden farklı olarak, her metrekaresi için kira öder ve rafındaki her ürün için önceden para bağlar. Bu yüzden «ne kadar sattık?» sorusu, «nerede, ne kadar yerde ve ne kadar parayla sattık?» sorusuna dönüşür.
Mekanizma — kapıdan kasaya
Ciro, kasaya giren paradır. Ama ciro, bir mağazanın kapısından kaç kişinin girdiğini ve girenlerin ne kadarının bir şey alarak çıktığını söylemez. İki mağaza aynı ciroyu çok farklı yollardan yapabilir: biri az ziyaretçinin çoğuna satarak, öbürü çok ziyaretçinin azına.
Kalabalık bir mağaza, satamıyorsa kalabalıktan bir şey kazanmaz.
Gezenin çok olduğu bir format, dönüşümü düşük diye cezalandırılmaz.
Dönüşüm aniden düşüyorsa, nedeni çoğu zaman raftadır.
Kapı sayacı olmayan bir dükkân, ziyaretçiyi belirli saatlerde elle sayabilir.
Mekanizma — metrekarenin kazancı
Bir mağazanın en kıt kaynağı yerdir. Her metrekare için kira ödenir ve bir metrekareye konan bir ürün, oraya konabilecek başka bir ürünün yerini alır. Bu yüzden bir reyonun değeri, ne kadar sattığıyla değil, kapladığı yere göre ne kadar kazandırdığıyla ölçülür.
Geniş yer kaplayan bir ürün, satışı yüksek olsa da metrekare başına zayıf kalabilir.
Aynı ürün, mağazanın hangi köşesinde durduğuna göre farklı kazandırır.
Küçük bir alan, değerli ürünle metrekare başına çok kazandırır.
Taze ürünün metrekare kazancı, fire düşülmeden okunursa olduğundan yüksek görünür.
Mekanizma — malın dönüş hızı
Raftaki mal, satılana kadar bağlanmış paradır. Bir ürün ne kadar hızlı satılıp yenilenirse, ona bağlanan para o kadar çabuk kasaya döner. İki ürün aynı marjla satılsa bile, biri bir haftada, öbürü üç ayda dönüyorsa, mağazaya aynı şeyi bırakmazlar.
Bazı ürünlerde stok devir süresi bir gündür ve böyle olmalıdır.
Mevsimlik bir stok, mevsimi geçince devir süresini kendiliğinden uzatır.
Bir dönemin hızı, yılın tamamına genellenemez.
Yavaş dönen bir ürün, raftaki yerini başka bir ürünle paylaşmalıdır.
İleri katman
Usta katmanı — bağlanan paranın getirisi
Marj ve hız ayrı ayrı okunduğunda birbiriyle çelişebilir. Kalın marjlı bir ürün yavaş dönebilir; ince marjlı bir ürün çok hızlı dönebilir. Hangisinin mağazaya daha çok kazandırdığını görmek için ikisi tek bir sayıda birleştirilir: raftaki her liralık stok, bir yılda kaç lira brüt kâr bırakıyor?
Kalın marjlı ürün, yavaş dönüyorsa her liraya ince marjlı hızlı üründen az kazandırabilir.
İki ürün grubunun getirisi, birinin yerini öbürüne vermenin hesabıdır.
Taze ürünün yüksek fireli marjı, çok hızlı dönüşüyle telafi edilebilir.
Mevsimlik bir mağazada stok getirisi, sezonun her haftasında farklıdır.
İşletmeci, hesapları bir kâğıda yazdı ve babasıyla birlikte okudu. Deterjan rafları ayda yaklaşık otuz bin liralık satış yapıyordu; marjı ince olduğu için bıraktığı katkı yaklaşık üç bin altı yüz liraydı. Altı metrekareye bölününce, metrekare başına ayda altı yüz lira ediyordu. Rafta yaklaşık yirmi dört bin liralık mal duruyordu; bu, aşağı yukarı yirmi yedi günlük stoktu. Manav reyonu ise on beş metrekarede ayda yüz yirmi bin liralık satış yapıyordu; firesi düşüldükten sonra bıraktığı katkı yaklaşık otuz bin lira, metrekare başına iki bin liraydı ve mal iki üç günde dönüyordu. Ama babası bir şeyi hatırlattı: manava eklenecek altı metrekare, ilk on beş metrekare kadar kazandırmazdı. İşletmeci tahminini temkinli yaptı: eklenen alanın ayda yirmi bin liralık ek satış ve yaklaşık beş bin liralık ek katkı getireceğini varsaydı; metrekare başına sekiz yüz lira küsur, deterjan rafının altı yüz lirasından fazlaydı. Kapıda bir hafta boyunca günde iki saat ziyaretçi saydı: kapı dönüşümü yüksekti, giren neredeyse herkes bir şey alıyordu. Deterjan rafları ikiden bire indirildi; en çok satan ürünler kaldı, gerisi siparişle getirilecekti. Açılan yere manav kasaları kondu.
Yanılgılar
Yaygın hatalar
Yaygın yanlışMağazanın başarısı yalnızca ciroyla okunur; kapıdan kaç kişinin girdiği ve girenlerin ne kadarının aldığı bilinmez.
Doğrusu
Kalabalık saatler en iyi saatler sanılır; kapı dönüşümü düşen bir mağazada nedenin bedenin, kabinin ya da fiyatın görünmemesi olduğu fark edilmez. Ya da tersine, gezenin çok olması doğal olan bir formatta dönüşüm, markete göre düşük diye cezalandırılır.
Yaygın yanlışReyonların değeri satışla ölçülür; çok satan ama ince marjlı bir reyon en değerli sanılır.
Doğrusu
Katkı kapladığı alana bölünmez; taze ürünün firesi düşülmeden hesap yapılır ve bir reyonu büyütme kararında, eklenecek metrekarenin ilk metrekareler kadar kazandıracağı varsayılır.
Yaygın yanlışRaftaki malın kaç günde döndüğü hesaplanmaz; mevsimlik stok mevsim geçince rafta kalır, yıllık ortalama bir hızla bütün yıl için sipariş verilir.
Doğrusu
Yavaş dönen ürünler, satış hızına bakılmadan geniş raflarda tutulur ve bağladıkları para görünmez.
Yaygın yanlışMarj ve hız ayrı ayrı okunur; kalın marjlı ürün en kârlı sanılır, ince marjlı hızlı ürün küçümsenir.
Doğrusu
Raftaki her liralık stoğun bir yılda ne kadar brüt kâr bıraktığı hesaplanmadığı için, para yavaş dönen kalın marjlı ürünlerde bağlı kalır.
Özet
Aklında kalsın
Kapı dönüşümü, kesilen fiş sayısının mağazaya giren ziyaretçi sayısına oranıdır. Ciro; ziyaretçi, kapı dönüşümü ve ortalama fişin çarpımıdır. Oran, formatın sözüne göre okunur: markette yüksek olması beklenir, gezilen bir mağazada düşük olması kusur değildir.
Metrekare başına katkı, bir reyonun bıraktığı katkının kapladığı alana bölünmesidir. Satış değil katkı kullanılır, taze üründe fire düşülür; reyon büyütme kararında eklenen metrekarenin getireceği ek katkı tahmin edilir.
Stok devir süresi, eldeki stoğun mevcut satış hızıyla kaç günde tükeneceğidir. Kısa süre paranın hızla döndüğünü, uzun süre rafta beklediğini gösterir; süre, kategorinin ve mevsimin olağan hızıyla karşılaştırılır.
Stok getirisi, bir yıllık brüt kârın ortalama stok maliyetine bölünmesidir. Marj ve hızı tek bir sayıda birleştirir; metrekare başına katkı yerin, stok getirisi paranın verimini gösterir.
Sıradaki ders
Sonraki derse köprü
Manav kasaları deterjan rafının yerine yerleştikten bir hafta sonra işletmecinin gözüne bir tuhaflık takıldı: sebze satışları beklediği kadar artmamıştı. Kapının önünde durup müşterileri izledi. Giren müşterilerin çoğu kapıdan girer girmez sola, ekmek ve süt dolabına dönüyor, oradan kasaya gidiyordu. Manav reyonu sağ arkadaydı; kasaya giden yolun üstünde değildi. Bazı müşteriler marketten çıkarken «Bugün sebze yok muydu?» diye soruyordu.
Raf ve metrekare hesabı doğruydu; ama müşteri o rafın önünden hiç geçmiyordu. Gelecek derste müşterinin dikkatinin ve kararının, mağazanın girişinden kasasına kadar nasıl ilerlediğini çalışacağız.
Anlamadığın bir yer mi var?
Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.