M01-D01
Şema Terapi nedir, ne değildir
Şema Terapi’yi bütünleştirici bir model olarak tanımlar ve "çocukluğu konuşan terapi" algısından ayırır.
Şema Terapi Akademisi — M01, Şema Terapi’ye giriş · 3.278 kelime · 16 örnek durum · 2 kanıt kartı · ≈ 15 dk okuma · 22 dk dinleme
Terapi Akademisi’nde: S05-P01-D03 · S05-P01-D11
Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Şema Terapi, uzun süreli örüntüleri erken yaşantıda karşılanmamış ihtiyaçlarla ilişkilendiren ve bu örüntüleri bugünkü hayatta değiştirmeyi hedefleyen bütünleştirici bir modeldir.
Bilişsel, davranışsal, yaşantısal ve ilişkisel teknikler aynı formülasyona bağlanır; bir tekniği seçen terapist onun formülasyonun hangi parçasına dokunduğunu söyleyebilmelidir.
Geçmiş bugünkü tepkiyi anlamak ve değiştirmek için açılır; her köken çalışması bugünkü bir duruma geri bağlanır.
Değişimin ölçüsü oturumda yaşanan duygu değil, danışanın hayatındaki seçimlerdir.
Terapi ilişkisi bu modelde hem değişimin zemini hem de çalışmanın konusudur.
Model her danışan için bir yükseltme değildir; hangi sorun ve hangi amaçla seçildiği kanıtla birlikte düşünülür.
Açılış sahnesi
Safranbolu'da iki yüz yıllık bir konağın başoda tavanı. İskelenin üstünde Kerim Usta ile çırağı Tülay, kalem işi bir lale bordürünün önünde duruyor. Bordürün ortasından ince bir çatlak geçiyor; çatlağın iki yanında boya kabarmış, bir avuç büyüklüğünde bir parça dökülmek üzere.
Tülay fırçasını hazırlamış: "Usta, desen elimizde, renkler belli. Çatlağı macunlar, üstünü aynı lalelerle boyarım. Yarın akşama biter."
Kerim Usta parmağıyla çatlağın ucunu izliyor, sonra tavan tahtasına kulağını dayayıp vuruyor. "Boyarsın, bir kış dayanır. Bu çatlak boyadan çıkmamış. Üstteki çatıdan su sızıyor, tahta şişip büzülüyor, sıva da onunla açılıyor."
Tülay bir an düşünüyor: "O zaman bütün boyayı kazıyıp tahtaya kadar inelim."
"Onu da yapmayız," diyor usta. "Altta üç kat eski boya var, her biri o evin bir dönemini anlatıyor. Biz yalnız çatlağın neden açıldığını gösterecek kadar açarız. Sonra çatıyı onarırız, tahtayı kuruturuz, sıvayı sağlamlaştırırız, en son deseni yeniden çizeriz. İş bitince de ev sahibine olukları her güz temizlemeyi öğretiriz. Yoksa aynı yere döneriz."
Tülay fırçayı bırakıp not defterine dört satır yazıyor: yüzey, yapı, çatı, bakım.
Konak, Kerim Usta ve Tülay kurgu. Ama yüzeydeki izi ne yalnızca boyayıp geçen ne de bütün katmanları sökmeyi iş sayan, alttaki yapıyı bugünkü onarım için açan bir çalışma biçimi, bu dersin konusu.
Bu derste ne olacak
Şema Terapi hakkında en sık duyulan cümle, onun "çocukluğu konuşan terapi" olduğudur. Cümlede bir doğruluk payı var: bu terapide erken yaşantı gerçekten konuşulur. Ama cümle modelin asıl iddiasını gözden kaçırır. Bu ders Şema Terapi'yi bilişsel, davranışsal, yaşantısal ve ilişkisel teknikleri tek bir formülasyon dilinde birleştiren bir model olarak tanımlıyor ve bu tanımı oturumda verilen kararlara indiriyor.
Önce modelin nereden çıktığına ve hangi gelenekleri bir araya getirdiğine bakacağız. Ardından geçmişin bu terapide hangi iş için açıldığını, bugünkü hayatın ve davranışın neden çalışmanın merkezinde kaldığını, terapi ilişkisinin nasıl bir araca dönüştüğünü konuşacağız. Akademinin ilerleyen modüllerinde öğreneceğin kavramları burada yalnızca bir harita üzerinde yerlerine koyacağız. Kesitte, Balıkesir'de ilk görüşmesine gelen ve terapistten hemen çocukluğunu açmasını bekleyen bir danışanla karşılaşacağız. Kanıt bölümünde iki deneme var: biri modelin güçlü olduğu bir alandan, öteki üstünlüğünün görülmediği bir alandan.
Sıfır noktası
Terapi Akademisi'nin S05-P01-D03 dersi bilişsel ve bilişsel davranışçı yaklaşımları tanıttı; otomatik düşünce, temel inanç ve davranışsal deney orada tanımlandı. S05-P01-D11 ise ekolleri birleştirmenin yollarını ayırdı: teknik seçmecilik, kuramsal kaynaştırma ve özümseyici bütünleştirme. BDT Akademisi'nin M08-D08 dersi, inancı imgeleme, canlandırma ya da sandalye çalışmasıyla oturumda yaşantı olarak canlandıran yaşantısal tekniği tanımladı ve Şema Terapi'ye yön gösterdi. Bu ders o yönün başladığı yerden açılıyor.
Yaygın yanlış"Şema Terapi, çocukluğu konuşan terapidir."
Erken yaşantı bu modelde önemli bir yer tutar; ama hedef geçmişi anlatmak ya da anlamak değil, bugün tekrarlanan bir örüntüyü değiştirmektir. Çocukluk anısına, bugünkü bir tepkiyle bağı kurulabildiği ölçüde girilir. Oturumların büyük kısmı danışanın bu haftaki ilişkileri, işi, kararları ve davranışları üzerine konuşur; ev ödevi, davranış denemesi ve bilişsel çalışma da modelin parçasıdır.
Mekanizma
Bir model, dört teknik ailesi
Şema Terapi'nin kurucu metinleri, Young'ın 1990 tarihli kitabı ve Young, Klosko ve Weishaar'ın 2003 tarihli uygulayıcı rehberi, modeli bilişsel terapinin uzun süreli kişilik sorunlarına genişletilmesi olarak anlatır. 2003 tarihli rehber modelin bilişsel-davranışçı, bağlanma, Gestalt, nesne ilişkileri, yapılandırmacı ve psikanalitik okullardan öğeler aldığını söyler. Bu geniş liste kolayca yanlış okunabilir: sanki terapist her oturumda bu okullardan birini seçiyormuş gibi. Oysa bu okullardan gelen kavramlar tek bir modelin içinde eritilmiştir ve teknikler de o modelin diliyle seçilir.
Oturumda bu, dört teknik ailesi olarak görünür. Bilişsel teknikler bir inancın kanıtını tartar; davranışsal teknikler bugünkü hayatta yeni bir davranışı sınar; yaşantısal teknikler inancı ve duyguyu imgeleme ya da sandalye çalışmasıyla oturumun içinde canlandırır; ilişkisel teknikler terapistle danışan arasındaki ilişkiyi değişimin bir aracı olarak kullanır.
Araç çantası değil, bağlayıcı bir model
Şema Terapi'yi tanımlayan şey kullandığı tekniklerin çeşitliliği değil, bu tekniklerin aynı formülasyona bağlanmasıdır. Terapi Akademisi'nin S05-P01-D11 dersindeki ayrımla okunduğunda Şema Terapi, teknikleri tek tek seçen bir listeden çok kuramsal kaynaştırmaya yakın durur: farklı geleneklerden gelen açıklamalar tek bir kavram setinde birleşmiştir. Bir imgeleme çalışması bu yüzden kendi başına bir "duygu boşaltma" egzersizi sayılmaz; danışanın formülasyonunda adı konmuş bir örüntüyü ve o örüntünün öğrenildiği, bir ihtiyacın karşılanmadığı anı hedef alır.
Geçmiş, bugün için açılır
Şema Terapi'de erken yaşantıya gitmenin işlevi, bugünkü tepkinin orantısızlığını anlaşılır kılmaktır. Bir danışan iş arkadaşının kısa bir e-postasına günlerce üzülüyorsa, bu tepkinin bugünkü olaydan daha eski bir kaynaktan beslendiği düşünülür. Kaynağı bulmak iki iş görür: danışan tepkisini "aşırı hassasım" yerine "eski bir öğrenme çalışıyor" diye okumaya başlar ve terapist o öğrenmenin duygusal çekirdeğine yaşantısal tekniklerle ulaşabilir. Geçmiş bu yüzden bir arşiv gibi baştan sona taranmaz; bugünkü örüntüyle bağı kurulabilen anılar açılır.
Yaygın yanlış"Şema Terapi'de ebeveynler suçlanır."
Erken yaşantıya bakmak, karşılanmayan bir ihtiyacı adlandırmaktır; bir suçlu ilan etmek değildir. Ebeveyn kendi koşulları içinde elinden geleni yapmış olabilir ve bir ihtiyaç yine de karşılanmamış olabilir. Danışan ailesine duyduğu saygıyı ve bağlılığı korurken çocukken neye ihtiyaç duyduğunu da söyleyebilir; terapist bu ikisinin aynı anda doğru olmasına alan açar.
Bugünün hayatı ve davranış
Modelin sonu oturum odasında değil, danışanın hayatındadır. Bir örüntü kâğıtta ve imgelemede ne kadar iyi anlaşılırsa anlaşılsın, danışan bugünkü ilişkilerinde aynı seçimleri yapmaya devam ediyorsa iş bitmemiştir. Bu yüzden Şema Terapi'de ev ödevleri, davranış denemeleri ve örüntüyü sürdüren seçimlerin adım adım değiştirilmesi açık hedeflerdir. Akademi bu çalışmayı Bölüm II'deki "Davranış örüntülerini kırmak" dersinde ayrıntılandırıyor; burada yalnızca yerini göstermek yeterli.
İlişki bir koşuldan fazlası
Her terapide iyi bir ilişki değişimin koşuludur. Şema Terapi bir adım ileri gider: terapi ilişkisinin kendisi, erken yaşantıda karşılanmamış bir ihtiyacın sınırlar içinde karşılanabileceği ve aynı örüntünün terapistle birlikte tekrarlandığında yakından çalışılabileceği bir alan olarak görülür. Akademi bunu Bölüm II'de sınırlı yeniden ebeveynlik ve empatik yüzleştirme adlarıyla öğretiyor; bu dersin işi yalnızca şu ayrımı yapmak: ilişki burada hem zemin hem de çalışmanın konusudur.
Haritada neler var
Modeli ilk kez görenler çoğu zaman kavramların çokluğundan yorulur. Haritanın ana hatları aslında sade: çocuğun temel duygusal ihtiyaçları vardır (M01-D03); bu ihtiyaçlar tekrar tekrar karşılanmadığında erken dönem uyumsuz şemalar gelişebilir (M01-D04); bu süreçte mizaç ile yaşantı birlikte rol oynar (M01-D05); kişi şemanın acısıyla teslim olma, kaçınma ya da aşırı telafi gibi biçimlerde başa çıkar (M01-D06). Bölüm I'in sonraki modülleri şemaları alanlara ayırır ve o anda etkin olan duygusal durumları anlatan mod modelini kurar; sağlıklı yetişkin de bu haritanın bir parçasıdır. Bu ders bu kavramların hiçbirini tanımlamıyor; yalnızca terapistin oturumda baktığı haritanın kaç katmanlı olduğunu gösteriyor.
Kimin için, hangi amaçla
Şema Terapi uzun süren, hayatın birçok alanına yayılan ve kısa yapılandırılmış tedavilere direnen örüntüler için geliştirildi. Bu, her danışan için daha derin ya da daha iyi bir seçenek olduğu anlamına gelmez. Kişilik örüntüsünün belirgin olmadığı, açık bir tetikleyicisi ve dar bir kaçınma döngüsü olan bir panik bozukluğunda kısa ve odaklı bir BDT protokolü çoğu zaman daha doğrudan bir yoldur. Model bir yükseltme paketi gibi düşünülmemeli; hangi danışanda, hangi amaçla seçildiği sorulmalıdır. Hangi danışanlarda standart BDT'nin zorlandığı sorusunu bir sonraki ders ayrıca ele alıyor.
Sınırda kişilik bozukluğunda Şema Terapi psikodinamik bir tedaviyle doğrudan karşılaştırıldı.
Depresyonda ise aynı model BDT ile karşılaştırıldığında bir fark çıkmadı.
Oturumdan bir kesit
Bu görüşme ders için yazılmış bir kurgudur. Gökçe otuz dört yaşında, Balıkesir'de bir zeytinyağı fabrikasının muhasebe biriminde çalışıyor. İlk görüşme; başvuru formuna "ilişkilerim hep aynı yerde bitiyor" yazmış. Terapist Orhan, son ilişkisinin nasıl bittiğini sormuştu.
Danışan: «Aslında bu kısmı geçebiliriz. Ben biliyorum sorun nerede. Babam ben yedi yaşındayken evden gitti. Şema Terapi'nin çocuklukla çalıştığını okudum, onun için buradayım. Önceki psikoloğum bana sadece ödev veriyordu, hiç geçmişe inmedik.»
Terapist: «Babanızın gidişinin sizin için önemli olduğunu duyuyorum; ona mutlaka geleceğiz. Önce bir şeyi anlamak istiyorum: son ilişkiniz bittiğinde, o son haftada ne oldu?»
Danışan: «Mesajlarıma geç dönmeye başladı. Ben de iki gün boyunca telefona bakıp durdum, sonra ayrılmak istediğimi yazdım. O ayrılmadan ben ayrıldım yani. Hep böyle oluyor.»
Terapist: «"Hep böyle" derken, önceki ilişkilerde de benzer bir an var mıydı?»
Danışan: «Her birinde. Ama bunları konuşmak yerine babamı konuşsak? Bence asıl mesele orada.»
Orhan bu noktada bir seçimle karşı karşıya. Birinci yol, Gökçe'nin isteğine uyup oturumun kalanını babasının gidişini dinlemeye ayırmak. Bu yol Gökçe'nin beklentisini karşılar ve ilişkiyi ilk oturumda güçlendirebilir; ama formülasyon henüz kurulmadan geçmişe inmek, Gökçe'nin önceki terapide yaşadığı eksikliğin tersini, yani bugünle bağı kurulmayan bir anlatıyı başlatabilir. İkinci yol, isteği bir kenara koyup yalnız son ilişkinin döngüsüne odaklanmak. Bu yol yapılandırılmış ve bugüne bağlıdır ama Gökçe'nin bu terapiye gelme nedenini görmezden gelir; ilk oturumda "burada da beni duymuyorlar" deneyimi yaşatabilir.
Orhan üçüncü bir yol seçiyor ve modeli kısaca paylaşıyor.
Terapist: «Size bu terapinin nasıl çalıştığını anlatayım, sonra birlikte karar verelim. Babanızın gidişiyle bugün telefona bakıp durduğunuz o iki gün arasında bir bağ olabilir. Bu bağı bulmak için ikisine de bakacağız. Ama geçmişe, bugünkü o anı daha iyi anlamak ve değiştirmek için gideceğiz. Telefona bakıp durduğunuz an, haritanın bir ucu. Babanız gittiğinde yedi yaşındaki kızın yaşadığı, belki öbür ucu.»
Danışan: «Yani ikisini birden mi konuşacağız?»
Terapist: «Evet. Bugün o iki günü ayrıntılı yazalım; gelecek hafta yazdıklarımızdan en güçlü duyguyu alıp ilk ne zaman tanıdığınızı birlikte arayalım. Size uyar mı?»
Bu yanıtı modele uygun kılan şey nazikliği değil, geçmişle bugünü aynı formülasyonun iki ucuna yerleştirmesidir. Orhan Gökçe'nin isteğini reddetmedi, onu modelin içine taşıdı ve sırayı gerekçesiyle birlikte önerdi. Bir başka terapist aynı yere daha yavaş, önce dinleyerek de gelebilirdi; burada ölçülebilir olan sıranın kendisi değil, geçmişe yapılacak her ziyaretin bugünkü bir davranışa geri bağlanıp bağlanmadığıdır.
Usta katmanı
Bu modeli öğrenen terapistlerin sık düştüğü hatalardan biri, yaşantısal tekniklerin çarpıcılığına kapılıp formülasyon kurulmadan imgelemeye geçmektir. Güçlü bir duygu açığa çıkar, oturum "derin" geçmiş gibi hissedilir, ama o duygunun hangi bugünkü örüntüye bağlanacağı belli olmadığı için kazanç bir sonraki haftaya taşınmaz. Öteki uçtaki hata da aynı derecede yaygındır: başka ekollerde yetişmiş terapistler modelin kavramlarını öğrenir, şema adlarını formülasyona yazar, ama oturumları yalnız sözel tekniklerle yürütür. Böyle bir çalışma Şema Terapi dilini konuşan bir bilişsel terapidir. Ekoller arasındaki fark da burada keskinleşir: BDT inancı esas olarak kanıtla ve deneyle sınar; psikodinamik çalışmalar ilişkiyi anlamak için yorumlar; Şema Terapi ise ilişkiyi hem anlamak hem de sınırlar içinde bir ihtiyacı karşılamak için kullanır ve yanına davranış değişimini ekler.
Yaygın yanlış"Şema Terapi, bilişsel terapiye birkaç imgeleme egzersizi eklemektir."
Yaşantısal teknikler bu modelin önemli bir parçasıdır; ama asıl ekleme kavramsaldır. Örüntü erken ihtiyaçlarla, başa çıkma biçimleriyle ve modlarla açıklanır; terapi ilişkisi bir araca dönüşür; teknikler bu açıklamaya göre seçilir. Bir bilişsel terapiye imgeleme eklemek BDT Akademisi M08-D08'de tartışılan yaşantısal bir genişlemedir; Şema Terapi bunu bütün bir modelin içine yerleştirir.
Kanıtın sınırı
Bu dersteki iki deneme modelin neyi yapabildiğine dair farklı bir resim çiziyor. Sınırda kişilik bozukluğunda üç yıllık, yoğun bir format güçlü sonuçlar verdi; ama karşılaştırma tek bir psikodinamik tedaviyle yapıldı, örneklem orta büyüklükteydi ve modelin geliştiricileri araştırma ekibindeydi. Depresyonda BDT'ye karşı bir üstünlük görülmedi ve yazarlar bu bulgunun da tekrarlanması gerektiğini söyledi. Bu iki sonuç, modelin "her sorunda daha derin" olduğu fikrinin desteklenmediğini gösteriyor. Daha temel bir soru da açık: Şema Terapi'nin dört teknik ailesinin her birinin sonuca ne kadar katkı yaptığı, tekniklerin hangi sırayla ve hangi ağırlıkla kullanılması gerektiği büyük ölçüde bilinmiyor. Modelin bütünü sınandı; parçaları ayrı ayrı çok daha az sınandı. Kanıt tabanının güçlü ve sınırlı yanları M01-D07'de daha geniş bir çerçevede ele alınıyor; bu dersten genellenebilecek şey, modelin bir sorun türüyle eşleştirilerek seçilmesi gerektiğidir.
Kendin dene
Aklında kalsın
Şema Terapi, uzun süreli örüntüleri erken yaşantıda karşılanmamış ihtiyaçlarla ilişkilendiren ve bu örüntüleri bugünkü hayatta değiştirmeyi hedefleyen bütünleştirici bir modeldir.
Bilişsel, davranışsal, yaşantısal ve ilişkisel teknikler aynı formülasyona bağlanır; bir tekniği seçen terapist onun formülasyonun hangi parçasına dokunduğunu söyleyebilmelidir.
Geçmiş bugünkü tepkiyi anlamak ve değiştirmek için açılır; her köken çalışması bugünkü bir duruma geri bağlanır.
Değişimin ölçüsü oturumda yaşanan duygu değil, danışanın hayatındaki seçimlerdir.
Terapi ilişkisi bu modelde hem değişimin zemini hem de çalışmanın konusudur.
Model her danışan için bir yükseltme değildir; hangi sorun ve hangi amaçla seçildiği kanıtla birlikte düşünülür.
Sonraki derse köprü
Gökçe'nin önceki terapisinde "hiç geçmişe inilmemiş", ama aldığı ödevlerin de ilişkilerindeki döngüyü değiştirmediği anlaşılmıştı. Bu, hangi danışanlarda standart yapılandırılmış bir tedavinin takıldığı sorusunu açıyor. M01-D02, BDT’den Şema Terapi’ye, standart BDT'nin hangi danışan özelliklerinde zorlandığını ve Şema Terapi'nin bu noktaya neler getirdiğini ele alıyor.
Anlamadığın bir yer mi var?
Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.