İçeriğe geç

M01-D01

Motivasyonel görüşme nedir, ne değildir

MG’yi bir konuşma biçimi olarak tanımlar; ikna tekniği, karar dengesi ve değişim aşamaları modeliyle karıştırılan yönlerini bir kesit üzerinde ayırır.

Motivasyonel Görüşme Akademisi — M01, Motivasyonel görüşmeye giriş · 3.482 kelime · 16 örnek durum · 3 kanıt kartı · ≈ 16 dk okuma · 23 dk dinleme

Koçluk Akademisi’nde: 27.1 · İkna Psikolojisi Akademisi’nde: 19.6

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

MG, değişim motivasyonunu danışanın kendisinden ortaya çıkarmak ve güçlendirmek için kullanılan, iş birliğine dayalı ve kişi merkezli bir rehberlik biçimidir. Rehberlik yönü, iş birliği ve kişi merkezlilik o yönün dayatılmadığını, ortaya çıkarma da malzemenin danışana ait olduğunu söyler.

Açık soru ve yansıtma kullanmak bir görüşmeyi MG yapmaz. Yönün nereden geldiği, değişimin kimin çıkarına olduğu ve görüşmecinin danışanın geri çekildiğini gördüğünde ne yaptığı belirleyicidir.

Karar dengesi, aşama modeli ve değerlendirme geri bildirimi meşru araçlardır ve kendi yerlerinde iş görür. Karar dengesi görüşmeci tarafsız kalmak istediğinde yerindedir; MG ise kararsızlığı değişim yönünde çözmeye göre tasarlanmıştır ve bu yüzden görüşmecinin taraf tutmaya hakkı olmayan kararlarda kullanılmaz.

Kendi becerisine dair algı ile kayıtta duyulan uygulama arasında neredeyse hiç ilişki bulunmadı; bu akademinin kesitleri bir kayıt dinler gibi okunur.

Açılış sahnesi

Mersin, Pozcu'da bir spor salonu, cumartesi öğleden önce. Satış danışmanı Tuncay geçen hafta iki günlük bir iletişim atölyesinden dönmüş, masasının kenarına bir kart yapıştırmış: açık soru sor, onayla, yansıt, özetle. Karşısında emekli bir matematik öğretmeni oturuyor, Nermin Hanım. Doktoru yürüyüş önermiş, o da salonu görmeye gelmiş.

Tuncay kartı izliyor. «Sağlığınız sizin için ne ifade ediyor?» diye soruyor. Nermin Hanım torunlarından söz ediyor. Tuncay «Torunlarınızla daha çok vakit geçirmek istiyorsunuz» diye yansıtıyor, sesi yumuşak. Nermin Hanım başını sallıyor. Tuncay «Bu kararlılığınız çok değerli» diye ekliyor ve masaya yıllık paketin broşürünü koyuyor. Peşin ödemede yüzde on beş indirim var; Tuncay'ın ay sonu hedefinde de üç paket eksik.

Nermin Hanım broşüre bakıyor, sonra Tuncay'a. «Oğlum, ben buraya yürüyüş bandı için geldim. Sahil yolu da bedava.» Kalkıyor. Arka masada ağırlık aletlerinin kaydını tutan antrenör Ferhunde, kahvesini bırakıp Tuncay'ın kartına bakıyor ve bir şey söylemiyor. Tuncay'ın sorduğu soru açıktı, yaptığı yansıtma da kelimesi kelimesine bir yansıtmaydı. Görüşmeyi kimin nedeni yönetiyordu, sorusu ise hiç sorulmadı.

Bu derste ne olacak

Bu, Motivasyonel Görüşme Akademisi'nin ilk dersi; akademiyi bu kapıdan açan okur için yöntemin sınırını çizer. Önce motivasyonel görüşmenin (motivational interviewing, kısaca MG) kurucularının verdiği tanımı üç parçasına ayıracağız. Sonra MG'nin en sık karıştırıldığı şeyleri sırayla ele alacağız: ikna, teknik listesi, karar dengesi, değişim aşamaları modeli ve danışan merkezli terapi. Ortadaki kesitte bir fizyoterapist, egzersizini bırakmış bir danışanın tek cümlesi karşısında birkaç hamle arasında duracak; ders o hamleleri yöntemin ilkesine göre tartacak. Sonunda kanıtın ve koçluğa aktarımın sınırına bakacağız.

Sıfır noktası

Miller ve Rollnick 2009'da yayımladıkları «Ten things that motivational interviewing is not» makalesinin sonunda MG'yi tek cümleyle tanımlar: değişim motivasyonunu ortaya çıkarmak ve güçlendirmek için kullanılan, iş birliğine dayalı ve kişi merkezli bir rehberlik biçimi. Cümlenin üç parçası var. Rehberlik, görüşmecinin bir yönü olduğunu söyler. İş birliği ve kişi merkezlilik, o yönün danışana dayatılmadığını söyler. Motivasyonun ortaya çıkarılması ise malzemenin nereden geldiğini söyler: görüşmeci nedeni getirmez, danışanda olanı duyulur kılar.

Akademi Miller ve Rollnick'in 2023'teki dördüncü baskısını izler; kitabın alt başlığı artık yalnız değişimden değil, değişim ve büyümeden söz ediyor. Tanımın ruhu üzerine kurulan dört öğe M01-D04'te, yöntemin 1983'ten bugüne nasıl değiştiği M01-D05'te gelecek. İkna Psikolojisi Akademisi 19.6, MG'yi ikna araçlarının yanında, bir kişinin kendi değişim nedenini bulmasına yardım eden bir yol olarak tanıttı. Burada ters yönden giriyoruz: MG'yi iknadan ayıran çizgi nerede geçiyor? Koçluk Akademisi 27.1 de MG'nin ruhunu koçluk görüşmesine bağlar; bu akademi o modülün bir katman altına iner ve her dersi bir görüşme anındaki seçime indirger.

İlk yaygın yanlış, Tuncay'ın kartındadır: dört beceri MG'de kullanılır, ama satış hedefine hizmet eden aynı soru başka bir iş görür.

Mekanizma

Kimin nedeni, kimin çıkarı

Miller ve Rollnick 2009 makalesinde MG'yi, insanlara istemedikleri bir şeyi yaptırmanın yolu olarak gören beklentiyi açıkça reddeder. Gerekçeleri basit: kişi kendi davranış seçimini yapar ve bu seçim gücü başkasına devredilemez. Danışanda değişim yönünde hiçbir iç motivasyon yoksa MG onu üretemez. Yazarlar bir adım ileri gider ve MG'yi bir ürün satmak, özel bir kliniğin yataklarını doldurmak ya da birinden araştırma onamı almak için kullanmayı etik dışı sayar. Değişim kişinin kendi çıkarına olmalıdır; bir kurumun, bir hizmetin ya da başka bir kişinin çıkarına değil.

Aynı makalede küçük ama öğretici bir dil notu var. MG bir fiil değildir; birine «MG yapılmaz», birinin «üzerinde» uygulanmaz. Yazarlar MG'nin biri «için» ya da biriyle «birlikte» yapıldığını söyler. «Hastaya MG uyguladım» cümlesi masum duyulur, ama uzman ile alıcı ilişkisi kurar.

Söz ve ezgi: teknik değil, yöntem

İkinci karışıklık, MG'yi adımları önceden yazılmış bir teknik sanmaktır. Miller ve Rollnick onu zamanla ve çok pratikle öğrenilen karmaşık bir beceri, bir klinik ya da iletişim yöntemi olarak anlatır. MG'nin ruhunu yazıya dökme ihtiyacını da ilk kez reçeteye dönüşmüş uygulamaları gördüklerinde duyduklarını söylerler; ruhu taşımayan MG'yi bir şarkının ezgisiz sözlerine benzetirler.

Bu benzetmenin arkasında bir araştırma öyküsü var. Miller, Yahne ve Tonigan'ın 2003'te yayımlanan bir denemesinde MG neredeyse hiç etki göstermedi. Görüşmeciler sıkı yapılandırılmış bir el kitabını izliyordu ve el kitabı tek oturumun sonunda bir değişim planı kurulmasını istiyordu, danışan hazır olsun olmasın. Amrhein ve arkadaşlarının 2003 dil çözümlemesine göre örneklemin yaklaşık üçte ikisinde kararlılık dili oturum boyunca güçlendi. Geri kalanlarda ise kararlılık tam plan kurulmaya başlandığı anda sıfıra düştü. El kitabına sadık görüşmeciler danışanın geri çekildiğini gördükleri hâlde planı sürdürdü; hata, sırayı reçeteye bağlamaktı.

İki kefeyi eşit tartmak: karar dengesi

Üçüncü karışıklık bir tekniğin yöntemin yerine geçmesidir. Karar dengesi (decisional balance), değişmemenin ve değişmenin artılarını ve eksilerini dört kutulu bir tabloda açığa çıkaran bir tekniktir; Bilişsel Davranışçı Terapi Akademisi M15-D01 onu bir araç olarak tanıtır. Miller ve Rollnick bu tekniği küçümsemez. Görüşmeci kararın yönünü etkilemekten kaçınmak istediğinde tamamen uygun bulurlar.

MG'nin farkı yöndür. Yöntem ilk tarifinden beri danışanın kendi değişim nedenlerini seçici olarak ortaya çıkarmak ve güçlendirmek üzerine kurulu. Karar dengesi ise değişime karşı nedenleri bilerek arar ve iki tarafa yaklaşık eşit süre ayırır. Kararsız danışan zaten o noktadadır: birbirini götüren artılar ve eksiler arasında kımıldayamaz hâldedir. Miller ve Rose 2015'te iki yanıtı klinik sonuç araştırmalarıyla karşılaştırır.

Aşama modeli ve değerlendirme geri bildirimi

Dördüncü karışıklık MG'yi değişim aşamaları modelinin bir uygulaması sanmaktır. Yazarlara göre iki model 1980'lerin başında birlikte büyüdü ama MG hiçbir zaman o modele dayanmadı: biri değişimin nasıl ve neden olduğunu anlatan geniş bir kuram, öteki kişisel motivasyonu güçlendiren belirli bir klinik yöntem. MG yaparken danışanı bir aşamaya yerleştirmek gerekmez. Modelin ayrıntısı Koçluk Akademisi 19.2'de, iki modelin karıştırılmasının görüşmedeki bedeli M02-D03'te.

Bir test ya da tarama sonucunu kişiye yapılandırılmış biçimde sunmanın MG'nin zorunlu parçası olduğu da sık sanılır. Miller ve Rollnick bu karışıklığın bir araştırma tasarımından kaldığını anlatır.

Danışan merkezli terapiden farkı: bilinçli bir yön

Rogers'ın danışan merkezli danışmanlığı MG'nin temelidir; yazarlar MG'yi onun bir evrimi olarak görür. Fark, MG'nin bilinçli olarak amaca yönelik olmasıdır. Görüşmeci değişim konuşması (change talk) denen konuşma biçimlerini stratejik olarak dinler, uyandırır ve onlara seçici yanıt verir. Değişim konuşmasının tanımı Koçluk Akademisi 19.4'te; bu akademide onun alt türleri M06 modülünde ayrılacak.

Rogers bu tür seçici pekiştirmeye karşıydı. Miller ve Rollnick yine de onun öğrencisi Truax'ın 1966'da, Rogers'ın kendi görüşmelerinde tam olarak bunu yaptığını düşündüren bulgular yayımladığını hatırlatır. Danışan merkezli danışmanlıkta neyin yansıtılacağını seçmenin geleneksel ölçütü duyguya odaklanmaktır; MG ise açık bir ölçüt verir: davranış değişimine götüren konuşma biçimleri.

Kolay değil, yaptığın şey değil, her derde deva değil

MG basittir ama kolay değildir; yazarlar onu karmaşık bir sporu ya da bir çalgıyı öğrenmeye benzetir. İki günlük bir atölye bir başlangıç sağlar, beceri ise geri bildirim ve koçlukla gelişir. «Ben zaten bunu yapıyorum» cümlesi de sık duyulur; yazarlar görüşmecilerin kendi yeterlik algısıyla gözlenen becerileri arasında sıfıra yakın ilişki bulduklarını söyler.

MG her derde deva da değildir. Değişime zaten hazır olan kişi MG'ye ihtiyaç duymaz; yazarlar böyle kişilerde MG'nin eyleme dönük bir tedaviye göre ilerlemeyi yavaşlatabildiğine dair bazı kanıtlar olduğunu belirtir. Görüşmecinin kararı bir yöne eğmeye hakkı olmayan yaşam seçimlerinde de MG kullanılmaz, çünkü yöntem kararsızlığı belirli bir yönde çözmeye göre tasarlanmıştır.

Görüşmeden bir kesit

Bu kesit kurgudur; kişiler ve yer uydurulmuştur. Rize'nin bir ilçe devlet hastanesinin fizik tedavi bölümünde fizyoterapist Oya, altmış bir yaşındaki çay üreticisi Saniye Hanım'la üç hafta arayla ikinci kez görüşüyor. Saniye Hanım'ın bel ağrısı için hekimi ev egzersizi önermiş, Oya da ilk görüşmede programı göstermişti.

Görüşmeci: «Geçen sefer gösterdiğimiz egzersizlerden konuşalım mı? Evde nasıl gitti?»

Danışan: «Kızım, yalan söylemeyeyim. İki gün yaptım, sonra bıraktım. Sabah beşte bahçedeyim, akşama belim zaten kopuyor. Yatağa girince bir de yerde bacak kaldıracak hâlim kalmıyor.»

Görüşmeci: «Gün yorgunlukla bitiyor ve egzersiz o günün en sonuna kalıyor.»

Danışan: «Öyle. Gelinim diyor ki anne, yapmazsan iş ameliyata gider. Oğlum telefona videolar atıyor. Evde herkes hekim oldu.» Gülüyor, sonra sesi alçalıyor. «Yapmam gerektiğini biliyorum ama. Geçen yaz iki hafta düzenli yaptım, sabah kalkarken belim bu kadar tutmuyordu, onu fark etmiştim. Sonra mevsim girdi, hepsi dağıldı.»

Oya'nın önünde birkaç olası yanıt var ve her biri bu derste ayrılan karışıklıklardan birine denk düşüyor.

İlk yanıt bilgi vermek olabilir: «Saniye Hanım, bu egzersizler düzenli yapılmazsa ağrı kalıcılaşabilir, günde on dakika yeter.» Söylenen şey yanlış değildir. Ama Saniye Hanım bu cümleyi gelininden ve oğlundan zaten duyuyor; Oya evdeki koroya bir ses daha ekler. Koroya verdiği yanıtı da biliyoruz: zaman yok, bel kopuyor.

İkinci yanıt bir karar dengesi önermek olabilir: «Bir kâğıt alalım, egzersiz yapmanın ve yapmamanın iyi ve kötü yanlarını yazalım.» Bu, Saniye Hanım'ı egzersiz yapmamanın iyi yanlarını, akşam dinlenmeyi, ev işini, yorgunluğu ayrıntıyla anlatmaya davet eder. Oya taraf tutmaması gereken bir kararla karşı karşıya olsaydı bu yerinde bir araç olurdu. Burada ise Oya'nın bir yönü var ve danışan zaten iki kefenin arasında duruyor.

Üçüncü yanıt danışanı bir aşamaya yerleştirmek olabilir: «Şu an egzersize başlamayı düşünüyor musunuz, yoksa hazır mısınız?» Bu kapalı bir sorudur, iki seçenekten birini ister. Yanıt dosyaya bir etiket kazandırır ama Oya'ya bir sonraki cümlesini söylemez.

Dördüncü yanıt, Saniye Hanım'ın kendi gözleminin üstünde durmaktır. Oya bir açık soru sorabilir: «Geçen yaz o iki haftada sabahları neler değişmişti?» Ya da bir yansıtma kurabilir: «Geçen yaz farkı kendi belinizde görmüşsünüz; şimdiki zorluk o iki haftanın çay mevsimine nasıl sığacağı.» İkincisi karmaşık bir yansıtmadır, çünkü danışanın söylemediği bir anlamı, sorunun egzersizin yararı değil zamanlaması olduğunu, cümleye ekler. Koçluk Akademisi 9.2 bu ayrımı tanımlar.

Dördüncü yanıtın da bir riski var. Oya danışanın «biliyorum ama» sözündeki ikinci yarıyı, mevsimin gerçekten bıraktığı boşluğu duymazsa, yansıtması bir ikna cümlesinin kibar biçimine dönüşür. Saniye Hanım'ın yanıtının ne olacağını bu kesit söylemiyor. Oya henüz konuşmadı.

Usta katmanı

İlk sınır durumu, karar dengesinin MG içinde kullanıldığı nadir yerdir. Miller ve Rollnick kitabın ilk iki baskısında karar dengesini değişim konuşmasını ortaya çıkarmanın sekiz yolundan biri olarak kısaca andıklarını yazar. Değişim yönünde çok az şey söyleyen bir danışanla, önce mevcut davranışın iyi yanlarını sormak öteki yanı sormayı doğal kılabilir. Yazarlar bunu rutin kullanmadıklarını, ilk girişimleri sonuçsuz kalan danışanlara ayırdıklarını söyler. Usta görüşmeci tablonun dört kutusunu doldurmayı amaç saymaz.

İkinci sınır, kurum çıkarıdır. Koçluk, iş yeri sağlığı ve insan kaynakları görüşmelerinde değişimin yönü çoğu zaman kurumdan gelir: şirket çalışanın yeni bir bölüme geçmesini, okul öğrencinin devamsızlığını azaltmasını istiyor. Miller ve Rollnick'in ölçütü burada bir soru olarak işe yarar: bu değişim danışanın kendi çıkarına mı? Görüşmecinin bir çıkarı varsa onu adlandırmak, yok saymaktan dürüsttür. Hedeflerin ayrıştığı durum M05-D05'te ayrı bir derstir.

Üçüncü sınır dil ve kültürle ilgili. MG'nin kanıtı ağırlıkla İngilizce konuşulan ülkelerden geliyor. Yazarlar 2009'da MG eğitimcilerinin ve çevirilerinin en az otuz sekiz dile ulaştığını yazmıştı; bir yöntemin çevrilmesi, yansıtmanın her dilde aynı biçimde duyulduğunu göstermez.

Sık uygulayıcı hatası, seçici dinlemeyi manipülasyon sanıp ondan kaçmaktır. Görüşmeci her söyleneni eşit yansıtırsa görüşme yön kaybeder; yönünü saklarsa danışanı aldatmış olur. MG'nin çözümü yönü açık tutmaktır: hedef davranış birlikte seçilir, görüşmeci hangi konuşma biçimine dikkat ettiğini bilir, karar danışanda kalır.

Yaygın yanlış«MG, insanları istemedikleri bir şeye razı etmenin incelikli bir yoludur.»
Doğrusu

Kurucular bunun tersini söyler: kişide değişim yönünde bir iç motivasyon yoksa MG onu üretemez, ve yöntemi bir ürün satmak ya da onam almak için kullanmak etik dışıdır. Görüşmeci danışanda zaten var olan nedeni duyulur kılar; kendi nedenini danışanın ağzına koymaz.

Yaygın yanlış«Açık soru soruyor, yansıtıyor ve özetliyorsam MG yapıyorumdur.»
Doğrusu

Bu beceriler MG'nin araçlarıdır. Mersin'deki satış masası ve Eskişehir'deki şube aynı araçları kullandı; yön danışandan değil hedeften geliyordu. OARS'ın yönlü kullanımı M03-D01'de ayrı bir ders.

Yaygın yanlış«MG, değişim aşamaları modelinin pratik uygulamasıdır.»
Doğrusu

İki model aynı yıllarda büyüdü ve birbirini besledi, ama MG o modele dayanmaz. Kurucular kitabın ikinci baskısında, karışıklık yüzünden, kendi yazdıkları bölümlerden modele yapılan bütün göndermeleri bilerek çıkardıklarını anlatır.

Yaygın yanlış«Kararsız danışanla iki tarafı eşit ağırlıkla tartmak MG'nin kalbidir.»
Doğrusu

Eşit tartı karar dengesinin işidir ve görüşmeci tarafsız kalmak istediğinde yerindedir. MG ise değişim yönündeki konuşmaya seçici olarak yanıt verir; kararsız danışana iki tarafı yeniden saydırmak onu olduğu yerde tutabilir.

Kanıtın sınırı

Bu dersin omurgası olan «ne değildir» listesi bir deney sonucu değildir. Miller ve Rollnick'in kendi yöntemlerine dair kavramsal görüşüdür ve makale de bunu «bizim görüşümüze göre» diye kurar. Listedeki bazı maddelerin arkasında veri var: el kitabı bulgusu, karar dengesi derlemesi, öğrenme denemesi. Ama bunlar dersin kartlarında görüldüğü gibi farklı güçteki bulgulardır ve bir sınırın nereden geçtiğini kesin göstermez.

Etkinin büyüklüğü ayrı bir sorudur ve M01-D07'nin konusu. Burada bir çerçeve yeter: Lundahl ve arkadaşlarının 2010 meta-analizinde MG zayıf kontrol koşullarına göre küçük ama anlamlı bir etki gösterdi, belirli etkin tedavilerle karşılaştırıldığında ise anlamlı bir fark çıkmadı. MG'yi başka yöntemlerin önüne koyan bir dil bu bulguyla uyuşmaz.

Bilinmeyenler de var. Dördüncü baskının değişim ile büyümeyi birlikte anan çerçevesinin, alkol, madde ve sağlık davranışı dışındaki alanlarda aynı sınırları koruyup korumadığı açık bir soru. Koçluk görüşmesi, iş yeri ve okul için bu ayrımların neredeyse tamamı başka bağlamlardan taşınıyor; bu akademi onları «Aktarım» etiketiyle işaretleyecek. Bir uygulayıcının «MG» dediği şeyin bu karışıklıklardan biri olmadığını da kaydı dinlenmeden bilmek zor.

Kendin dene

Aklında kalsın

MG, değişim motivasyonunu danışanın kendisinden ortaya çıkarmak ve güçlendirmek için kullanılan, iş birliğine dayalı ve kişi merkezli bir rehberlik biçimidir. Rehberlik yönü, iş birliği ve kişi merkezlilik o yönün dayatılmadığını, ortaya çıkarma da malzemenin danışana ait olduğunu söyler.

Açık soru ve yansıtma kullanmak bir görüşmeyi MG yapmaz. Yönün nereden geldiği, değişimin kimin çıkarına olduğu ve görüşmecinin danışanın geri çekildiğini gördüğünde ne yaptığı belirleyicidir.

Karar dengesi, aşama modeli ve değerlendirme geri bildirimi meşru araçlardır ve kendi yerlerinde iş görür. Karar dengesi görüşmeci tarafsız kalmak istediğinde yerindedir; MG ise kararsızlığı değişim yönünde çözmeye göre tasarlanmıştır ve bu yüzden görüşmecinin taraf tutmaya hakkı olmayan kararlarda kullanılmaz.

Kendi becerisine dair algı ile kayıtta duyulan uygulama arasında neredeyse hiç ilişki bulunmadı; bu akademinin kesitleri bir kayıt dinler gibi okunur.

Sonraki derse köprü

Saniye Hanım tek bir soluğun içinde hem «bıraktım» hem «fark etmiştim» dedi. Oya'nın her olası yanıtı aslında bu iki yarıdan hangisine kulak verdiğinin bir seçimiydi. M01-D02 bu cümleyi kararsızlık (ambivalence) açısından açıyor: aynı anda duran iki isteği bir danışan cümlesinde nasıl ayırırsın ve bu ikiliği neden bir arıza saymazsın.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Bu sayfa hakkında ne düşünüyorsun?