M01-D03
Düzeltme refleksi (righting reflex)
Görüşmecinin doğru olanı söyleme dürtüsünün danışanı karşı sesi savunmaya ittiğini bir kesitte gösterir ve bu dürtüyü kendi yanıtında fark eder.
Motivasyonel Görüşme Akademisi — M01, Motivasyonel görüşmeye giriş · 3.402 kelime · 15 örnek durum · 3 kanıt kartı · ≈ 15 dk okuma · 23 dk dinleme
Koçluk Akademisi’nde: 27.3, 9.7
Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Düzeltme refleksi iyi niyetten, bilgiden ve sorumluluktan doğan bir dürtüdür. Çoğu zaman doğru bilgiyi taşır; sorunu kimin ağzından ve hangi anda geldiğindedir.
Kararsız bir danışanın karşısında görüşmeci değişim yönünü üstlendiğinde, danışana mevcut durumu savunmak kalır. İç çekişme dış bir tartışmaya döner ve danışan savunduğu yarıyı kendi ağzından bir kez daha duyar.
Erken araştırmalar görüşmecinin yüzleştirme ve öğretme davranışlarının danışanın karşı çıkışını artırdığını, görüşmeci cümlesini değiştirdiğinde karşı çıkışın da değiştiğini gösteriyor. Bulgular küçük örneklemlerden ve bağımlılık ile davranışçı terapi bağlamlarından geliyor.
Refleksi yakalamanın en kolay yolu, son birkaç dakikada değişim gerekçelerini kimin söylediğine bakmaktır. Frenlemek susmak değildir: istenen bilgi verilir, tehlikeli bir yanlış düzeltilir, ama refleksle değil seçilerek.
Açılış sahnesi
Pazar akşamı, Ankara'da bir öğrenci yurdunun çamaşır odası. Makine dönüyor, Defne telefonu kulağına bastırmış. Elektrik mühendisliğinde üçüncü sınıfta. Annesi Sevim Kırşehir'den arıyor, sesi her zamanki gibi neşeli.
Defne bir süre havadan sudan konuşuyor, sonra söylüyor: «Anne, bu dönem çok zor geçiyor. Devreler dersinden yine kaldım. Bazen bırakıp konservatuvar sınavına girsem mi diyorum. Ama bırakırsam üç yıl çöpe gider, onu da biliyorum.»
Sevim'in neşesi bir anda kayboluyor. «Kızım, aklını mı kaçırdın? Mühendislik meslek, iş demek. Müzikten ekmek mi çıkar? Az kaldı, sabret, bitir şunu.»
Defne'nin sesi sertleşiyor. «Herkes mühendis olunca mutlu mu oluyor? Dayım mühendis, her akşam söyleniyor. Benim hayatım bu.» Annesi daha da ısrar ediyor; maaşları, komşunun oğlunu, babasının emeklilik ikramiyesini sayıyor. Telefon kapandığında Defne, beş dakika önce kendi ağzıyla söylediği «üç yıl çöpe gider» cümlesini unutmuş, konservatuvar başvuru sayfasını açmış.
Sevim'in söylediklerinin çoğu doğruydu ve hepsi sevgiden geliyordu. Ama Defne'nin cümlesindeki iki yarıdan birini annesi üstlenince, kızına öbür yarıyı savunmak kaldı.
Bu derste ne olacak
M01-D02'nin kesitinde aile hekiminin içinden yükselip dile gelmeyen bir sese değinmiştik. Bu derste o sesin kendisini açıyoruz. Önce düzeltme refleksinin MG içindeki yerini ve neden kötü niyetten değil iyi niyetten doğduğunu konuşacağız. Mekanizma bölümünde refleksin hangi kılıklarda geldiğini, kararsız bir insanın karşısında neden kutuplaşma doğurduğunu, bunu gösteren erken araştırmaları ve görüşmecinin refleksi kendi cümlesinde nasıl yakalayabileceğini ele alacağız. Kesitte Denizli'de bir iş yeri hekimi, ilk iki yanıtında bu refleksin içine düşmüş olarak duracak; ders, düştüğü yerden sonra önünde açılan yolları tartacak.
Sıfır noktası
Koçluk Akademisi 9.7 düzeltme refleksini dinlemeyi bozan alışkanlıklardan biri olarak tanımladı ve koçun kendi kaydında saymasını önerdi. O ders düzeltmenin danışana kabul etmek ya da savunmak dışında yol bırakmadığını gösterdi. Koçluk Akademisi 27.3 ise bu refleksi koçluk modülünün içinde, danışanın yanlış bulunan planını karşı çıkmadan merak etme hedefiyle ele alır. Burada tanımı yinelemiyoruz. Bir katman derine, kararsızlığın içine iniyoruz: danışanın kendi içinde iki ses varken görüşmecinin birinin yanına geçmesi ne doğurur?
Motivasyonel görüşmenin (MG) kurucuları bu refleksi yardım mesleklerinde neredeyse herkeste bulunan bir dürtü olarak anlatır. Rollnick, Miller ve Butler, 2008'de sağlık çalışanları için yazdıkları kitapta, MG'nin ilkelerini dört başlıkta toplarken ilk başlığı bu dürtüyü frenlemeye ayırdılar. Dürtünün kendisi bir kusur sayılmaz; hekimi hekim, öğretmeni öğretmen yapan şeyin bir parçasıdır. Mesele, kararsız bir insanın karşısında ona uyulduğunda ne olduğudur.
İlk yaygın yanlış, düzeltme refleksini yanlış bilgi vermekle karıştırmaktır. Sevim'in söyledikleri yanlış değildi. Refleks çoğu zaman doğru bilgiyi taşır; sorunu bilginin içeriğinde değil, kimin ağzından ve hangi anda geldiğindedir.
Mekanizma
İyi niyetin dürtüsü
Görüşmeci karşısındakinin zarar gördüğü bir yolda yürüdüğünü düşündüğünde, bir şey yapma isteği duyar. Bu istek bilgiden, sorumluluktan ve şefkatten beslenir. Hekim komplikasyonları bilir, öğretmen sınav takvimini, sosyal hizmet uzmanı borcun nereye varacağını. Bildiğini söylememek ona ihmal gibi gelir.
Dürtüyü güçlendiren koşullar da vardır: kısa muayene süresi, kurumun hedefleri, bir şey olursa sorumlu tutulma kaygısı, danışanın daha önce yaşadığı kötü bir deneyimi görmüş olmak. Görüşmecinin kendi hayatı da karışır; babasını aynı hastalıktan kaybetmiş bir hemşirenin sesi o konuda daha çabuk yükselir.
Refleksin kılıkları
Düzeltme refleksi her zaman bir öğüt olarak gelmez. Uyarı olarak gelebilir: «Böyle giderse…». Mantık yürütme olarak gelebilir: «Ama düşünsenize, her ay kirayı ödüyorsunuz». Bir kanıt sunma olarak gelebilir, izin istenmeden ortaya konmuş bir rakam. Daha ince biçimleri de vardır. Cevabı içinde taşıyan bir soru, «Sizce çocuğunuzun geleceği mi önemli, bu telefon mu?», açık bir soru gibi görünür ama danışana tek bir doğru yanıt bırakır. Erken bir plan, danışan daha «belki» derken takvim çıkarmaktır. Danışanın değişim yönündeki tek cümlesinin üstüne sevinçle atlamak da bu ailedendir: görüşmeci o cümleyi büyüttükçe danışan geri çekilebilir.
Kutuplaşma: neden öbür yan savunulur
M01-D02'de kararsızlığı danışanın kendi içindeki bir çekişme olarak kurmuştuk. Görüşmeci bu çekişmeye bir taraf olarak girdiğinde, iç çekişme bir dış tartışmaya dönüşür. Görüşmeci değişim yönünü üstlenir; danışana, kendi kararsızlığının öbür yarısı kalır. İnsan sıkıştırıldığı yarıyı savunur ve savunduğu her cümleyi bir kez daha kendi ağzından duyar.
MG'nin ilk tarifini anlatan Miller ile Rose (2009) bu noktaya dikkat çeker. Dirence karşı bastırmak ya da onunla tartışmak, mevcut durumun daha fazla savunulmasına yol açtığı için özellikle ters tepen bir hamle sayıldı. Yöntemin yol gösterici ilkelerinden biri buradan çıktı: değişimin gerekçelerini görüşmeci değil danışan dile getirmeli.
Bu açıklamaya göre Defne'nin telefonda söylediği her «benim hayatım» cümlesi, onun kendi kararını biraz daha konservatuvar yönüne yaslar. Annesinin ısrarı kızını bir yöne itmedi; kızının kendi sesini bir yöne topladı.
Kuramsal açıklamanın yanında bir de erken bir deney var. MG'nin süreç ölçümü taşıyan ilk denemesinde danışmanlar aynı kişilerdi; değişen yalnız tarzdı.
Miller ve Rose bu denemeyi aktarırken bir başka çalışmaya da değinir. Patterson ve Forgatch'ın 1985'teki iki aşamalı araştırması, düzeltme refleksinin anlık etkisine en yakın veriyi verir.
İki kartın birlikte söylediği şu: danışanın görüşmedeki karşı çıkışı yalnız onun kişiliğinden ya da hazır olmayışından gelmez. Görüşmecinin o anki cümlesine de bağlıdır, ve görüşmeci cümlesini değiştirdiğinde karşı çıkış da değişebilir.
Refleksi kendi cümlende yakalamak
Dürtü görüşmecinin içinde doğar ve çoğu zaman cümleye dönüşmeden önce kısa bir an verir. Bu anı tanımanın birkaç işareti var. İçeride bir aciliyet duygusu: «şimdi söylemezsem olmaz». Dilde kalıplar: «ama», «bence», «-meli», «neden… yapmıyorsunuz». Bedende bir öne eğilme, sözü kesme isteği. Ve görüşmenin kendi dengesi: son birkaç dakikada değişimin gerekçelerini kim söyledi?
Bu son işaret en kolay sayılanıdır. Görüşmeci bir kaydı dinlerken, ya da görüşmenin ortasında kafasında, değişim yönündeki cümleleri kimin kurduğunu not edebilir. Eğer gerekçeleri o sayıyorsa ve danışan itirazları sıralıyorsa, roller yer değiştirmiştir. Bu bir hata kaydı değil, bir yön işaretidir.
Frenlemek susmak demek değil
Refleksi frenlemek, görüşmecinin bildiğini saklaması anlamına gelmez. MG bilgi ve tavsiye vermeyi yasaklamaz; M08-D01 bu çizgiyi ayrıca kurar, M08-D03 de bilgi vermeden önce izin istemenin dilini çalışır. Burada fark edilecek ayrım daha küçüktür: refleksle gelen bir cümle ile seçilerek gelen bir cümle. Refleksle gelen, danışanın o an söylediğine değil görüşmecinin kaygısına yanıt verir. Seçilerek gelen ise önce danışanın neyi bildiğini, neyi istediğini, kararsızlığının iki yanını duyar; sonra gerekiyorsa bilgiyi, danışanın onu kendi gerekçelerinin yanına koyabileceği bir biçimde sunar.
Refleksin yerine ilk konan hamle çoğu zaman bir duraklamadır. Ardından gelen bir yansıtma ya da bir soru olabilir. Defne'nin annesi «Üç yılı çöpe atmak istemiyorsun, ama bu bölüm de seni yoruyor» deseydi, kızının «üç yıl» cümlesi onun kendi sesi olarak masada kalırdı.
Görüşmeden bir kesit
Aşağıdaki konuşmanın kişileri ve fabrikası kurgudur. Denizli'de bir dokuma fabrikasının revirinde iş yeri hekimi Nalan, kırk yedi yaşındaki dokuma ustası Cemil Usta ile yıllık işitme testinin sonucunu konuşuyor. Test, iki kulakta da gürültüye bağlı olabilecek hafif bir kayıp gösteriyor. Cemil Usta kulak tıkacını takmıyor. Fabrikanın iş güvenliği kaydı da tıkacın takılmasını istiyor; Nalan'ın bu görüşmede kurumunun bir beklentisini de taşıdığı ortada.
Görüşmeci: «Cemil Bey, testiniz geçen yıla göre biraz düşmüş. Siz kulaklarınızda bir değişiklik fark ediyor musunuz?»
Danışan: «Fark etmez olur muyum. Torun geçen gün "dede televizyonu kıs" dedi, ayıp oldu. Ama tıkaç takınca tezgâhı duyamıyorum doktor hanım. İplik kopunca sesinden anlarım, yirmi beş yıldır böyle.»
Görüşmeci: «Ama bu kayıp geri gelmiyor, biliyorsunuz. Tıkaç takmazsanız birkaç yıl içinde konuşmaları da kaçırmaya başlarsınız.»
Danışan: «Bizim babalar hep ağır işitirdi, yine de işi bırakmadılar. Dokumacının kulağı biraz gider, bu meslek böyle.»
Görüşmeci: «Yeni tıkaçlar var ama, makinenin gürültüsünü kesiyor, konuşmayı duyuruyor. Bir deneseniz?»
Danışan: «Denedik onları. Kulağım terliyor, kaşınıyor, öğleye kadar dayanamıyorum. Ustabaşı da takmıyor zaten. Gençler takıyor, onlar da tezgâhı bilmiyor.»
Nalan bir an duruyor. Cemil Usta'nın ilk cümlesinde torununun sözü vardı; şimdi yok. Son üç cümlede tıkaç için her gerekçeyi Nalan, her itirazı Cemil Usta söyledi.
Bu kesitte ölçülebilir olan ilk şey, Nalan'ın iki yanıtının türüdür. İkisi de yansıtma değildi. İlki bir uyarıydı, ikincisi izin istenmeden verilmiş bir öneri. Cemil Usta'nın ilk cümlesi kararsızlığın iki yarısını taşıyordu: torunun sözü ve tezgâhın sesi. Nalan ikinci yarıya karşı çıktı; Cemil Usta o yarıyı büyüttü ve meslek kimliğine, babalarına, ustabaşına bağladı. Bu bir başarısızlık değil, kesitin asıl konusu: refleks çoğu zaman fark edildiği anda zaten bir iki cümle konuşmuştur.
Nalan bir üçüncü bilgiye geçebilir: işitme kaybının iş kazası riskini nasıl artırdığını anlatmak. Bilgi doğru olabilir. Ama bu, son iki dakikanın aynısının bir kez daha yapılmasıdır ve Patterson ile Forgatch'ın gözlediği örüntüye göre bir sonraki karşı çıkışı çağırma olasılığı yüksektir.
Nalan olanı adlandırabilir: «Ben durmadan tıkaç diyorum, siz de haklı olarak nedenlerinizi anlatıyorsunuz. Biraz geri çekileyim.» Bu, görüşmenin kendisi üzerine bir cümledir; uyumsuzluğun işaretlerini tanımak M10-D02'nin konusu. Riski şudur: Cemil Usta bunu bir taktik gibi duyabilir, ya da bir hekimin geri çekilmesini konunun önemsiz olduğuna yorabilir.
Nalan ustalığın değerini yansıtabilir: «Tezgâhı sesinden tanımak, yirmi beş yılın size kazandırdığı bir şey.» Bu yansıtma Cemil Usta'nın savunduğu yarıyı çürütmez, onu bir değer olarak tanır. Ondan sonra danışan savunmaya devam etmek zorunda kalmayabilir. Olası bedeli, görüşmenin torun cümlesine hiç dönmemesidir.
Nalan torunun sözüne kendisi dönebilir: «Torununuzun televizyon sözü sizi rahatsız etmiş.» Bu Cemil Usta'nın kendi cümlesidir, Nalan'ın değil. Ama iki itirazın hemen ardından gelirse, danışan onu bir ikna hamlesinin devamı gibi duyabilir. Sıra bu yansıtmanın anlamını değiştirir.
Kesit burada bitiyor. Cemil Usta tıkacı cebinden çıkarıp masaya koymuş, bakmıyor.
Usta katmanı
İlk sınır, düzeltmenin gerçekten gerektiği yerdir. Danışan kendisini ya da başkasını doğrudan tehlikeye atacak yanlış bir bilgiyle karar veriyorsa görüşmeci susmaz. Koçluk Akademisi 9.7 bu sınırı koçluk için çizdi; sağlık görüşmesinde de aynı mantık geçerlidir. Fark, düzeltmenin biçimindedir: refleksle değil, açıkça ve mümkünse izin isteyerek, kararın sahibini de söyleyerek.
İkinci sınır, refleksin tersine işlediği durumdur. Görüşmecinin mevcut durumda çıkarı varsa refleks danışanı değişimden alıkoymaya yönelir. Bir insan kaynakları uzmanı iyi bir çalışanın ayrılmasını istemiyorsa, çalışanın ayrılma gerekçelerini çürütmeye başlar ve çalışan ayrılmayı savunur. Refleks yön değiştirmiştir, mekanizması aynıdır. Görüşmecinin çıkarının olduğu kararlarda tarafsız kalmanın gerekçesi M10-D07'nin konusu.
Üçüncü sınır kültürle ilgili. Bazı danışanlar görüşmeciden açıkça bir yön bekler; «Siz doktorsunuz, siz söyleyin» diyen birine yalnız yansıtmayla karşılık vermek kaçamak gibi duyulabilir. Bu beklentiyi karşılamak refleksin kendisi değildir; istenmiş bir bilgiyi vermektir. Usta görüşmeci danışanın bir görüş istediğini duyar, görüşünü verir ve kararı yine danışana bırakır.
Dördüncü sınır, MG'yi öğrenen görüşmecide görülen ters hatadır: refleksten kaçarken danışanın açıkça istediği bilgiyi de esirgemek. Bir hasta ilacın yan etkisini soruyorsa yanıt yansıtma değil, bilgidir. Refleksi frenlemek, görüşmeciyi danışanın sorusuna sağır bir aynaya çevirmez.
Sık uygulayıcı hatası, refleksi bir kez fark edip artık onu yenmiş saymaktır. Dürtü yorgunlukta, kurum baskısında ve görüşmecinin kendi hayatına değen konularda geri döner. Görüşmecinin kendi tepkisini fark etmesi M10-D06'da ileri düzeyde, zor anların içinde ayrıca çalışılır.
Yaygın yanlış«Düzeltme refleksi, danışana yanlış bilgi vermektir.»
Refleks çoğu zaman doğru bilgiyi taşır. Sevim'in de Nalan'ın da söyledikleri doğruydu. Sorun bilginin danışanın kararsızlığının bir yarısını üstlenmesi ve öbür yarıyı danışana savunma olarak bırakmasıdır.
Yaygın yanlış«Danışan karşı çıkıyorsa daha güçlü bir argüman gerekir.»
Miller ve arkadaşlarının 1993 denemesinde görüşmeci ne kadar çok yüzleştirdiyse danışan bir yıl sonra o kadar çok içmişti. Karşı çıkış görüşmecinin cümlesine de bağlıdır; daha güçlü bir argüman çoğu zaman daha güçlü bir savunma çağırır.
Yaygın yanlış«MG'de görüşmeci hiç tavsiye vermez.»
MG bilgi ve tavsiyeyi yasaklamaz; Konya'daki eczacı ve Sivas'taki öğretmen bilgilerini verdi. Ayrım bilginin refleksle mi, danışanın ihtiyacı duyularak mı geldiğindedir. Bu çizgi M08-D01'de ayrıca çizilir.
Yaygın yanlış«Refleksi frenlemek, danışanın her sorusunu ona geri yansıtmaktır.»
İzmir'deki hasta bir bilgi istedi ve yansıtma aldı. İstenen bilgiyi esirgemek refleksin tersidir, onun çaresi değil.
Kanıtın sınırı
Düzeltme refleksi bir klinik gözlemdir ve bir dürtü olarak doğrudan ölçülmez. Araştırmaların ölçtüğü, dürtünün dışa vuran davranışlarıdır: yüzleştirme, öğretme, izin istemeden öneri. Dürtünün ne kadar yaygın olduğu, kimde güçlü olduğu ya da eğitimle ne ölçüde zayıfladığı bu derste kullanılan kaynaklardan bilinmiyor.
Kartların her biri başka bir yerde duruyor. Miller ve arkadaşlarının 1993 denemesi küçük ve tek merkezli; «direnç» kodu da bugünkü ayrıma göre kurulmamıştı. Patterson ile Forgatch'ın bulgusu MG dışından, davranışçı bir terapi bağlamından geliyor; tek denekli desenler nedensel okumayı destekliyor ama ne kadar geniş bir gruba genellenebileceğini söylemiyor. Kendini algılama kuramıyla kurulan bağ ise MG'nin işleyişine sonradan aranmış bir açıklama; yöntem o kuramdan türetilmedi.
Bir de aktarım sorunu var. Bu bulguların hiçbiri iş yeri hekiminin revirinde, bir koçun çevrim içi odasında ya da bir öğretmenin veli görüşmesinde sınanmadı. Türkiye'de danışanın görüşmeciden açıkça yön beklediği durumlarda refleksin aynı kutuplaşmayı doğurup doğurmadığı da açık bir soru. Sivas'taki baba gibi, istediği görüşü alan bir danışanın daha açık konuşabildiği de akla yatkın bir olasılık.
Kendin dene
Aklında kalsın
Düzeltme refleksi iyi niyetten, bilgiden ve sorumluluktan doğan bir dürtüdür. Çoğu zaman doğru bilgiyi taşır; sorunu kimin ağzından ve hangi anda geldiğindedir.
Kararsız bir danışanın karşısında görüşmeci değişim yönünü üstlendiğinde, danışana mevcut durumu savunmak kalır. İç çekişme dış bir tartışmaya döner ve danışan savunduğu yarıyı kendi ağzından bir kez daha duyar.
Erken araştırmalar görüşmecinin yüzleştirme ve öğretme davranışlarının danışanın karşı çıkışını artırdığını, görüşmeci cümlesini değiştirdiğinde karşı çıkışın da değiştiğini gösteriyor. Bulgular küçük örneklemlerden ve bağımlılık ile davranışçı terapi bağlamlarından geliyor.
Refleksi yakalamanın en kolay yolu, son birkaç dakikada değişim gerekçelerini kimin söylediğine bakmaktır. Frenlemek susmak değildir: istenen bilgi verilir, tehlikeli bir yanlış düzeltilir, ama refleksle değil seçilerek.
Sonraki derse köprü
Nalan'ın kesitteki seçenekleri, bir başka şey bakımından da birbirinden ayrılıyordu: Cemil Usta'yı tıkaç konusunda kararı verecek kişi olarak mı, ikna edilecek kişi olarak mı gördüğü. Düzeltme refleksi bir cümle hatası olmanın ötesinde, görüşmecinin kendini nerede konumlandırdığını da ele verir. M01-D04 bu konumlanmanın adını koyuyor: MG'nin ruhu, yani ortaklık, kabul, şefkat ve güçlendirme, ve bu dört öğenin bir görüşme dökümünde hangi gözlenebilir davranışlarla tanındığı.
Anlamadığın bir yer mi var?
Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.