İçeriğe geç

M01-D01

Öğreten hekim

Öğretmenin hekimlik görevleri içindeki yerini ve ulusal çerçevedeki karşılığını açıklar.

Tıp Eğitimi ve Eğiticilik Akademisi — M01, Hekim öğretir · 1.716 kelime · 6 örnek durum · 5 kanıt kartı · ≈ 8 dk okuma · 11 dk dinleme

Dayanak: Ulusal müfredat: ÇEP 2020, TUKMOS; Gözlemsel çalışma: Soriano 2010; Sistematik derleme: Burgess ve McGregor 2018

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

ÇEP 2020 mezundan sağlık eğitimi vermesini ister; öğrenciye klinik öğretmeyi yeterlik olarak adlandırmaz. TUKMOS'un okuduğumuz müfredatı «Öğrenen ve Öğreten» diye bir rol tanımlar. ABD'de yanıtlayan 99 fakültenin tümü öğrencisini öğretici olarak kullanıyordu, yüzde 44'ünde resmî program vardı. Programların değerlendirmesi büyük ölçüde özneldir, hasta sonucu açık bir sorudur. Öğretme plansız olarak zaten yapılıyor.

Açılış sahnesi

Salı gecesi, acil servis. Dr. Kaan üçüncü yılında, elinde kahve, önünde dördüncü sınıftan bir stajyer. Stajyer bir hastadan öykü almış, karnı ağrıyan adama ağrının nereye vurduğunu sormamış, şimdi Kaan'ın önünde duruyor ve kâğıda bakıyor.

Kaan «Sen bir daha gir, bu sefer ağrının yerini sor» demek üzere. Durup vazgeçiyor. Bir şey daha söylemesi gerektiğini seziyor ama ne olduğunu bilmiyor.

Yan masada Zeynep aynı stajyerin arkadaşına bir sevk formunu gösteriyor. İki ay önce kendisine de böyle gösterilmişti. Stajyer bir kutucuğun neye yaradığını sorunca bilmediğini fark ediyor.

Ertesi sabah vizit dönüşü Dr. Murat Bey koridorda Kaan'ı durduruyor. «Gelecek hafta intörn saatini sen alır mısın? Karın ağrısı.» Kaan «Olur hocam» diyor. Asansörde kendi kendine soruyor: üç yıldır her gece birine bir şey öğretiyorum, kimse bana nasıl öğretileceğini söylemedi. Karın ağrısını biliyorum. Bir saati nasıl dolduracağımı bilmiyorum.

Bu derste ne olacak

Bu akademi tek bir tespitle açılıyor: hekim öğretir, ama öğretmeye hazırlanması ayrı bir konu. Önce belgelere bakacağız. Türkiye'de mezun hekimden ve uzmanlık öğrencisinden öğretme konusunda ne bekleniyor, bu beklenti hangi satırda yazıyor? Sonra uygulamaya geçeceğiz: öğrenciler gerçekten öğretiyor mu, bunun için eğitim alıyorlar mı, verilen eğitimin neyi değiştirdiğini biliyor muyuz? Asistanın öğretimini ve eğitici gelişimini bu modülün son dersleri ayrıntılı işliyor. Bugünkü soru daha temel: bu iş kimin işi?

Kanıt ne diyor

Ulusal belgeyle başlayalım, çünkü sonuç biraz şaşırtıcı.

Uzmanlık eğitimine geçince dil değişiyor.

Uygulamada ne olduğuna dair en doğrudan sayı ABD'den geliyor.

Eğitim verilen yerlerde neyin değiştiği sorusuna bir derleme yanıt arıyor.

Neden öğrenciden başlanması gerektiğine dair sık anılan gerekçeler ise bir görüş yazısından geliyor.

Sahada

Öğretme zaten oluyor

Açılış sahnesindeki iki hekimin hiçbiri kendisine «öğretmen» demezdi. Oysa Kaan stajyere ağrının yerini sormayı öğretiyor, Zeynep bir başkasına formu gösteriyor. Soriano'nun anketinde yanıt veren fakültelerin arasında öğrencisini öğretici olarak kullanmayan çıkmadı. O hâlde asıl soru öğretmenin plansız kalıp kalmayacağıdır.

Yaygın yanlış«Öğretmek bilenin kendiliğinden yapabildiği bir şeydir.»
Doğrusu

Sahnede Kaan karın ağrısını biliyor ve bir saati nasıl kuracağını bilmiyor. Öğretme becerisinin bilgiden ayrı olduğu için programlar var; bu programların etkisinin ne kadar olduğu ise ayrı bir sorudur.

Yaygın yanlış«Türkiye'de tıp öğrencilerinin öğretmeyi öğrenmesi ulusal olarak zorunludur.»
Doğrusu

ÇEP 2020 mezundan sağlık eğitimi vermesini istiyor; yeterlikler listesi hekim adayına klinik öğretmeyi ayrıca adlandırmıyor. Fakültelerin kendi programlarında ne yaptığı bu belgeden okunamaz.

Yaygın yanlış«Öğretici programları öğrencileri daha iyi hekim yapıyor; bu kanıtlandı.»
Doğrusu

Dandavino bunu olasılık olarak öneriyor, Soriano hasta bakımına etkiyi gelecek araştırmaya bırakıyor, Burgess programların değerlendirmesini büyük ölçüde öznel buluyor. Gerekçe makul; etki gösterilmiş değil.

Yaygın yanlış«Uzmanlık müfredatında "öğreten" yazıyorsa asistan öğretmeyi öğrenmiştir.»
Doğrusu

Okuduğumuz metin rolü adlandırıyor ve öğretmeyi bir öğrenme yolu olarak tanımlıyor. Rolün adının yazılı olması, nasıl öğretileceğini gösteren bir eğitimin verildiğini söylemez.

Gri alan

Bu ders bir boşluğu gösterdi ama boşluğun ne kadar önemli olduğu net değil. Hasta sonucuna bakan bir araştırmadan söz etmedik, çünkü bu kaynaklarda yok: Soriano bunu açıkça açık bırakıyor. Öğrenciye öğretmeyi öğretmenin bir bedeli de var; yoğun bir müfredatta başka bir şeyin yerini alıyor ve Soriano'nun yanıtlayıcıları da programın değerine başkalarını inandırmanın zorluğunu söylüyor. Belge düzeyindeki bakışımız da Türkiye'deki fakültelerin kendi program çıktılarını görmüyor; ulusal listede adı geçmeyen bir beceri, bazı fakültelerin seçmeli dersinde öğretiliyor olabilir. Hangi dönemde başlanmalı, zorunlu mu olmalı, seçmeli mi? Dandavino sıralı bir yol öneriyor, ama bunu sınanmış bir model olarak sunmuyor. ABD anketinin bugünkü durumu yansıtıp yansıtmadığı da belirsiz; veri 2008'den ve başka bir eğitim sisteminden geliyor.

Senin işinde

Önce kendi haftana bak. Son yedi günde kime ne öğrettin? Stajyere gösterdiğin formu, hemşireye anlattığın yeni uygulamayı, hastaya tarif ettiğin cihazı say. Liste beklediğinden uzun çıkabilir. Asistansan, intörn saati istendiğinde «biliyorum» duygusuna güvenme: konuyu bilmek ile o konuyu bir saatte birine kazandırmak ayrı işler. Öğretirken bilmediğin bir şeye çarparsan bunu saklama, not al ve bak; TUKMOS'un öğretme tanımı zaten bunu öğrenme yolu sayıyor. Hasta karşısındaysan öğretmeyi hastanın zamanından ve izninden alıyorsun; bunu görmezden gelme, ayrı bir modülde hasta izni ayrıca ele alınıyor. Eğitim sorumlusuysan öğretme becerisini beklenti olarak söylemeden önce bunun nerede kazanılacağını sor; programın varsa beğeni formunun ötesinde neye bakacağını baştan yaz. Kendi dalının çekirdek müfredatında «öğreten» rolünün nasıl tanımlandığını da bir kez oku; okuduğumuz tek dal seninkiyle aynı olmayabilir, tanım da farklı çıkabilir. Bir stajyere bir şey gösterdiğinde sonunda ona kendi sözleriyle anlattırmak da küçük bir sınamadır.

Kendin dene

Aklında kalsın

ÇEP 2020 mezundan sağlık eğitimi vermesini ister; öğrenciye klinik öğretmeyi yeterlik olarak adlandırmaz. TUKMOS'un okuduğumuz müfredatı «Öğrenen ve Öğreten» diye bir rol tanımlar. ABD'de yanıtlayan 99 fakültenin tümü öğrencisini öğretici olarak kullanıyordu, yüzde 44'ünde resmî program vardı. Programların değerlendirmesi büyük ölçüde özneldir, hasta sonucu açık bir sorudur. Öğretme plansız olarak zaten yapılıyor.

Sonraki derse köprü

Kaan intörn saatine hazırlanırken başka bir şey düşünüyor: kendisi kimden öğrenmişti, o kişilerde ortak olan neydi? Biri konuyu herkesten iyi biliyordu, öteki Kaan'ın adını hatırlıyordu. M01-D02 «İyi klinik eğitici» bu soruyu derlenmiş kanıtla soruyor: iyi eğiticinin özellikleri neler, bilgisi mi öne çıkıyor, yoksa bilişsel olmayan yanı mı?

Kendini sına

Soru 1 · Kavram

ÇEP 2020'nin yetkinlik ve yeterlikler listesi öğretme konusunda ne söyler?

  • A) Her mezunun tıp öğrencisine klinik öğretmesini ayrı bir yeterlik olarak ister.
  • B) Öğretmeden hiç söz etmez; eğitim sözcüğü listede geçmez.
  • C) Hasta, yakın ve sağlık çalışanlarına sağlık eğitimi vermeyi ister; hekim adayına klinik öğretmeyi ayrıca adlandırmaz.
  • D) Öğretme yalnız uzmanlık sonrası bir görevdir diye yazar.

Cevap: C. Yeterlik 1.1.5 sağlık eğitimini tanımlar, Yetkinlik 3.2 ise hekimin kendi öğrenmesidir. Belge fakültelerin ne yaptığını göstermez, yalnız listede neyin adlandırıldığını gösterir.

Soru 2 · Tuzak

Soriano ve arkadaşlarının 2010 tarihli anketi için hangisi doğrudur?

  • A) Öğretici programlarının hasta sonuçlarını iyileştirdiğini gösterir.
  • B) Yanıtlayan fakültelerin tümü öğrencisini öğretici olarak kullanıyordu; yüzde 44'ünde resmî program vardı, etki ölçülmedi.
  • C) Türkiye'deki fakültelerin durumunu ölçer.
  • D) Yanıtlayan fakültelerin yarısı öğrencilerini hiç öğretici olarak kullanmıyordu.

Cevap: B. Çalışma ABD'deki fakültelerin 2008 tarihli kendi beyanlarıdır. Programların hasta bakımına etkisini yazarlar gelecek araştırma konuları arasında sayar, bu yüzden etki iddiası taşımaz.

Soru 3 · Senaryo

Bir uzman, «Bize kimse öğretmeyi öğretmedi, yine de iyi hekim yetiştirdik» diyor. En tutarlı yanıt hangisi?

  • A) Bu görüş doğrudur, eğitici eğitimine gerek yoktur.
  • B) Bu görüş kesin yanlıştır; eski yöntemin zarar verdiği kanıtlanmıştır.
  • C) Program başlatılmadan önce bu kişi uzaklaştırılmalıdır.
  • D) İyi yetişenleri görüyoruz ama elenenleri ve karşılaştırmayı görmüyoruz; bu cümle iki yönde de kanıt değildir.

Cevap: D. Ayakta kalanlara bakmak bir yöntemin işe yaradığını da yaramadığını da göstermez. Saygılı karşılık, karşılaştırma olmadan neyin bilinemeyeceğini söylemektir, itirazı küçümsemek değildir.

Soru 4 · Uygulama

Bir eğitim hastanesinde yeni asistanlar için öğretim becerisi kursu planlanıyor. Derslerdeki kanıta göre hangi plan daha güçlüdür?

  • A) Kursu yapıp yalnız beğeni formu toplamak.
  • B) Kurs yapmadan asistanların kendiliğinden öğrenmesini beklemek.
  • C) Kursun yanında sonradan yatak başında ne değiştiğini de gözleyecek bir değerlendirmeyi baştan planlamak.
  • D) Kursa yalnız gönüllüleri almak ve sonucu gönüllülerin memnuniyetiyle duyurmak.

Cevap: C. Burgess ve McGregor programların değerlendirmesini büyük ölçüde öznel buldu. Değerlendirmeyi baştan planlamak bu açığı küçültür, ama kursun etkili olduğunu kendiliğinden göstermez.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Bu sayfa hakkında ne düşünüyorsun?