M01-D02
İyi klinik eğitici
İyi klinik eğiticinin özelliklerine dair derlemeyi ve bilişsel ile bilişsel olmayan özellikleri bilir.
Tıp Eğitimi ve Eğiticilik Akademisi — M01, Hekim öğretir · 1.737 kelime · 7 örnek durum · 5 kanıt kartı · ≈ 8 dk okuma · 12 dk dinleme
Dayanak: Sistematik derleme: Sutkin 2008; Gözlemsel çalışma: Buchel 2005, Wright 1998, Roop 2001; Uzlaşı ve model: Irby 2014
Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Sutkin'in derlemesinde iyi eğiticiyi anlatan tanımlarda bilişsel olmayan özellikler baskındı; bu bir etki ölçümü değildir. Buchel'de asistanlar ve eğiticiler kısmen ayrıştı: örnek olmak eğiticiler için önemliydi, asistanlar için değil. Wright'ta örnek alınan hekimler öğretime daha çok zaman ayırıyor ve hekim–hasta ilişkisini vurguluyordu. Roop'ta öğretim davranışı öğrenci gelişiminin yüzde 10'unu açıkladı, staj öncesi başarı başarıdaki en büyük paya sahipti. Sevilmek ile öğretmek ayrı sütunlardır.
Açılış sahnesi
Rotasyon bitmiş, intörn değerlendirme formları Dr. Murat Bey'in masasında. Her satırda bir eğitici, karşısında beş üzerinden bir not. Murat Bey kalemle sütunu iniyor.
En yüksek not Dr. Kaan'ın: dört virgül sekiz. Yanında bir not: «Abi gibi, her şeyi sorabiliyoruz.» Dr. Levent Bey üç virgül bir almış. Murat Bey onun tek bir vizitte nelere yön verdiğini biliyor. Formda onun için tek cümle var: «Çok biliyor, soramıyoruz.»
Zeynep kapıda beliriyor, kendi formunu teslim edecek. Murat Bey ona bakıyor.
«Sence hangisinden daha çok öğrendin?»
Zeynep duraksıyor. «Kaan Abi'yi daha çok seviyorum, hocam.» Bir an düşünüyor. «Sorduğunuz şey bu değildi, değil mi?»
Murat Bey formu masaya koyuyor. Otuz yıldır «iyi eğitici» diye bir şeyden söz ediyor. O sözcükle neyi kastettiğinden o an emin değil.
Bu derste ne olacak
Üç soruyu birbirinden ayıracağız. İnsanlar iyi eğiticiyi nasıl tarif ediyor? Öğrencinin ve eğiticinin tarifi aynı mı? Bu tarife uyan birinin öğrencisi gerçekten daha çok mu öğreniyor? Literatürün ilk soruya yanıtı bol. Üçüncü soruya gelince elimizde daha az şey kalıyor. Bu ders eğiticiyi kimin hangi ölçekle değerlendirdiğini ayrıntılı ele almıyor; öğrenci formlarının yanlılığı bir sonraki dersin konusu.
Kanıt ne diyor
En geniş tarama 1909'a kadar iniyor.
Tarifi kimin yaptığı da sonucu değiştiriyor.
Tercihten davranışa geçen bir çalışma, seçilen eğiticilerin neyi farklı yaptığına bakıyor.
Üçüncü soruya en yakın sayı bir staj çalışmasından geliyor.
Eğiticinin bilgisinin ne olduğunu ise bir model açıklıyor, ölçmüyor.
Sahada
Sevilmek ile öğretmek
Asistanın payı ve oturumu yönetmek
Bilgiyi dönüştürmek
Yaygın yanlış«İyi klinisyen kendiliğinden iyi eğiticidir.»
Klinik yetkinlik Buchel'de iki tarafın da önemli bulduğu bir özellikti; Irby'ye göre bu bilginin öğretim için dönüştürülmesi gerekir. Yetkinlik gerekli görünüyor, ama tarif edilen özelliklerden yalnız biridir.
Yaygın yanlış«Öğrencilerin en sevdiği eğitici en iyi öğretendir.»
Bu iki şey aynı sütunda ölçülmüyor. Roop'ta öğrencinin puanladığı davranış başarıyla ilişkiliydi, yine de başarıdaki değişkenliğin küçük bir bölümüydü. Sevilmek, öğrenmenin kanıtı olarak kullanılamaz.
Yaygın yanlış«Bilgi önemli değil, önemli olan insan olmak.»
Sutkin'de bilişsel olmayan özellikler tanımlarda baskındı, ama bu sıklık sayımıdır, etki ölçümü değil. Buchel'de klinik yetkinlik önemli bulundu. Derleme kendisi de hem bilişsel olmayan özellikleri hem bilgi ve beceriyi eğitici gelişiminin hedefi sayıyor.
Yaygın yanlış«İyi öğretmenlik yeteneğidir; olan vardır, olmayan yoktur.»
Wright'ın yazarları tersini önerdi, çoğu özelliğin edinilebilir olduğunu söyledi. Ama çalışma vaka-kontrol deseninde; öğretmeyi öğrenenlerin sonradan mı adlandırıldığını göstermiyor. Eğitici gelişiminin kanıtı bu modülün son dersinde.
Gri alan
Tarif ile etki arasındaki mesafe en büyük belirsizlik. Sutkin bize insanların ne söylediğini, Roop öğrencinin raporladığı davranışın sınav notuyla ilişkisini gösteriyor. Hangi özelliğin kaç birim öğrenme ürettiğini gösteren bir deneyi bu kaynaklar sunmuyor. Öğrenciyi eğiticilere rastgele atamak da pratikte kolay olmayabilir, bu yüzden tarif ile etkinin arası uzun süre yorumla doldurulmuş olabilir. Ayrıca Roop'un başarı ölçütü sınav ve staj notu; hekimlik davranışı ya da hasta bakımı değil. Bu kaynaklar Kuzey Amerika'dan geliyor ve Türkiye'deki hiyerarşinin «soramamak» sözünü nasıl şekillendirdiği net değil. Sıcaklığın herkese eşit dağılıp dağılmadığı da açık bir soru. Dostane eğitici bazı öğrencilere daha ulaşılabilir olabilir; bu kaynaklar ayrımı aramadı. İki form arasında karar vermek hâlâ yoruma bağlıdır.
Senin işinde
Eğiticiysen kendi formuna, varsa, dikkatli bak: yüksek not iyi haber, ama neyin ölçüldüğünü sor. Öğrencine son bir ayda ne öğrendiğini sorup bunu sen de sınayabilirsin. Soru sorulabilen biri olup olmadığını öğrenmenin yolu da doğrudan sormak değil, gözlemek: vizitte kaç soru geldi, kim sordu, kim hiç sormadı? Bir konuyu öğretmeden önce öğrencilerin o konuda nerede takıldığını not et; bu not senin senaryon olur ve her dönemde büyür. Oturumun başında amacı söyle ve dağıldığında toparla. Klinik işini izletmek istiyorsan izleyene neye bakacağını önceden söyle, sonra ne gördüğünü sor. Asistansan öğrencinin zamanının büyük kısmını seninle geçirdiğini unutma ve kendini öğretim dışında sayma. Eğitim sorumlusuysan «iyi eğitici» listesini tek bir beğeni puanıyla çıkarma; programını yalnız öğretim üyelerine ayırmayı da gözden geçir. Öğrenci görüşünü toplarken hangi davranışı sorduğunu açık yaz; «genel olarak nasıldı» sorusu sevgi ile öğrenmeyi aynı kutuya koyar.
Kendin dene
Aklında kalsın
Sutkin'in derlemesinde iyi eğiticiyi anlatan tanımlarda bilişsel olmayan özellikler baskındı; bu bir etki ölçümü değildir. Buchel'de asistanlar ve eğiticiler kısmen ayrıştı: örnek olmak eğiticiler için önemliydi, asistanlar için değil. Wright'ta örnek alınan hekimler öğretime daha çok zaman ayırıyor ve hekim–hasta ilişkisini vurguluyordu. Roop'ta öğretim davranışı öğrenci gelişiminin yüzde 10'unu açıkladı, staj öncesi başarı başarıdaki en büyük paya sahipti. Sevilmek ile öğretmek ayrı sütunlardır.
Sonraki derse köprü
Murat Bey formları dosyaya koyuyor ama elinde bir şüphe kalıyor. Bu notları kim, hangi koşulda, neye bakarak verdi? Kaan'ın dört virgül sekizi ne kadar güvenilir? M01-D03 «Öğrencinin gözünden» bu sorunun peşine düşüyor: öğrenci değerlendirmeleri eğiticiyi nasıl ölçer ve bu ölçümün sınırı nerede başlar?
Kendini sına
Soru 1 · Kavram
Sutkin ve arkadaşlarının derlemesi neyi gösterir?
- A) Bilişsel olmayan özelliklerin öğrenci başarısını en çok artırdığını.
- B) Klinik bilginin eğiticilikte önemsiz olduğunu.
- C) İyi eğiticiyi anlatan tanımlarda bilişsel olmayan özelliklerin baskın olduğunu.
- D) 68 makalenin tümünün randomize olduğunu.
Cevap: C. Derleme tanımları temalara ayıran nitel bir analizdir. Sıklık, etki değildir; yazarlar bilgi ve beceriyi de eğitici gelişiminin hedefleri arasında sayıyor.
Soru 2 · Tuzak
Roop ve Pangaro'nun sonucu için hangisi doğrudur?
- A) Öğretim davranışı staj öncesi başarıdan daha güçlü bir yordayıcıydı.
- B) Staj öncesi not ortalaması en büyük payı aldı; öğretim davranışı ek olarak yüzde 6 ve gelişmede yüzde 10 açıkladı.
- C) Öğretim davranışının başarıyla ilişkisi yoktu.
- D) Çalışma hasta sonuçlarını ölçtü.
Cevap: B. Öğretim davranışı öğrencinin kendi bildirimiyle ölçüldü, sonuçlar da sınav ve staj notlarıydı. Etki anlamlı bulundu, ama önceki başarının gerisinde kaldı.
Soru 3 · Senaryo
Bir eğitici, «Örnek olurum, öğrenci izleyerek öğrenir» diyor. Bu derslerdeki kanıta en uygun yanıt hangisi?
- A) Örnek olmak asistanlar için de eğiticiler için de en önemli özelliktir.
- B) Wright, örnek alınan hekimleri ayıran tek özelliğin ameliyat becerisi olduğunu göstermiştir.
- C) İzleyerek öğrenme kesinlikle işe yaramaz.
- D) Buchel'de asistanlar örnek olmayı alt sıralara koydu; Wright'ta seçilen hekimler öğretime zaman ayırıp ilişkiyi açıkça vurguluyordu. Neye bakılacağını söylemek gerekir.
Cevap: D. İzlemenin değeri reddedilmiyor. Kanıt, örnek olmanın kendiliğinden öğretim olmadığını düşündürür; her iki çalışma da gözlemsel olduğu için bu bir ipucudur, kesin hüküm değildir.
Soru 4 · Uygulama
Bir eğitim sorumlusu, bu yılın en iyi eğitici ödülünü yalnız öğrenci beğeni puanıyla vermek istiyor. En iyi eleştiri hangisi?
- A) Beğeni puanı neyin ölçüldüğünü söylemez; öğrenmeyle ilişkisi kanıtlanmış değildir, başka kaynaklarla birlikte okunmalıdır.
- B) Öğrenci görüşü tümüyle değersizdir.
- C) Ödül yalnız yayın sayısına göre verilmelidir.
- D) Ödül her yıl en kıdemli hekime verilmelidir.
Cevap: A. Öğrenci görüşü bir veridir ama tek veri olarak zayıftır. Buchel'de asistanlar da eğiticiler de bilimsel üretkenliği öne koymadı, bu yüzden yayın sayısı da tek başına çözüm olmaz.
Anlamadığın bir yer mi var?
Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.